Eşim beni sürekli kontrol edip kumanda etmek istiyor

Selamlar, evliliğimin 5. ayındayım. Ailemden farklı şehirde, kayınvalideme ise 5 km’lik mesafedeyim. Eşim istemediğinden balayına gitmemeyi kabul ettim. Lakin ne kadar yanlış yaptığımı anlamam çok uzun sürmedi, gerdek gecemizin sabahı kayınvalidem arayıp bizi kahvaltıya çağırdı ve kâbus bu ilk günden başladı. Her gün çalan telefonla kayınvalidenin sofrasında kendimizi buluşumuz, evliliğimizin ilk 1,5 ayını ziyan etti. Ben hep yetersiz kaldım eşime de ailesine de, ne yaparsam yapayım hep eksikti, hep yarımdı ve her gün kayınvalideden dönüşümüz kavga ile son bulurdu. Eşim kendini ailesine rezil ettiğimi söyleyip durdu. Sebebi ise masayı silmeyi unutmak, çay doldurmamak, su verip bardağı beklememek vb. Eşimle aramıza duvarlar örülürken kayınvalide ile olan bağlarım ise her gün daha da kopuyordu. Bu evrede kayınvalide ile konuşup destek bekledim lakin beni hiç umursamadı ve bizi çağırmaya, duygu sömürüsü yapmaya ve beni üstü kapalı suçlamaya devam etti. Defalarca konuştum nafileydi. Eşimle de defalarca konuştum, yeni evlendiğimizi, bizim de bir aile olduğumuzu ve bu aileye alışıp uyum sağlamamız gerektiğini, ailesine ise daha az gitmemizin daha iyi olacağını söylediğimde eşim beni ailesini sevmemekle, istememekle, kendini ailesinden koparmaya çalışmakla suçladı. Eşimin sürekli beni değiştirmeye çalışması işte bir bu eksikti dedirtti. İstediklerine itirazlarım yükselmeye başlayınca eşim tüm dikkatini beni değiştirmeye verdi. Ona göre ben inat bir insanim ve inatlaşıyorum, o da inadımı kırmayı kendine vazife bildi, ikinci kâbus başladı. Gerekli gereksiz her şeye muhalefet olmaya başladı, saçma sapan şeylere inat etmeye başladı. Sarı süslemeleri olan bardağa siyah süsleme diye tutturdu, sarı diyorum siyah diyor, inadımı kırıyoruz. İnadı ne olursa olsun kıracak, beni özgür kılacakmış çünkü ben inadıma hapsolmuşum. O yanlış da yapsa doğru diyecekmişim, o hata da yapsa yüzüne vurmayacak hatasıyla kabul edecekmişim. İstemesem de itiraz etmeyecekmişim, o istiyorsa yapacakmışım çünkü o benim kocammış, evin erkeğiymiş. İnadımı kırıp gururumu aşkımın önünde tutmazsam sorun kalmayacakmış. İnat edip istediğinin tersini yapıyormuşum ve gurur yapıp ona haklısın diyemiyormuşum. Hastalandığımda “annem sana baksın” diyen adama ne diyeyim? Kadın yemeği tek başına yapsa suratını yerden kazıyarak topluyoruz ve onu yaparken ne kadar yorulduğundan bahsediyor yemek boyunca. Ben hastayım yataktan kalkamıyorum, bana bakacakmış kayınvalide, eşimin hezeyanı işte. Neyine haklı diyeyim? Kadın benden hizmet, iş bekliyor ben hastayım. Hasta olduğum için rahat edemem dedim. Bu defa da onlar senin annen baban ama sen öz ailene duyduğun saygıyı, sevgiyi benim aileme duymuyorsun öyle olsa rahatsız olmazdın deyiverdi. Ağrıdan yataktan kalkamaz haldeyim ama biz saçma sapan bir şekilde tartıştık sonra ona hak vermemi istiyor. Haklı olduğunu iddia ediyor. Canımla mı uğraşayım kendiyle mi? Kayınvalidem, her şeyin kontrolü kendi elinde olsun isteyen bir kadın, eşim de ona uyum sağlıyor. Evimizin kontrolü kayınvalidede. Evime bir şeyin gerekli olup olmadığına ve alınıp alınmamasına kayınvalide karar veriyor. Çünkü nereye gitsek kayınvalide ile birlikte gidiyoruz; davete, gezmeye, alışverişe, misafir geldiğinde bile illa bir arada olacağız. Evimin eksiklerini, ihtiyaçlarını alamıyorum çünkü süperman kayınvalidem bana verecek, verdiği de ya eskidir, yırtıktır, kırıktır. Kullanamazsın ya da yine beni oyalamıştır. Bu oyalamayı bazen tek başına bazen oğluyla birlikte yapıyor, en çok eşimle olan kısmı zoruma gidiyor. Eşime ihtiyaçlarımızı alalım dediğimde ise annem verecek der, itiraz etsen kavga çıkar çünkü eşime göre annesi bizi düşünüyor, paramızı düşünüyor ama ben fesadım, kalbim kötü, annesine de takıntılıyım ha para harcatmaya da meraklıyım, sürekli bir şeyler çıkarıyorum almak için. Ailesi arkamdan evde yemek yapmıyor, oğlanı aç bırakıyor, evini temizlemiyor,  paranın kıymetini bilmiyor, savurgan, evini çekip çeviremiyor, kocasını evine, kendine bağlayamıyor, beceriksiz vs. diyor... Eşime bunları söylediğimde bunu annem söylemediyse seni boşarım dedi. Annesi inkâr etti söylemedim diye. Kendinden ve ailesinden özür dilemem şartıyla boşanmaktan vazgeçeceğini söyledi lakin ben özür dilemeyeceğimi, haklı olduğumu, iftira edildiğini söyledim. Tabii boşanmadı. Ben beceriksizim bir işi yapamıyorum, hiçbir şeyin hakkından gelemiyorum bu nedenle kayınvalidem ve eşim beni adam edecek, bir kadın bir eş nasıl olur öğretecekler bana kendilerince. Eşim evde su bardağı tutuşuma, kapıyı kapatış şeklime, uyuduğum uyandığım saate, üzerime giydiğim ceketin kalınlık inceliğine bakıp münasip mi değil mi diye kontrol edip uyarırken; kayınvalide eve kim gelecek gidecek, kendine kaç gün gidilecek, eve ne alınacak, misafirime ne yemek pişirilecek hepsinden sorumlu. Bu olaydan sonra 1,5 ay kayınvalide ile görüşmedim o da elini çekti üzerimizden, eşimle baş başa kaldık sonunda ve eşim ciddi anlamda değişmeye başladı ama ailesiyle olan yakınlığı değişti, eve gelmeye başladı ve kibarlaştı. Önceden çok kabaydı, emir verir gibi konuşurdu simdi nazikçe rica ediyor. Lakin bana sözünü dinletme çabası, her şeye karışması, beni yönetmek istemesi olduğu gibi duruyor. 1,5 ay sonunda ben ve kayınvalide bir araya geldik ve yine koptuk. Ne güzel kayınvalide sorunum kalmamıştı, eşim evinde benle birlikteydi. Hatta artık baş başa gezebiliyorduk ne lüks müsamaha. Kayınvalidem iki ara bir derede bir haftalık planımı çıkardı. Falan gün falancaya gideceğiz, filan gün bilmem ne yapacağız vs vs. Nefret ediyorum kayınvalidemden de bu evlilikten de nefret ediyorum. Eşimi çok seviyordum ama artık bu sevgi bir işe yaramıyor ve eşimden soğuyorum artık. Cinsellikte istemiyorum, kendi ısrar edince de kusuyorum, midem kaldırmıyor, tiksiniyorum zoruna gidiyor. Ailem ise her şeyi biliyor, alışma süreci geçer, sabret diyorlar oradan da destek göremiyorum. Benim bir hayatım yok, beğenim, zevkim, keyfim, isteğim, ben yokum. Zorla konulduğum, ait olmadığım kalıbın içinde nefes alamıyorum. Çok yalnızım. Mide hastası oldum ilaç kullanıyorum. Sürekli dalgınım, unutkanım, mutsuzum. Eşim ise sadece kendini görüyor, beni önemsemiyorsun değer vermiyorsun, adam yerine koca yerine koymuyorsun deyip duruyor. Sebebi ise ne dese unutuyormuşum, değer versem unutmazmışım. Ben bazen televizyonun adının televizyon olduğunu da unutuyorum artık. Sürekli diken üstünde, şunu yapayım kızmasın, bunu böyle yapayım kavga çıkmasın, aman uyumayayım, aman uyuyayım, yemeğin tuzu iyi mi yine sinirlenmesin vs vs.  Beni şu saatte uyandır diyor, çağırıyorum uyanmıyor, ısrar edince sinirlenip bağırıyor, uyanınca da beni niye uyandırmadın, uyandır demedim mi diye kavga çıkarıyor. Anahtar alacağım unutturma diyor. Hatırlatıyorum, bu defa da biliyorum buraya niye geldim sanıyorsun, tekrar etme bir şeyi sinirleniyorum, tamam dedim yeter vb. sözlerle tersliyor. Bir defa söyleyip bıraksam unutuyor ve unuttuğumu biliyorsun sana hatırlat diye boşuna mi dedim niye hatırlatmıyorsun diyor, söyledim diyorum, unutmuşum yine söyleseydin diline mi yapışırdı diyor. Ne yapacağımı şaşırdım ve eşimin psikolojik hasta olduğunu düşünmeye başladım. Beni sürekli kontrol edip kumanda etmek istiyor ve ben rahatsız oluyorum, o memnun oluyor. Saçma sapan esprileri var neyden korkuyorsam onunla korkutuyor. Ben korkudan titrerken o eğlenip gülüyor. Bunlar bana normal gelmiyor ve ben de delirmeye başlıyorum psikolojim bu baskıyı kaldırmıyor. Çift terapistine gidelim dedim kabul etmiyor. Terapistin bana diyeceklerini kendi bana söylüyormuş zaten onu dinlemeyip elin adamının lafıyla kocamı mutlu edeceksem bir gereği yokmuş. Bu mantığı yorumlamaya aklım yetmiyor. Ne dese tamam diyorum artık. İtiraz etsem de boş kavga çıkıyor illa hep o haklı olacak başka türlü susmuyor. Bu defa da bana saygın yok dinlemiyorsun sırf kavga çıkmasın diye tamam diyorsun ne istediğimi bile bilmiyorsun diyor. Doğru... Ben boğuluyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum... Biliyorum çok uzun oldu ama daha kısa nasıl yazışır bilemedim, yalnızlıktan, konuşamamaktan delirmek üzereyim. Eşimin gece çalışmasını fırsat bilip yazdım. Yorumlarınıza ihtiyacım var.

 

Yeşim Tijen’in cevabı:

Demek Süpermen bir kayınvalideniz var. Güldürdünüz beni. O zaman siz de Süper Girl bir gelin olmalıydınız yavrum. Bütün bu yaşadıklarınızın sizin kendinizi yeterince geliştirmemenizden kaynaklı olduğunu söylersem üzülür müsünüz? Yazdıklarınızdan bu okunuyor. İşin içine düşüncesizlikler, sorumsuzca konuşmalar girince sonuç mutsuz bir kadın olmaya kadar varabiliyor. Sizde o noktadasınız. Mutsuz bir kadının geldiği noktada... Eşiniz ve annesi çok düşüncesizce davranmışlar. Kadın hiç mi genç olmamış? Evlendiğinizin sabahında sizi kahvaltıya çağırması trajikomik bir durum. Kimse evlendiği günün sabahında kayınvalidesiyle birlikte olmak istemez, haklısınız. Bu özel zamana kayınvalidenizin kendisini katması ne kadar bencil ve düşüncesiz olduğunu gösteriyor ama eşiniz bu duruma “Anne biz gelmeyeceğiz. Birkaç gün baş başa kalmak istiyoruz” diyerek nokta koyabilirdi. Bu tarz konularda eşiniz sınır koymalı ama eşiniz olumlu karşılamış, tıpış tıpış giderek her gününüzü beraber geçirmişsiniz. Olacak iş değil! Madden eşiniz annesine bağımlı mı? Bu kadar anneyi hayatının merkezine koyması akla bunu getiriyor. Evet zor bir kayınvalide ve oğul var burada ama sizde fırsat vermişsiniz. Anneniz veya yakınlarınız sizi bu evlilik için hazırlayabilirlerdi. Gelin olacak bir genç kızın “ben buyum, bu kadarım” deme şansı yok yavrum. İnsan kendini hep geliştirmek, eğitmek zorundadır. Bu kadar eleştiri karşısında yıkılmak, hasta olmak yerine yapacağınız tek bir şey vardı; o da eleştirildiğiniz konularda daha iyiyi yapmaya çalışmak. Evinizin hakimiyetini sağlayabilecek güçte olmalıydınız. Her gün kayınvalidenize gidip yemek yemek yerine, sabah erkenden yemeğinizi, tatlılarınızı yapıp kayınvalidenize teşekkür ederek evde yemek olduğunu söylemeliydiniz. Birkaç kere reddedilince o da bu kadar sık sizi davet edemezdi. Evliliğe hazırlanan bir genç kızın annesi kızının eksikliklerini bilir, onu eğitirdi. İnternet denen her şeyi bilen bir sihirbaz var. Oradan da gelişim sağlayabilirdiniz. Yemek mi yapamıyorsunuz? Deneye deneye en iyiye ulaşırdınız. Masa nasıl kurulur ona varana kadar her konuda bilgi sahibi olabilirdiniz. Diğer yandan bazı şeyler var ki bunları bilmemeniz birine su verdiğinizde bardağı almadan çekip gitmeniz vs. bunlar aileden öğrenilen şeyler, bunları başka yerden öğrenemezsiniz. Siz bu yapamadıklarınızla eşinizin ve ailesinin gözüne yetersiz bir gelin imajı çizmişsiniz. Kayınvalidenizin eline koz vermişsiniz. O zaman ne yapacaksınız? Yıkılmak yerine ayağa kalkıp kolları sıvayacaksınız. Biraz hırslanın! Ben yazılarımda ne diyorum; savaşçı olacaksınız, mücadele edeceksiniz. Düşseniz de üzerinizi silkeleyip ayağa kalkacaksınız. Yeterince beni okumamışsınız demek ki...

 

Kadın sadece güzelliğiyle var olmaz. Olmamalı da. Kadın her bakımdan kadın olmalı yavrum. Aklıyla, becerisiyle, hayal gücüyle, umuduyla, azmiyle sizde bu bahsettiklerim mutlaka vardır.  Sadece devreye sokmamışsınız. İyi bir eş olmak biraz yüreğinizde bu arzunun olmasıyla alakalı. Bir de insanın yüreğini pır pır ettiren biri varsa o yürek onun için hep bir şeyler yapmak isteyecektir. Ona ne yemek yapayım? Masamızı nasıl hazırlayayım? Bu akşam ona nasıl daha güzel gözükebilirim? Bunlar hep karşınızdaki kişiyi düşündükçe yapmak isteyeceğiniz şeyler olur. Eşiniz düşüncesizce davranışları ve konuşmalarıyla yüreğinizi ateşleyememiş, sanıyorum olanı da söndürmüş. Kadını ateşleyen erkek, erkeği ateşleyenin de kadın olduğunu düşünürsek siz sönmek üzere olan bir köz parçası haline gelmişsiniz. Kendinize olan güveninizi eleştirisel tutumlarıyla hem annesi hem oğlu kaybettirmişler. Eşiniz sevgisiyle, sözleriyle yapıcı olabilirdi. Yermeyi tercih etmiş, tarzı bu, öyle gözüküyor. O zaman evlenmeyip annesiyle yaşamaya devam edecekti. Kendi evinden çok annesinin yanında olacaksa niye evlendi? Size sahip çıkmayan davranışlar içinde olması çok yanlış. Bir diğer yanlışı üzerinizde baskı kurup sizi korkutması. Sonra ona nasıl yaklaşabilirsiniz? Kadın erkekten korkmayacak. Bu onu saymayacak demek değil. Saygı apayrı bir şey onun karakteriyle, yaptıklarıyla sizde oluşan bir duygu ama korkmak, bu kötü bir duygu. Git gide insanı içine hapseder, yapmak istediklerinizi bile yapamazsınız. Bir kadını korkutmak demek onu kadınlığından da uzaklaştırmak demektir. Bunları düşünebilmek için ince düşünen hassas bir yürek lazım. Eşinizde bu yürek maalesef yok ve ne yazık ki annesinden çok etkileniyor. Evliliğinizin bu hale gelmesi sizin yapamadıklarınızla onlara fırsat vermeniz kadar, eşinizin bu konuşmaları onlarla yapmasından kaynaklı. Annesine sınır koymamış. Annesi de meydanı rahat bulduğundan hem laflarını hem oğlunu koşturmuş durmuş. Halbuki eksiklikler sevgiyle tolerans gösterilerek, öğretilerek tamamlanabilir. Yeni gelinin uyum sağlaması için zaman tanınmalı. Uyum zamanla sağlanır, birbirini tanıdıkça, aklen, ruhen kabul ettikçe sevgi bağı kurulur, birdenbire kabul olmaz. Onlar bunu yapmamış, sizi küçük düşürmeye çalışmışlar. Size tavsiyem artık kendinizi içinizden çıkartın. Kendinize güvenin. Kendinize, evinize, eşinize özen göstermeye çalışın. Evinizi yuva haline getirin. Aklınızı yapıcı olmak için kullanın. Eşinize sizin gerçekte nasıl olduğunuzu göstererek susturun. Sözlü olarak sürekli ona cevap vermek yerine davranışlarınızla yaptığınız güzelliklerle cevap verin. Siz güçlendikçe kayınvalideniz geri çekilmek zorunda kalacak, konuşacak malzemesi kalmayacak, bundan emin olabilirsiniz. İşte o zaman size konuşacak laf düşecektir, sözünüz değerli olacaktır ve zamanla birçok konuda yol aldığınızı göreceksiniz.

 

Bir diğer konu evlendiğinizin ilk haftasında hafta yedi günken sizin dokuz kere kayınvalidenize gitmeniz. Buna da çok güldüm. Satır aralarında yazınız eğlenceli hale gelmiş belki de aslında çok eğlenceli birisiniz. Haklı olduğunuz çok nokta var ama kayınvalideye ağıza gelen her şeyi söylemek doğru bir hareket mi yavrum? Bu olmamış. Sınır koyabilirdiniz. Bu sınırı çizecek olan sizsiniz, “hayır”larınızla, “olmaz”larınızla, “istemem”lerinizle tabii yine kavgasız gürültüsüz. Yüz yüze bakacaksınız. Size önceki satırlarda sönmek üzere olan köz gibisiniz dedim ama evliliklerde hemen sönülmez, sönülmemeli yavrum, çok erken pes etmek olur bu. Bir eşin hep kötü taraflarına odaklanırsanız ondan uzaklaşırsınız. O yüzden biraz güzel yanlarına odaklanmaya çalışarak içinizdeki közü alevlendirin, her şey düşüncelerle değişir. Nasıl düşünürseniz öyle görürsünüz. Evliliğiniz için elinizden ne geliyorsa yapmak zorundasınız, daha 5 aylık evlisiniz. Yaşadıklarınızı fazla kafaya takmış olduğunuzdan mide rahatsızlığınız sinirsel de olabilir. Her şeyi ailenizin dediği gibi duymayın, görmeyin, her söylenene cevap vermeyin. Başka türlü çok yıpranırsınız. Kendinizi hayatınıza, eşinize motive ederek ruhunuzu güçlendirin yavrum. Kayınvalidenizle becerilerinizle, aklınızla saygısızlaşmadan da savaşıp onu alt edebilirsiniz. Bunu düşünün. O akıl niye var? Oğlunun eşi olarak ondan daima öndesiniz. Yeter ki isteyin. Yeter ki kendinizi yenileyin, geliştirin. Kimseye kendinizi ezdirecek bir durumda kalmayın. Bana boğuluyorum diye yazmışsınız, sizce ben buna duyarsız kalabilir ve sizi o hailinizle bırakır mıyım? Hadi şimdi ayağa kalkıp bir silkelenin. Güçlü bir kadın olma zamanı geldi yavrum. Sizi beğenmeyen, evine bakamıyor, yemek yapamıyor diyerek arkanızdan konuşan kayınvalidenize nasıl mükemmel bir kadın olduğunuzu gösterin artık. Göreyim sizi.

Facebook Yorumları
Yorumlar
13
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    20 Ocak 2020 Pazartesi 09:21

    Mümkünse lütfen boşanın ve bu hayatı size zehir etmelerine daha fazla izin vermeyin. Eşinizin çok ciddi psikolojik sorunları var ve anlattıklarınıza bakılırsa bu onun yetiştiriliş tarzıyla alakalı. Kendinize yazık etmeyin.

    Cevapla
  •  
    21 Aralık 2019 Cumartesi 11:46

    Muhteşem bir cevap. Sizi cok takdir ediyorum Yeşim hanım. Ve her yazılarınıza aynen katılıyorum.

    Cevapla
  •  
    21 Aralık 2019 Cumartesi 10:36

    Malesef türkiyemizin gercegi bu bunu kadın tekbaşına başaramaz Esas olan Aile reisi araya mesafe koymalı Anladıgım kadarıyla kayın valide oglunu paylaşmak istemiyor Altında yatan gercek bu malesef

    Cevapla
  •  
    20 Aralık 2019 Cuma 16:16

    Muhtemelen bunlar beğenmediğiniz temiz kalpli erkelerin ahının karşılığıdır. seçimlerinizin sonucu bunlar. Hak ettiğinizi yaşıyorsunuz.

    Cevapla
  •  
    18 Aralık 2019 Çarşamba 14:00

    Allah aşkına boşan. Hamile kalmadan boşan. Kadın vakfına git, gönüllü feminist avukatlara git, silkinip güçlü olmak neymiş göstersinler.

    Cevapla
  •  
    17 Aralık 2019 Salı 22:15

    Üzgünüm ama hiç bir şey değişmez neden tıpatıp abartmıyorum seninki kahvaltıya çağırmış bizimki sabah gizlice girip üstünü örtüyor ben sonra anladımki bagımlıymış tedavi gördü anasına kardeşine yalvardım onlar kendinin istemesi lazım deyip birde para verdiler alsın diye boşandım Allah kurtardı

    Cevapla
  •  
    15 Aralık 2019 Pazar 01:26

    Senin yaşadıklarının aynısını yaşadım 4 senemi zehir etti gorumcem bide aynı apt. oturduk başka yere taşındım onlarlada küstüm pisliklerden öyle kurtuldum 3sene oldu halada gorausmuyorum.boyle insanlara ne yaparsan yap neyi ne kadar iyi bilirsen bil önemi yok böyle insanlar sadece mutsuzluktan besle

    Cevapla
  •  
    13 Aralık 2019 Cuma 14:59

    Kadın kaynanam 1 haftalık plan yapıyor oğlu da tam anneci yazmış sen de kalk silkelen diyosun o adamın psikolojik tedavi görmesi lazım başka yolu yok

    Cevapla
  •  
    11 Aralık 2019 Çarşamba 12:49

    Emin ol aynısını bende yaşadım ve benim şuan 3 yaşında kızım var 5 yilimizda bosandik neden ben karılık yapamadığım için eşim evli 2 çocuklu kadınla birlikte hayat yaşıyor hemde benim yatağımda benim evimde beni çocuğumla kapıya attılar kayinvalide parmağını kırdı beni suçladı şimdi yuva yok old

    Cevapla
  •  
    11 Aralık 2019 Çarşamba 10:47

    ANNESİYLE BAĞIMLI İLİŞKİ KURMUŞ BİREY OLAMAMIŞ ERKEKLERLE EVLENMEYİN EVLENİNCE HER İKİ TARAF DA AİLELERE SAYGI GÖSTERMELİ AMA KİMSE KAYINVALİDESİNE KÖLE OLMAK ZORUNDA DEĞİL EŞİM BENİ BU ŞEKİLDE AŞAĞILASA BU KADAR KATLANMAM BEKARA BOŞANMAK KOLAY AMA ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSENİZ KARDIR ÇOCUK DA YOKKEN BOŞANMAK EN MANTIKLISI GİBİ GÖZÜKÜYOR

    Cevapla

  • Boş kavanozdan nasıl çerçeve yapılır?
    Boş kavanozdan nasıl çerçeve yapılır?

    Süresi : 00:54 İzlenme : 2473

  • Bebek banyosu nasıl yaptırılır?
    Bebek banyosu nasıl yaptırılır?

    Süresi : 05:37 İzlenme : 3562

  • Corona virüsü nasıl bulaşır?
    Corona virüsü nasıl bulaşır?

    Süresi : 02:08 İzlenme : 249

  • Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?
    Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:26 İzlenme : 7103

  • Doğal deodorant nasıl yapılır?
    Doğal deodorant nasıl yapılır?

    Süresi : 01:19 İzlenme : 1392

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön