Askerdeyken beni arar mı?

Yeşim Hanım merhaba, bir sıkıntım var ve sizden akıl almam gerek. Ben bir AVM’de çalışırken karşı mağazamdan bir çocuğu çok beğendim, 3 ay boyunca bakıştık. Daha sonra para bozdurma bahanesiyle artık konuşuyorduk. Bir gün molaya çıktığımızda 4 senelik sevgilisi olduğunu ama şu an ayrı olduklarını söyledi. Çok üzüldüm, ben de arkadaş olmak istedim. Arkadaşça devam edecekken bir baktık ki her günümüz beraber geçiyor. Erken çıkışlarımızda bile beraberiz. Sadece pazartesi günleri gidip sevgilisiyle buluşuyordu bu da benim canımı sıkıyordu. Sevgilisi onun erken çıkışlarında bile arayıp sormuyordu “Ne yaptın, nerdesin?” diye. Bir gün canıma tak etti ve pazartesi günü kızın yanında olduğunu bildiğim bir zamanda “Ne yapıyorsun hayatım?” diye mesaj attım. Tabii olaylar karıştı. Bu bana karşı soğuk davranmaya başladı, konuşmak istemediğini söyledi. Kız bundan ayrıldı. Ben tabii ki de vazgeçmedim. Gittim yanına, böyle olacağını biliyorduk vs. dedim, konuştuğumda her defasında beni geri çevirdi. Ama ben konuşmaktan vazgeçmedim. Bir gün yine konuşurken ondan ayrılan kız için “Kendimi affettireceğim, sen de git mutlu ol” dedi. Bu sözleri bana çok dokundu. Tamam dedim ve gittim ama bunları söylerken bile sanki söylemek istemiyormuş gibiydi fakat beni çok kırdı. Ben o saatten sonra kendime baktım, süslendim, püslendim. AVM’den farklı bir çocuk da benimle konuşmak istedi. Ben içimde kötü niyet olmadan çocukla arkadaşça konuştum. Benim başka birisiyle konuştuğumu görünce tavırları değişti. İki hafta geçti üstünden, ağlayarak yanıma geldi. Bensiz yapamadığını, mutlu olamadığını söyledi, af diledi ben de reddettim. Ben böyle söyleyince benimle konuşmak isteyen çocuğun yanına gitti tartışmak için, benden uzak durmasını falan söyledi. Beni çocuğun yanında gördüğünde gelip “Ne işin var burada” falan deyip alıp götürüyordu. Yine böyle bir olay yaptığında mağazasına gittim, eski sevgilisi ordaydı ona hesap soruyordu. Ben de inat olsun diye bana bütün yaptıklarını söyledim. Kız tabii şok oldu ama kızla hiçbir şekilde muhatap olmadım. Bu da kızın suratına baka baka “Evet yaptım. Yine olsa yine yaparım!” dedi. Kız çekti gitti. Bir iki hafta çok yalvardı, her gece kapıma geldi. En sonunda ben de dayanamayıp kabul ettim. Her şey çok güzeldi, bana hediyeler alıyordu, gidip geziyorduk bu sefer sevgiliydik. Tabii bu anlattığım olaylar bir seneye yaklaşmıştı. Bir senenin sonunda mutlu mesut bir ilişkimiz vardı. Bana yüzük aldı, değerli bir yüzüktü. Annesiyle tanıştırdı, bütün akrabaları, arkadaşlarını tanıştırdı benimle. Beraber gidip tatil yapıyorduk. Ben ailemle tatile gittiğimde dayanamayıp o da geliyordu bir, iki günlüğüne. O da çok fedakârlık yaptı, bende. Bu sefer ilk defa benim de ailem bir sevgilimi biliyorlardı. Bir gün yanıma geldiğinde “Ben askere gideceğim, ilerde önümüzde engel olmasın” dedi. Ben daha erken falan dedim ama dinlemedi hatta söz yapıp gitmek istedi fakat daha küçüğüz dedim. O da anlayışla karşıladı. Herkese beni çok sevdiğini, benim için her şeyi yapabileceğini, benim için askere gideceğini söylüyordu. Ben üniversite kazandım, bu durumda işten çıkmak zorundaydım. Okul için bana hep destek verdi. Beraber tercih falan yaptık. Tabii işte de bu yönden