"Kadın erkeğin arkasında vitrin olmamalı!"

Geçen yaz boşanma haberiyle herkesi şaşırttı Ebru Şallı... Boşanmanın ardından tek söylediği “Hâlâ dostuz” oldu. adL+Cengiz Abazoğlu defilesiyle yeniden podyuma çıkmaya hazırlanırken, Şallı’yla Abazoğlu’nun atölyesinde buluştuk.

"Kadın erkeğin arkasında vitrin olmamalı!"

Türkiye’nin en ünlü mankenlerinden biriydi, televizyon programları yapıyordu. Büyük aşkı Harun Tan ile evlendi. Mesleğini bırakmadı ama kendine yeni bir meslek çoktan seçmişti. Sağlıklı yaşam gurusu olmaya karar verdi. Plates eğitimi aldı, diplomalarını duvarına astı. Televizyon programı yaptı, yetmedi DVD çıkardı, yemek kitapları yazdı, hatta bir toka markası bile var. Bir gün ansızın boşandıklarını okuduk gazetelerde. Zengin bir işadamı olsa da sessiz sedasız ayrıldığı eşinden maddi bir talebi de olmadı. Şallı ayrılığın ardından ilk kez konuştu. Niye ayrıldıklarını, çalışmanın kendisine ve evliliğine kattıklarını, Türkiye’de hangi konularda ezber bozduğunu anlattı. Ebru Şallı, 2 çocuk sahibi 35 yaşında bir kadın olarak yeniden podyumda yürüyeceği için heyecanlıydı. Ama podyuma çıkarken yanında yakın dostu Cengiz Abazoğlu olacağı için bir o kadar da keyifli ve rahattı...

 

3 yıl aradan sonra yine bir Cengiz Abazoğlu defilesinde izleyeceğiz sizi. Niye hep o?

Cengiz çok başarılı ve dünyada Türkiye’nin gururu... Onun kıyafetlerini taşırken kendimi iyi, güçlü hissediyorum. Saç ve makyaj yapmasam bile güzel bir enerji veriyor tasarımları. Defilelere eskisi kadar çıkmıyorum, farklı bir yol çizdim ama model olduğunu 35 yaşına da gelsen unutmaman gerek. Zaten dünyada modellik ileri yaşlara kadar yapılıyor. Kendine bakarsan, sporunu yaparsan güzel olmaya devam edebilirsin.

 

Yaş 35, 9 ve 3 yaşındaki iki çocuk ve hâlâ podyum. Kolay değil!

Beren 10 yaşına geliyor, Pars 3 yaşında oldu. Zaman çok çabuk geçiyor. Bugün onu düşünüyordum; biri 4. sınıfa gidiyor, diğeri yarımgün de olsa yuvaya başladı. Çocukların enerjisi çok güzel, genç ve diri tutuyorlar. Çok yoruyorlar bunu kabul ediyorum, tırmalıyorlar anneyi ama çocuk doğurmak hücreleri yeniliyor. Sonra o hücreleri lime lime ediyorlar ama...

 

Pek de yıpranmış durmuyorsunuz.

Güzel, keyifli gidiyor. Ben onlarla o yaşa iniyorum. Zaman zaman çok mu deli dolu bir anneyim diye düşünüyorum, atlıyorum zıplıyorum onların arabalarına biniyorum. Enerjim yüksek, biraz hiperaktif bir tip olduğumdan herhalde.

 

7. DVD yolda!

 

Program, DVD, kitap...

Plates DVD’leri ve program çok güzel oturdu, devamı gelecek. Gerçekten keyif alarak yapıyorum. Çünkü insanlara mutluluk veriyorum. Kimi kilo veriyor, kimi formuna kavuşuyor, kimi kendini mutlu hissediyor, kimi gençleşiyor... Platesle çok olumlu sonuçlar alıyoruz, devamı gelecek elbette. Canlı yayın programım ocak ayı gibi. Yakında plates kitabım çıkacak, hazırlıkları sürüyor.

 

Misyon ve meslek edindiniz kendinize sağlıklı yaşamı, platesi, yogayı...

Yeni hazırladığım 7. DVD, “yogalates” olacak. Farklı bir şey.

 

Böyle bir misyon hayatınızı zorlaştırıyor mu zaman zaman? Kilo alamazsınız, çok sinir bozucu olabilir bu durum.

Zaten çok kilolu olmadım hiç bir zaman. Vücut yapım buna müsait değil. Daha önce de spor yapıyordum, sağlıklı besleniyordum ama platesle hem ruh hem beden olarak çok daha farklı bir hal aldım. Bunu insanlarla paylaşarak da güzellik ve sağlık dağıtıyorum.

 

"10 yıldır hamileler daha güzel"

 

Kadınların hayatında bir şeyler değiştirdiniz mi?

O yüzden beni bu kadar fazla takip eden kadın var. Bir gönül bağı oluştu onlarla aramda. Sürekli program ne zaman başlayacak diye soruyorlar. Kalplerine dokundum.

 

Neler değiştirdiniz sizce?

En basitinden hamilelik. Eskiden hamilelikten ürküyordu kadınlar. “Hamile kalırsam güzelliğimi kaybedeceğim, göğüslerim sarkacak” diye korkuyorlardı. Belki ilk hamileliğim az kilo aldığım için çok fazla konuşuldu ama sonuçta sağlıklı çocuklar dünyaya getirdim, ertesi gün sünnetlerini oldular. Platesle ve sağlıklı beslenerek bunu başardım. Bilmiyorum farkında mısınız, 10 yıldır hamileler daha güzel daha bakımlı. Herhalde bir etki yarattım. Kadının o dönemde kendini güzel hissetmesi çok önemli. Ben doğumda Cengiz’in (Abazoğlu) koleksiyonu için çekim yaptım. Çekim arasında süt sağıyordum.

 

Yıllardır kadın programı yapıyorsunuz. Televizyon önemli kadınların hayatında...

Televizyon kadını etkileyen çok önemli bir faktör, en çok kadınlar televizyon izliyor. O nedenle ağlatıp üzmek bir şey katmıyor kadına. Bana saçma geliyor. İnsanların pozitif enerjiye, güzel bir şeyler görmeye, paylaşmaya ihtiyacı var. Benim programım öyleydi. Plates, iyi konuklar, güzel yemekler, güzellik, sağlık... Pozitif bir etkisi vardı.

 

Türkiye’de kadın profili de değişiyor. Tek başına ayakta durabiliyorlar...

Profil değişti, bir defa çalışıyoruz. Eskiden evinde oturan, kocasını işe gönderen bir kadındı. Evde oturmak daha yorucu ayrıca. Şimdi bakıyorum, kıt kanaat geçinen kadın bile işine gidiyor, çocuklara bakmak için yardımcı alıyor. Kadınlar daha erken yaşlanıyordu ama artık 50 yaş orta yaş oldu. Bana göre çalışan kadın, evde oturandan daha az yıpranıyor. Çünkü çalışan kadın ürettiği için kendine de bakıyor, sporunu yapıyor, görüntüsüne önem veriyor. Çocuklarıyla kaliteli zaman geçiriyor. Çocukların ona saygısı oluyor, bu çok önemli. Her kadın muhakkak çalışmalı. Çalışan kadın, ayakta durur, hem giyimiyle hem tarzıyla kendini bulur. Dünyaya bakış açısı değişir, dünya insanı olur. Çalışan kadın sayısı arttıkça Türk kadını profili değişti. Ekonomik özgürlüğü olduğu için istediğini de giyiyor.

 

Zengin bir işadamıyla evlendiniz ama işinizi bırakmadınız.

Çok güzel bir nokta... Bu anlamda ezber bozduğumu düşünüyorum. Ben çalışarak mutluyum. Kendime modellik dışında başka bir iş açtım. Kendimi geliştirdim, eğitim aldım buna zaman ve para harcadım. Çocuğum olmasına rağmen... Çocuklu bir kadının okula gitmesi, sil baştan yapması kolay değil. Ama sonuçlar çok güzel oldu. Bana, çevreme ve aileme çok pozitif yansıdı. Hem para kazandım, yardımda yapabildim. Hiçbir zaman “Çok zengin bir işadamı bulayım da evleneyim, sonra da evde oturayım, alışverişimi yapayım” gibi bir tarzım olmadı. Evlilik böyle bir araç olarak kullanılmamalı. Boşanırken de aynı şekilde.

 

Eşinize ne kadar âşık olduğunuz tüm söylemlerinizden belliydi, boşanmak için evlenmediğiniz açıktı ancak ona güvenip işinizi bıraksaydınız şimdi zor durumda kalır mıydınız?

İşe devam etmeseydim daha önce ayrılabilirdim. İş, kadını çok güzel oyalıyor, hayata tutunduruyor, daha mutlu birey yapıyor. Ayakları üzerinde durmalı bir kadın, evlenirken de boşanırken de... Kadın ayrı bir birey, erkeğin arkasında vitrin olmamalı. Kimse evlenirken “Boşanacağım” diye evlenmez, çocuk da var. Ama bir şekilde şartlar, koşullar bu hale getiriyor. Baktım biz ayrıldığımızda ben daha mutlu olacağım, çocuklar daha mutlu olacak, Harun daha mutlu olacak... Ama biz yine de dostuz. Çünkü sorun yok aramızda. Sadece nasıl evlendiysek, doğal bir şekilde, zamanaşımı ve bir takım şeylerin bitişiyle ayrıldık.

 

 "Aşk bitti"

 

Aşk mı bitti?

Aynen öyle.

 

Ardında çok şey arandı, çok irdelenir böyle şeyler...

Bence her şey sessiz sedasız son derece düzgün ilerledi, iyi yönettiğimi düşünüyorum.

 

İşe güce devam...

İki çocuk ciddi sorumluluk.

 

Zaman zaman korku oluyor mu, onların aynı yaşam standartlarını devam ettirememek gibi?

Çocuk gerçekten ciddi bir maliyet, okulu,masrafları... Eskisi gibi değil. O yüzden çok çalışmak lazım.

 

"Senin annen anne gibi değil"

 

Model bir anneleri var, çocuklar izliyor mu defilelerinizi?

Allah onlara kolaylık versin. İleride nasıl kız beğenecekler bilmiyorum ki! Çıta çok yüksek!

 

Ooo, şimdiden kıskançlık başlamış...

Güzelliği bir kenara bırakın, benim bir yemek yapma durumum var. Çocukları da mutfağa sokuyorum. Pars’la dün kek yaptık. Tam buğdaylı organik pizza yapıyoruz.

 

“Benim annem böyle yemek yapar” diye başlarlar anlatmaya...

Arkadaşları, “Senin annen, anne gibi değil ya” diyormuş. Sürekli oynuyorum ya onlarla... Atlıyorum, zıplıyorum. Bana âşık olanlar var aralarında. Beren bozuluyor. Erkek çocukların bakışları çok kuvvetli, 40 yaşında bir erkeğin göremeyeceklerini görüyorlar. Hisleri de çok kuvvetli.

 

İki erkek annesisiniz.

Hatta 3, Can da var. Harun’un ilk eşinden oğlu, onunla da yaşadık yıllarca.

 

Röportaj: Aysun Öz

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 9161

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2285

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5620

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2441

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3631

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön