Yas diktatörlüğü

Yasın diktatörlüğü olur mu? Olur elbet. Anlatayım.


Toplumda yas tutmanın yazılı olmayan bir hiyerarşisi var. Bu hiyerarşiye göre en çok ve en az yas tutmayı hak eden deneyimlerin bir listesini yapmak mümkün. Eğer yasınız bir sevdiğinizin ölümünden kaynaklanıyorsa genellikle kendinize listenin üst sıralarından bir yer bulabileceğinizi, yani yasınızın toplum tarafından desteklenir bir yas olacağını düşünüyor olabilirsiniz ama bunun bile alt koşulları var. Ölen sevdiğiniz insan mı yoksa hayvan mı, hala karnınızda mı yoksa kucağınızda mı, yaşlı mı genç mi veya ‘’kötü’’ alışkanlıkları var mıydı ya da yok muydu gibi?


Bir kadın tanıyorum, hamileliğinin yedinci haftasında düşük yapmıştı. Bir aile tanıyorum köpekleri ölmüştü. Bir adam tanıyorum abisi fazla doz uyuşturucu kullanımından ölmüştü. Bir anne/baba tanıyorum kızları intihar etmişti.


Bunların hepsinde yasın sebebi ölüm. Ama yas sahipleri ne yazık ki etraflarından ihtiyaçları olan desteği (büyük olasılıkla) göremiyorlar, yaslarını paylaşamıyorlar, anlaşıldıklarını hissedemiyorlar.


Konun bir de ölümle ilgili olmayan yaslar kısmı var ki, buradaki yaslar listeye çoğunlukla dahil bile edilmiyorlar. Mesela iş kaybı, ilişki kaybı, göç & taşınma veya zor bir doğum deneyimi önemsiz ve yas tutmak için yetersiz olarak kabul edilebiliyor.


Çünkü o baskı düzenine dönüşen hiyerarşi fark ettirmeden yasları sınıflıyor. Kimin ne kadar yas tutabileceği ve destek alabileceği konusunda hayatlarımızı düzenliyor. Yas süreci zaten kendi başına kompleks bir yapıya sahipken mahrum bırakılan/bıraktırılan yas travmatize bir hale gelebiliyor. Bir de bunun üstüne toplumun yazılı olmayan kurallarına göre yaşamadığımızı hissetmek utanç, suçluluk ve yalnızlığa itebiliyor.


Eğer yasınızdan mahrum bırakıldığınızı düşünüyorsanız, lütfen önce kendi yasınızı kendiniz onaylayın. Hislerinize bakın. Yargılamadan onlarla birlikte olun. Yavaşlayın. Kendinize zaman verin.


Kederinizi basit ritüellerle veya pratiklerle görünür kılın. Sizin için anlamı olan küçük bir tören yapmak, hissettiklerinizi yazmak veya çizmek onları görünür kılmanıza yardımcı olabilir.


Sizinle aynı durumda olan insanları bulmaya çalışın. Konuşun. Kendi destek gruplarınızı yaratın.


Kim ne derse desin kendinize hatırlatın, yasınız gerçek. Ve mahrum bırakıldığınız yaslarınıza sahip çıkmak hakikaten devrimci bir eylem, unutmayın.



Yazının İngilizce versiyonu: Grief Dictatorship

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.