Yapay zeka, üniversiteleri nasıl değiştiriyor?

Yüksek öğrenimde teknoloji devrimi!

Üniversitelerde yapay zeka

Yapay zeka (YZ) günlük angarya işlerden, çok komplike görevlere kadar birçok insan aktivitesini değiştiriyor, dönüştürüyor. Buna karşın, birçok diğer sektörün aksine, yüksek öğretim sektörü henüz YZ'nın etkisine kapılmış değil.

 

Bildiğimiz gibi Uber taksicilik sektörünün, Airbnb otel endüstrisinin ve Amazon da önce kitap satışı, sonra da bütün perakende satış sektörünün şeklini değiştirdi. Yüksek öğretim sektörünün de benzeri bir dönüşüme uğraması an meselesi. Üniversiteler sadece birkaç yıl içinde bambaşka bir hale dönüşebilir. İşte YZ'nin üniversiteler ve yüksek öğretimi olumlu yönde değiştirip şekillendirmesinin beş olası yolu:

 

1- Kişiselleştirilmiş öğrenme

Üniversiteler öğrenmeyi kişiselleştirmek ve öğrenci ihtiyacına, öğrenme temposuna uygun içeriği sağlamak için YZ algoritmalarını zaten kullanıyor. Bu yaklaşım, insanların aynı içerik ve öğrenme ortamlarına maruz bırakıldıkları zaman farklı öğrenme beceri, yetenek ve yönelimler sergilediklerini gösteren bir araştırmaya dayanıyor.

 

Kişiselleştirilmiş, uyarlanabilen öğrenme platformları sunmak, her tür öğrenme ekosisteminin parçası olan çeşitliliğe kucak açıyor. Bu, geleneksel olan "herkes için tek bir rehber modül" modelinden uzaklaştığı için üniversiteler açısından büyük bir değişiklik olacak. Bu yaklaşım, bireylerin ihtiyaçlarını analiz etmek ve anlamak için kullanlan veri setleriyle donanmış eğitimcilerin doğmasına neden olacak. Çalışmalar her bir öğrencinin tarzına ve öğrenme temposuna otomatik olarak adapte edilebilecek.

 

 

2- Sınıfın ötesine geçmek

Eğitim YZ'si geliştikçe öğrenciler istedikleri yer ve zamanda istedikleri platformu kullanarak ders yapabilecekler. Bu, olasılıkla, tablet ve mobil telefonların ana bilgi aktarma yöntemleri olacağı anlamına geliyor.

 

Üniversiteler öğrenim alanlarını yeniden tasarlamak için zaten YZ destekli akıllı bina konseptleri kullanmakta. Çağdaş "akıllı" alanlar, ortak çalışma ve aktif öğrenmeyi teşvik etmek için artık genelde, tabletler, diz üstü bilgisayarlar, düz panel ekranlar, çok sayıda projektör ve beyaz tahtalarla donatılıyor. Bu, eğitmenlerin daha derin öğrenme yaklaşımlarını teşvik etmek için geleneksel sınıf düzeninden daha etkileşimli bir çalışma tarzına geçmelerine destek oluyor. Böylece, yüz yüze ve online etkileşimler gibi daha hibrit öğrenme yöntemleri işin içine dahil olmaya başlıyor.

 

3- Akıllı kampüs

Nesnelerin interneti de üniversiteleri çalışmak ve öğrenmek için daha akıllı yerler haline dönüştürme potansiyeline sahip. Bu basit teknoloji tamamen, cihazları internete bağlamak ve bizimle olduğu kadar birbirleriyle de konuşmalarını sağlamatan ibaret.

 

Akıllı sınıflar öğrencilerin öğrenme deneyimlerini de geliştirecek. Nesnelerin internetiyle donanmış bir sınıf, farklı fakülte üyeleri için kişiselleştirilmiş ayarlara adapte olabilir. Katılım takip etmek ve sınavlarda gözetmenlik yapmak da otomatize olacak ve çok daha güvenilir hale gelecektir.

 

Teknolojideki bu gelişme ayrıca, akıllı kampüslerin her fakülteyi otomatik olarak izleyen ve kontrol eden gelişmiş sistemleri benimsemesini sağlayacaktır. Üniversiteler park alanlarını, bina alarmlarını, oda kullanımını, ısıtma ve aydınlatmayı çok kolayca izleyebilecek.

 

 

4- Çok iyi bir müşteri hizmeti

Üniversiteler süreçlerini kolaylaştırmak için de YZ'yi kullanarak harcamalardan tasarruf ediyor ve daha iyi hizmet düzeyleri sağlıyor. Bunun devamının gelmesi bekleniyor. Bu konuda iyi bir örnek, Watson'ı kullanmak için IBM'le ortaklık kuran ilk üniversite olan Avustralya'daki Deakin Üniversitesi. Watson, IBM'in geliştirdiği, kullanıcıların sorularını yanıtlamak için YZ ve gelişmiş analitik yazılımlarını birleştiren bir süper bilgisayar.

 

Watson'ın asıl işlevi, insanların soru cevaplama yetisini taklit etmek. Bu işlev, 200 milyondan fazla sayfa bilgiyi kapsayan bir veri deposunu altı milyon mantık kuralıyla işleten 90 adet sunucuyu kullanıyor. Deakin'in hedefi, 7/24 online öğrenci danışmanlığı hizmeti vererek öğrenci deneyimini iyileştirmek. Tek arayüzlü platformu ve online kişisel portalıyla entegre olan "DeakinSync", öğrencilerin soru sormalarına ve anında online cevap almalarına olanak tanıyor.

 

BİTCOİN NEDİR?

5- Performans takibi

Üniversitelerde YZ yenilikleri kullanmanın başka bir boyutu da blok zincirleri kullanmak olacak. Yüksek eğitim kurumları bu teknolojiyi kredilerin tanınması ve aktarılmasında kullandıkça, bu, potansiyel olarak üniversiteler arası öğrenme olanakları açarak üniversitelerin işleyişinde devrim yaratacak.

 

Üniversiteler blok zincirlerini akademik araştırmalardan doğan fikri mülkiyet haklarını sicile geçirmek ve kaydetmek için de kullanabilirler. Telif hakkı, yayımlanma tarihinde tasdik edilebilir ve ilerideki yeniden kullanım, etki değerlendirmesi için takip edilebilir. Bu, üniversitelerin çalışma şeklini dönüştürecek ve akademik araştırmanın sahip olabileceği gerçek etkiyi gösterebilecek.

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön