Şarkılarımız DNA’mıza işlenmiş...

15 Eylül’de Parkorman’da Eksen On Fair ile iyi müzik dinleyeceğiz. Tek günlük festivalin ağır topu, dinlemekten hiç bıkmayacağımız Suede. Konsere sayılı gün kala grubun ikinci ası Mat Osman ile konuştuk.

Şarkılarımız DNA’mıza işlenmiş...

45yaşında ama 25’likleri cebinden çıkartacak havaya sahip Brett Anderson (vokal). Bir röportajında Suede hayranları için “Kayıp insanlar ordusu” demişti. Kayıp olup olmadığımız tartışılır ama o müziği, o sözleri ve Brett’in sesini dinleyip de birazcık olsun kaybolmamak mümkün değil. Zaten efkârlanmaya dünden hazır olan bizler için iş daha da zor. Suede’in müziğinin, Attila İlhan şiirlerine İngiliz pop besteleri olduğunu düşünürdüm hep. Son albümleri Bloodsports’taki en sevdiğim şarkıda, “Bazen süzülüp gidecekmişim gibi hissediyorum. Sen beni tutmazsan” sözlerini duyunca yanılmadığımı anladım. Attila İlhan da Yağmur Kaçağı şiirinde “Elimden tut yoksa düşeceğim/Yağmur götürecek beni yoksa beni” der ya, aynı duygu içinde...

 

İşin romantizmi bir yana; dinleyeceğim galiba 4. ya da 5. Suede konseri için hâlâ heyecanlanabiliyorum. Tükiye’deki ilk konserlerinden sonra tamamen organizasyondan kaynaklı bir hata sonucu hiç haberim olmadan Suede’i otellerine götürecek araca binmiştim. Yol boyunca en arkadaki koltukta konuşan adamın sesi çok tanıdık geldiği için “Kim bu” diye düşünüp durmuştum. Ama görmemiş gazeteci durumuna düşmemek için dönüp bakmaya, sohbet ettiğim yanımda oturan grubun roadie’sine de “Hangi grup” diye sormaya utanmıştım. Tecrübesizlik! Sonra araç durdu. Sağımdaki kapı açıldı. Arkadaki adam kapıdan inerken ağzım açık kalmıştı. Brett Anderson’dı o! Konuştuğum roadie yaka kartını sohbet için teşekkür ederek bana hediye etti ve elimde “Suede/Artist“ yazan yaka kartıyla kalakaldım.

 

Hayallerim aşkım ve Suede

Neyse ki tecrübesizlik yılları geçince yeniden fırsatlar doğdu. Bundan 2 sene önce Brett Anderson ile telefonda röportaj yaptım. Geçtiğimiz ilkbaharda Bloodsports piyasaya çıktığı gün Londra’daki özel konserlerine gittim, grupla tanışma ve hatta albümü imzalatma şansım oldu. Bu kez de İstanbul’da Eksen On Fair kapsamında verecekleri konser öncesinde Mat Osman ile telefonda konuştum. Sanırım bir Suede hayranı gazetecinin isteyebileceği “hemen hemen” her şeyi tamamladım. (“Daha ne istiyorsun be kadın” diyenlere cevap: Brett ve Mat başta olmak üzere tüm grubu çilingir sofrasına oturtup onlarla hem Zeki Müren dinlemek hem de sohbet etmek istiyorum! Ne var canım; hayal benim, keyif benim!

 

Selam Mat! Türkiye’ye gelmeye hazır mısın?

Hazırım. Hiç beklemediğimiz bir anda çıktı bu konser ve çok sevindik. Daha önceden birkaç kez Türkiye’ye gelmiştik ve şahane bir konser vermiştik. Türk izleyicisi gürültülü ve tutkulu, harika vakit geçirmiştik birlikte.

 

Bugüne kadar sizi en çok şaşırtan ülke hangisi olmuştu?

Çok zor soru ama sanırım Kore. Kore’ye bir festival için gitmiştik. İlk gidişimizdi. 3 gün boyunca aralıksız yağmur yağmıştı. Her yer ıslaktı. Kimse gelmeyecek diye düşünüyorduk. Sahneye çıktık ve bir baktık ki dev bir kalabalık var karşımızda. Yağmura rağmen oradalar. Bütün seyirciler yağmurluklu, şapkalıydı ona rağmen şarkılara eşlik ettiler. Çılgıncaydı.

“Sahneye ilk çıkışım korkutucuydu”

 

Sahneye ilk çıktığın günü hatırlıyor musun, nasıldı?

Evet, çok net hatırlıyorum. 1991 ya da 92 olmalı. Londra’da White Horse diye bir kulüptü, arkadaşımındı. Aşırı derecede korkmuştum. İlk kez bir topluluk önüne çıkıyordum. Toplasan 10 kişi falan vardı belki. Şimdi binlerce kişinin karşısında sahnede olduğumuzu düşününce komik geliyor ama ilk sefer için 10 kişi bile kalabalık ve korkutucuydu.

 

Eski hit şarkılarınızı sürekli çalmaktan sıkılıyor musunuz? Biz dinlemekten hiç sıkılmıyoruz ama...

Hayır, sıkılmıyoruz, aksine. Onları çalmamızın sebebi iyi olmaları. Her çaldığımızda yeniden keyif alıyoruz. Çünkü her seferinde farklı insanlara çalıyoruz, farklı bir enerji oluyor, sonuç farklı oluyor. Eğer sıkılıyor olsaydık çalmazdık, emin ol.

 

Grup bir dönem dağılmıştı. Uzunca bir süre konser dahi vermediniz. “Artık bitti, bir daha biraraya gelmeyiz” dediğiniz anlar oldu mu?

Oldu. Yeniden biraraya gelmemiz sürpriz oldu. Çok üzücüydü ama bir daha birlikte sahnede olabileceğimizi, yeniden müzik yapabileceğimizi sanmıyordum. Sonra ilk kez yeniden birlikte konser verdiğimizde birlikte müzik yapmanın nasıl bir duygu olduğunu hatırladım. Ne kaybettiğimizi gördüm. Sizin için değerli bir şeyi kaybettiğinizde onun değerini daha iyi anlarsınız ya... Birlikte olmamızın ne kadar değerli olduğunu unutmaya başlamıştık. Bu duygu sıradanlaşmıştı. Şimdi tahtaya vurarak söylüyorum, bunun farkındayız.

 

Bloodsports albümünü ilk kez eliniz aldığınızda ne hissettiniz? Onca zaman sonra yeni bir albüm... Bu arada albümün ilk konserinde ben de oradaydım, harikaydınız.

Aaa, gerçekten mi? Londra’da mıydın? Çok güzel değil miydi? Grup dağılıp yeniden birlikte olunca çıkarttığımız ilk albüm. Gerçi arada konserler vermiştik ama yine de heyecanlıydı. Eski şarkılarımız artık DNA’mızda. Yeni şarkıları ilk kez çalmak, bir kızla ilk kez çıkmak gibi. O şarkılar için defalarca prova yapmış olsan da seyirci önünde yeni şarkı çalınca kendini yeni, genç bir grup gibi hissediyorsun. İzleyicinin tepkisini orada görmek müthiş. Olup olmadığını anladığınız an o.

 

Albümden bahsetmişken, albüm kapağındaki fotoğraf çok tartışıldı. O fotoğrafta neler oluyor cidden? Tutku mu, şiddet mi yoksa umutsuzluk mu var?

Sen söyle ne var orada? Bunun cevabını verecek kişi sensin. Bu galiba birazcık psikolojik test gibi oldu dinleyiciler için. Çünkü herkes o kapakta başka bir şey görüyor. Ama aslında gördüğünüz her şey var gibi geliyor bana. Aşkın, ilişkilerin kendisi gibi. Hem şiddet var hem tutku. Albümün adı da öyle. (İlgilenene açıklama; Bloodsports: Blood kan, sports spor demek İngilzce. Kelime birleşince “kanlı sporlar” demek oluyor.) Kan yani seks, tutku, şiddet. Spor ise ilişkiler... Her şey bundan ibaret.

 

“Sizi özledik”

 

Türk hayranlarınıza iletmemi istediğiniz bir mesaj var mı?

3 hafta kadar bir zaman var konsere, orada olmak için sabırsızlanıyoruz. Hepinizi çok özledik, yine harika bir konser olacağından eminim, görüşmek üzere.

 

 Röportaj: Heja Bozyel

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 1841

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5168

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2245

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8186

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3339

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön