Garrett Hedlund’ın Arizona’da küçük bir çiftlikte başlayan hayat hikâyesi, Los Angeles’ta filmsetlerinde sürüyor. Ağabeylerinin küçülmüş giysilerini giyerek büyüyen ve hayatında ilk takım elbiseyi Brad Pitt’le oynadığı Truva filminin galasında giyen Hedlund, oyuncu olabilmek için çokmücadele etmiş. Hollywood’un yeni starları arasında gösterilen ve Yves Saint Laurent’in erkek yüzü Garrett Hedlund’a hayatını, Brad Pitt’i ve oyunculuğu sorduk.


“Tilki yakalamak istiyorsanız ormanda olmak lazım” deyip 18 yaşında Los Angeles’a taşınmışsınız. Ürkmediniz mi?

Şehrin kalabalığından ürktüğüm oldu çünkü çok küçük bir kasabada, bir çiftlikte büyümüştüm. Los Angeles’taki ilk günlerimde sürekli okuma, yazma, araştırma yapmakla zaman geçiriyordum.


Oyunculuk için nasıl bir mücadele verdiniz? Kolay değil Arizona’dan Los Angeles’a...

15 yaşından 18’ime kadar oyuncu seçmeleri için Arizona’dan Los Angeles’a uçtum. Uçak biletlerimi karşılayabilmek için bir restoranda garsonluk yapmaya başladım. Tüm maaşım SouthWest Havayolları’na gidiyordu. Los Angeles’a inince taksiye binip seçmelere katılıyor, çıkınca hemen yine taksiyle havaalanına yetişiyordum. Ertesi gün de okul için erken Kalkmam gerekiyordu. Bu şekilde 25-30 seçmeye katıldım ve sonunda kendi kendime dedim ki, “Seçmelere gelen tüm oyuncu adayları benimle aynı görünüyor ve hiçbiri de olumlu cevap alamıyor. Ne yapabilirim”? Los Angeles’a taşınmadan önceki son yılımda, hiçbir seçmeye katılmadım ve okuyabildiğim kadar kitap okudum. Aynı zamanda yaratıcı yazarlık, dünya literatürü ve fotoğraf gazeteciliği dersi aldım. Tüm bunlar beni çok olumlu etkiledi ve insanlarda etki bırakabilecek filmler yapmak istedim. İşime iyi odaklanırsam, oyuncu olabileceğimi biliyordum.


Ünlü oyuncularla, usta yönetmenlerle çalıştınız. Kimden ne öğrendiniz?

Yves Saint Laurent reklam kampanyasında Paul Gore ile çalıştım. Paul Gore’un daha önce Amy Winehouse ve Placebo’yla çektiği filmler de gerçekten mükemmeldi. Eşsiz bir tarzı var ve mükemmel bir göze sahip. Video için yaratılan atmosferse tüyler ürpertici ve çok gizemliydi. “Inside Lewis” filminde de Coen Kardeşler’le çalıştım. Daha iyi bir tecrübe yaşamadım; bir dâhiler ekibiyle çalışmak gibiydi. Küçüklüğümden beri onların filmlerine hayrandım zaten. Ayrıca şimdiye kadar tanıştığım en eğlenceli ve zeki ekipti.


‘İlk takım elbisemi Truva için giydim’

Hangi kremleri sürersiniz, dolabınızdan neleri eksik etmezsiniz?

Çocukken genellikle diğer kardeşlerimin eskilerini giyerdim, hatta büyükbabamınkileri bile! İlk takım elbisemi 19 yaşındayken New York’ta Truva filminin galasında giymiştim. Ama artık modayı daha yakından takip etmeye çalışıyorum. Genelde dolabımda pantolonlar, işçi botları, eşofman altları ve tişörtler var. Onların içinde kesinlikle çok daha rahat hissediyorum. Krem kullanmıyorum ama her gün parfüm kullanıyorum.

Spor yapmak erkek için kadından daha önemli sanırım. Karın ve kol kasları olmadan olur mu bu iş?

Spor yapmak benim için bir zorunluluktan öte bir hayat tarzı. Birçok spor dalıyla ilgilenerek büyüdüm aslında; beyzbol, futbol, hokey, güreş... Günde iki kez sokakta koşuyorum. Bazen arkadaşlarımla buz pateni pisti kiralıyoruz ve 1-2 saatliğine kaymaya gidiyoruz. Bu şekilde her gün dışarıda egzersiz yapıyorum. Karın ve kol kaslarından ziyade sağlıklı bir hayat için spor gerekli.

Aşk kadını güzelleştirir derler peki ya erkekler, erkeği güzelleştirir mi?

Âşık olunca iyi hissedersin ve iyi hissettikçe iyi görünürsün. Kadın veya erkek fark etmez, aşk insanın yüzüne yansır.


Röportaj: Aysun Öz

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.