sıkıntılar yaşadık bana laf söylediler. Sevgilimde dayanamayıp benim çıkmama yakın mağazama gidip onlara laf saydı. Ben artık evde olduğum için canım çok sıkılıyordu onunla devamlı konuşmak istiyordum. Hep arıyordum, yoğun oldukları için açamıyordu. Ben kendi kendime sıkıntı yapıyordum, bununla ilgili tartışmalar yaşıyorduk. Her gece uyuyakalması benim cinnet geçirmeme bile sebep oluyordu. Empati kuruyordum, ona hak veriyordum ama yine aynısını yapıyordum. Artık bana soğuk davranıyordu. Herhangi bir aşkım, sevgilim gibi sıfatlar kullanmıyordu. Daha da geç yazıyordu. Ben her seferinde bir sorun mu var diyordum o da benlik bir durum olmadığını söylüyordu. Bu arada annesi babası ayrı, annesi iki işte çalışıyor. Birisinden çıkartmışlar. Babasını ev sahibi evden çıkartmış. Ablası yurtdışına okumaya gitti, kardeşi liseye yeni başladı. Kendi arabası da motoru da bozuldu. Baya maddi manevi bir çöküşteydi. Bir de bu sıkıntılara ben de eklenince şu an bile düşündüğümde kendimden nefret ediyorum. Bir gün bana “Düşünüyorum; ister istemez benden ilgi bekliyorsun. Arayıp yazmadığımda tartışıyorsun. Ben askere gidince 6 ay ne yapacaksın?” dedi. Ben de “Beni bırakacak mısın?” dedim. “Bırakmak istemem” dedi bana. Çok üzüldüm ama sanki mecburen yapacakmış gibi hissettim. Üstünü kapattım olayın artık normal davranmaya başladım, çabaladım onun için. Erken çıkış olduğu bir gün buluşacağız sanırken karşıya gideceğini söyledi. Ben de zaten az bir zamanımızın olduğunu söyledim, bir ay sonra görüşürüz o zaman dedim sitemli bir şekilde. O da görüşürüz dedi. Bir gün yazmadı, ben de yazmadım, sakin kalsın sıkmayayım dedim. Akşam oldu hala ses seda yok. Aradım, açmadı. Baya aradım, mesaj attım, bir saate arayacağını söyledi. Aradı, yapamadığını, benimle olmadığını söyledi. Ben de “Başkasıyla olur yani” dedim. Yine aynısını yaptığım konuda uyardı beni. Ben ağlıyorum, o ağlıyor. Bana “Ağlama ama anlamıyorum seni. Sakin ol. Derin nefes al” falan diyor. Ben de artık “Beni bırakma ne olur! Dayanamam buna” dedim. Artık benden nefret edeceksin ama nefret de bir duygu falan dedi. Kendine iyi bak diyor ama o da hıçkırarak ağlıyor. Elinde fotoğraflarımızın olduğunu söylüyor. Kapatmak istediğini, konuştukça daha kötü olduğumuzu söyledi. Vedalaştık ve kapattı. Ben ona hep askerde seni bekleyeceğim aklında bir şüphe olmasın derdim ki benden ayrılsa bile yine bekleyeceğim, ben çok seviyorum onu. İki gündür ayrıyız. Herkes şok oldu. Sosyal hesap fazla kullanmadığı için profil fotoğrafları benimleydi, onları kaldırdı. 1 kasımda askere gidecek. Herkes yazar diyor çünkü aramızdaki bağ çok farklıydı. Şimdi tek bildiğim beklemek. İster yazsın ister yazmasın, 6 ay sonra geldiğinde karşısına çıkıp ben seni bekledim demek istiyorum. Veya askere giderken yanına gitmek istiyorum. Askerdeyken beni düşünür mü ya da yazar mı sizce? Ben ne yapmalıyım düzelmesi için? Lütfen bana yardımcı olun. Sizin fikirleriniz benim için çok kıymetli. Biraz fazla konuştum, kusura bakmayın ama tüm detayları vermek istedim ki vermediklerim de var. Mesela o benim ilk defa bir şeyler yaşadığım adam. O da bunu biliyor. Buna dair bana çok söz verdi ama şimdi tutmadan gidiyor. Bu da benim canımı çok yakıyor. Şimdiden teşekkür ederim, iyi günler.

 

Yeşim Tijen’in cevabı:

Balkonuma bayrağımı astım sevgili okurlar. Dün bizim en değerli milli bayramımızdı. Cumhuriyet bayramımız. Akşamüstü annemi ziyaretten dönüyorum. Baktım bütün apartmanların balkonlarında bayrağımız asılmış. Sonra kendi evimin önüne geldiğimde balkonuma baktım; bayrağımız çiçeklerimin yanında nasıl da güzel duruyor... İnsan mutlu oluyor, gururlanıyor ve her zaman olduğu gibi bugünde tekrar tekrar Atatürk’ümüze minnet duyuyor. O büyük adama her gün bir kat daha hayran oluyor. Biliyorum sizlerde benim gibi bu bayramın içten içe mutluluğunu yaşıyorsunuz. Bu ülke nelerden geçti ve hala neler yaşamakta diye içerlenerek cumhuriyete daha çok sarılıyorsunuz değil mi? Cumhuriyet içimizde kök saldı da ondan.

 

Sevgili kızım her ayrılık gerçekten ayrılık değildir. Hemen ayrıldık diye niye dünyanızı karartıyorsunuz? Yazdıklarınızı okudum da insan kaybetme korkusu içinde olunca sevgisini fazlaca abartıyor değil mi? Hele o genci sevgilisinden ayırıp kendinize sevgili yapmışsanız (Bu yanlış bir hareket olmuş bunu belirtmeliyim). Birinin de onu sizden alma ihtimali sizi için için korkutuyordur. Hele onunla bir de daha önce başka kimseyle yaşamadığınız özel şeyler yaşamışsanız daha çok korkarsınız. Aklınızda bu korkuyla hareket edersiniz. Sevmek, hep birlikte olmak istemek güzel tabii ama sarmaşık gibi sarmamak gerekirdi yavrum. İnsana nefes alacak alan bırakmalı. Siz de bir zaman çalışmışsınız. İş hayatının nasıl olduğunu, çalışırken insanın her dakika telefon ile meşgul olamayacağını bile bile bu kadar sevgiliye sarmaşık olmak niye? Kaybetme korkusu tabii. Korkunun ecele faydası var mı? Aynı hesap. Korkmak hiçbir şeyi düzeltmez, aksine karıştırabilir. Bildikleriniz sadece bunlar değil, aile problemlerinden de haberdarsınız. O zaman bu çocuğa destek olmak yerine neden başına dert oldunuz? Böyle sevilmez, böyle elde tutulmaz sevgili yavrum. Bu sevmek değil. Birine karşı derin duygular besliyorsanız bencil olmazsınız. Özverili, fedakâr ve anlayışlı olursunuz. Gerektiğinde tabii ki tepkilerinizi koyarsınız ama gereksiz yere ilişkiyi zora sokmaya çalışmazsınız. Şu da var; bu genç sizinle sözlenmek de istemiş. Siz istememişsiniz. Bunu da unutmayalım. Üstelik bu genç askere gidecek. Askerliğin psikolojisinden haberdar değilsiniz sanıyorum. Askerliğin insana daha gitmeden getirmiş olduğu bir psikoloji vardır. Evet, askere gidecek olmak daha gitmeden insanı bir takım korkuların, endişelerin içine sokar, ruh hali değişir. Hele bir de askere gidince daha da farklı bir ruh halinde olur. Gurbette olmak gibi askere gitmek; yalnız ve kimsesiz. Ailenizden, sevdiklerinizden uzakta, bambaşka insanlarla bir koğuşta; talimler, nöbetler, özlem... Gerisini siz tahayyül edin. O yüzden sizin baskılarınız, kendi ailevi ve maddi sorunları üzerine askerliğe gidecek olmanın psikolojisi, sizin baskınız ben bile şu an fena oldum bu baskıları yazarken çocuk ne yapsın? Biraz anlayış. Anlayışlı olmak insana her zaman lazım. Sizin bu hiç beklemediğiniz ayrılığın ardından onu beklemek istemeniz güzel bir hareket. Tabii ki beklemelisiniz. Ayrıldık denince hemen o birliktelik bitmez. Biraz sevgilinize zaman tanımalı, beklemelisiniz. Eğer özel bir birliktelik yaşanmışsa bu beraberliğe o birlikte geçen günlerin hatırına bekleyerek hakkı verilmeli. Eminim o sizi arayacaktır. Ona biraz zaman tanıyın. Bir askere gitsin; kendisiyle, hayatıyla geriye dönüp hesaplaşsın. Sizi hiç bırakmaması gerektiğini, aranızda geçenlerden dolayı beraberliğinizin bitmemesi gerektiğini düşünecektir. Zaten bu genç ayrılmak isterken bile telefonlarda ağlayan bir genç, askerde aklı başına gelecektir. Umarım sizin de aklınız başınıza gelmiştir. Sarmaşık olmak yerine kök salmayı tercih edersiniz. Bu beraberliğin hakkını onun bekleyerek verin derim yavrum.

 

Sevgiler sevgili okurlarım...

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    31 Ekim 2019 Perşembe 00:00

    Araya soğukluk girdi mi bitiyor maalesef kimse o ilişkiden hayır beklemesin

    Cevapla

  • Doğumda hormonlar nasıl çalışır?
    Doğumda hormonlar nasıl çalışır?

    Süresi : 04:26 İzlenme : 4785

  • Tuhaf Google aramaları
    Tuhaf Google aramaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2084

  • Karın, bacak, kalça sıkılaştırıcı egzersiz
    Karın, bacak, kalça sıkılaştırıcı egzersiz

    Süresi : 03:29 İzlenme : 17350

  • Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler
    Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler

    Süresi : 01:41 İzlenme : 5785

  • Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı
    Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı

    Süresi : 05:02 İzlenme : 3980

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön