HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Tatlıya düşkünlüğünüz genetik olabilir!
Giriş: 13 Ağustos 2026, Perşembe 10:32
Güncelleme: 13 Ağustos 2026, Perşembe 10:32

Bugüne kadar çevremizin, alışkanlıklarımızın ve yetiştirilme tarzımızın ne yediğimizi şekillendirdiği biliniyordu. Fakat Amerikan Beslenme Derneği'nin yıllık toplantısında sunulan yeni bir araştırma, genetik yapımızın da bu süreçte söz sahibi olduğunu gösteriyor. Bazı genetik farklılıkların, tatlı veya yağlı yiyeceklere karşı doğal olarak daha eğilimli olmamızı belirlediği ve bu kalıtsal tercihlerin kilo ile metabolik sağlığımız üzerinde dalga dalga yayılan etkileri olabileceği anlaşıldı.

Yarım milyon insanın genetiği ve yeme alışkanlıkları incelendi

Araştırma, yaklaşık 500 bin yetişkinin genetik, beslenme ve sağlık bilgilerini barındıran devasa bir veri tabanı olan UK Biobank verilerine dayanıyor. Bu ölçekte tat tercihlerini incelemek kolay olmadığından, araştırmacılar sadece katılımcılara tatlı sevip sevmediklerini sormakla yetinmediler. Detaylı besin tercihi anketlerini, gıdaları tatlılık, yağlılık ve tuzluluk derecelerine göre sınıflandıran duyusal veri tabanlarıyla birleştirdiler. Bu sayede, her bir bireyin farklı tatları tercih etmeye yönelik kalıtsal eğilimini temsil eden genetik skorlar oluşturuldu. Ardından bu skorların, gerçek dünyadaki beslenme alışkanlıkları ve sağlık sonuçlarıyla ne kadar uyuştuğunu; yaş, cinsiyet, köken ve toplam kalori alımı gibi faktörleri hesaba katarak test ettiler.

Genleriniz tabağınızdakileri nasıl etkiliyor?

Araştırma sonuçlarına göre tatlı yiyecekleri tercih etmeye yönelik güçlü bir genetik yatkınlığı olan bireylerin, gerçekten de her gün ortalama 7 gram daha fazla tatlı tükettiği belirlendi. Tek başına 7 gram çok küçük bir miktar gibi görünse de, bu durumun her gün, yıl boyunca tekrarlanması zamanla ciddi bir birikime yol açıyor. Daha da önemlisi, tatlı ve yağlı gıdalara karşı yüksek genetik skora sahip kişilerin vücut ağırlıklarının daha fazla olduğu ve tip 2 diyabet geliştirme risklerinin de hafif düzeyde arttığı saptandı. Bu ilişkinin ardındaki temel nedenin, şeker, yağ ve tuzu özellikle durdurulması zor olacak şekilde bir araya getiren ve ‘aşırı lezzetli’ (hyperpalatable) olarak tanımlanan işlenmiş gıdaların daha fazla tüketilmesi olduğu anlaşıldı. Genler doğrudan obeziteye veya diyabete yol açmıyordu; ancak gıda tercihlerimizi şekillendirerek uzun vadede sağlığımızı etkileyen beslenme alışkanlıklarımızı doğrudan manipüle ediyordu.

News Image
SAĞLIK

Tatlı krizi ile başa çıkmanın yolları!

Biyolojinizle savaşmak yerine onunla birlikte çalışın

Eğer tatlıya herkesten daha düşkün olduğunuzu hissediyorsanız, bunun tamamen biyolojik bir nedeni olabilir. Ancak bu durum bütünüyle kader değildir ve sağlıklı beslenmenin ulaşılamaz olduğu anlamına da gelmez. Sadece, bazı insanların tatlı krizlerini yönetmek için diğerlerinden çok daha farklı ve akıllıca stratejilere ihtiyaç duyduğunu gösterir. Vücudunuzun biyolojisine karşı savaşmak yerine onunla uyum içinde çalışmak için şu pratik adımları uygulayabilirsiniz:

Protein ve lif oranını artırın: Öğünlerinizde sizi uzun süre tok tutacak protein ve lifli gıdalara öncelik vermek, günün ilerleyen saatlerinde yaşanabilecek tatlı krizlerini çok daha kolay yönetmenizi sağlar.

Uzun süre aç kalmaktan kaçının: Gün içinde çok uzun süreler aç kalmamak, kan şekerinizin düşerek sizi hızlı bir enerji kaynağı olan işlenmiş şekerli gıdalara yöneltmesini engeller.

Tatlıyı aç karnına yemeyin: Tatlıyı tamamen hayatınızdan çıkarmak zorunda değilsiniz. Tatlıyı boş bir mideyle tüketmek yerine, dengeli bir ana yemeğin hemen ardından tok karnına yemek, kan şekerinizin aniden fırlamasını önleyerek daha sürdürülebilir bir denge sunar.

Doğal alternatifleri ve baharatları kullanın: Tatlı ihtiyacınızı taze meyveler gibi doğal şeker içeren besinlerle karşılayabilir; tarçın ve vanilya gibi tatlı algısını artıran baharatları kullanarak ekstra şeker eklemeden tat alma duyunuzu tatmin edebilirsiniz.

Genetik yapınız sizi belirli yiyeceklere doğru hafifçe itse de hikayenin tamamını yazmaz. Bu eğilimleri anlamak, sağlıklı beslenmeyi biyolojimizle sürekli bir kavga olmaktan çıkarıp, onunla barış içinde çalışmanın bir yoluna dönüştürebilir.

Referanslar

Ava Durgin. "The Surprising Reason Some People Crave Sugar More Than Others". Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/articles/surprising-reason-some-people-crave-sugar-more-than-others (10.08.2026).

News Image
BEDEN

Sağlıklı beslenmede ara öğün var mı, yok mu?

News Image
İYİ YAŞAM

Sigarayı bırakan 'atıştırma bağımlısı' oluyor!

​​

Paylaş:
brush-purple Yorumlar
ITEM