Disleksi nedir?

Disleksi belirtileri nelerdir? Disleksi tedavisi nasıldır? Disleksi hastalığına dair her şey haberimizde!

Okuma yazmayı geç öğrenme disleksi habercisi olabilir

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, disleksinin okuma bozukluğu ile giden Özgül Öğrenme Bozukluğu olduğunu söyledi.

 

Disleksi nedir?

“Özel öğrenme güçlüğü” olarak adlandırılan disleksi, okul öncesi dönemde belirtiler vermesine rağmen en çok ilkokul döneminde belirgin hale geliyor. Akademik becerilerde yaşanan zorlukların süreklilik gösterdiğini belirten uzmanlar, çocuğun yaşıtlarına göre geç okuyup yazmasının disleksi belirtisi olabileceğine dikkat çekiyor.

 

Özgül Öğrenme Bozukluğu (ÖÖB) teriminin zihinsel ve duyusal engellilik, ruhsal ve nörolojik sorunlar ya da psikososyal olumsuzluklar ile açıklanamayan bir grup ‘spesifik’ öğrenme bozukluğunu tanımlamak için kullanıldığını ifade eden Başak Ayık, “Bu bozukluktaki öğrenme sorunları birçok alanda görülebilmekle birlikte akademik olarak temelde üç ana grup olarak özetlenebilir; okuma bozukluğu (disleksi), yazılı anlatım bozukluğu (disgrafi), matematik bozukluğu (diskalkuli)” diye konuştu.

 

Disleksisi olan bireylerin sözcükleri doğru okuma, okuduğunu anlama ve okuma hızlarında problemler olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Okuma yazmayı öğrenmede yaşıtlarına göre gecikme görülür. Okurken yanlış ve yavaş okuma, harf, hece ve satır atlama sıktır. Okuduğunu anlamada güçlük çekerler” dedi.

 

Disleksinin nedenleri nelerdir?

Disleksinin genetik ve çevresel etkenlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığını belirten Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Genetik sebepleri araştıran birçok çalışma yapılmıştır ve birçok gen ile ilişkili bulunmuştur. Yapılan ikiz ve aile çalışmaları da genetik kökenli bir hastalık olduğunu destekler. Disleksisi olan bireylerin ailesinde Özgül Öğrenme Bozukluğu görülme sıklığı normal popülasyona göre 5-12 kat artmıştır. Beyin görüntüleme çalışmaları neticesinde beyinde normalden farklı yapısal özellikler bulunmuştur. Çevresel faktörlerden önemlileri erken doğum, düşük doğum ağırlığı, anne karnında nikotin maruziyeti, beslenme sorunları ve eğitim yetersizliği olarak tanımlanmıştır dedi.

 

Disleksi ne zaman ortaya çıkar?

Okul öncesi dönemde belirtiler veren disleksinin belirgin hale geldiği dönemin genellikle örgün eğitimin başladığı yıllar olan okul yılları olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, şunları söyledi: “Akademik becerilerde zorluklar süreklilik gösterir. Ülkemizde ilkokul 1’de okuma yazma öğrenimi sırasında yaşıtlarına göre okuması geciken bu çocuklar, sonraki yıllarda yavaş okuma, yanlış okuma ve okuduğunu anlamama gibi sorunlar yaşarlar. Disleksi nörogelişimsel bir bozukluk olan Özgül Öğrenme Bozukluğu’nun bir alt tipidir. Nörogelişimsel bozukluklar genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu gelişimin erken dönemlerinde ortaya çıkar ve genellikle yaşam boyu süren durumlardır. Yani bir çocuk sonradan disleksi olmaz ancak etkilenen akademik becerilere olan gereksinimler bireyin kısıtlı olan yeterliliğini aşana kadar belirgin hale gelmeyebilir. Yani belirtilerin belirginleşmesi her çocukta aynı dönemde olmaz.”

 

Beslenme bozukluğu dislekside etkili oluyor

Disleksiye sebep olan faktörler araştırılırken çevresel faktörlerin de beyinde yapısal ve işlevsel farklılıklara sebep olabileceğinin anlaşıldığını belirten Ayık, “Gelişimin erken dönemlerinde başlayan ve uzun süren ciddi beslenme yetersizlikleri beyin yapısında bu tarz değişikliklere yol açabilir. Bunun yanında vitamin ve mineral eksikliklerinin de öğrenme bozukluklarına yol açabileceği bilinmektedir. Beslenme bozuklukları öğrenme bozukluklarına yol açan çevresel faktörlerden biridir” dedi.

 

Disleksi sorunu olan çocukların özel ve zor yaşantıladıkları problemlerden dolayı uyum sorunu yaşadıklarını belirten Başak Ayık, “Eğer bu özel durumları fark edilip gerekli ve yeterli destek sunulmaz ise farklı psikiyatrik hastalıklar görülebilir. Amerikan Psikiyatri Birliği 2013 yılında Disleksisi olan çocuk, ergen ve erişkinlerin özkıyım açısından risk grubunda olduğunu belirtmiştir. Uyum sorunları sonrası düşük benlik algısı gelişebilir” uyarısında bulundu.

 

Çocuğun eğitim gereksiniminin disleksisinin şiddetine göre belirlenmesi gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Genellikle normal sınıfta ya normal ya da kaynaştırma eğitimi alırlar. Bazı çocuklar bunun yanında ek özel eğitime ihtiyaç duyabilirler” dedi.

 

Sosyal becerilerde sorunlar yaşayabilirler

Disleksisi olan bireylerin sadece akademik alanda değil hayatın başka alanlarında da sorunlar yaşayabildiklerini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Bunlardan biri sosyal becerilerde yaşadıkları problemlerdir. Kendilerini uygun ifade etme konusunda sorun yaşayabilirler. Eğer uygun zamanda tanınmamış ve gerekli destek sunulmamış ise uzun yıllardır süren çaba ve akademik zorluklar sonucunda depresif, kaygılı ve benlik saygısı düşük bireyler olabilir. Kişiler arası ilişkilerde sorunlar görülmeye başlar” diye konuştu.

 

Disleksi olan bireyi anlamak için disleksiyi bilmek gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Disleksili bireylerin akademik hayat dışında yaşadığı sorunlar hakkında bilgi edinerek çocuğun yaptığı davranışları ve kısıtlılıklarına göre ona yaklaşılmalıdır. İhtiyaç duyduğu destek için gerekli imkanlar sunulmalıdır” dedi.

 

Dislekside ebeveynlere düşen görevler nelerdir?

Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, ailelere düşen görevleri de şöyle sıraladı: “Çocuğunun gelişimini yakından takip eden her aile farklılık gördüğünde bu durumu tanımlamak için uzmana başvurmalıdır. Çocuğa destek veren olumlu bir çevre ortamı hazırlanmalı. Uzman ile birlikte çocuğuna yaşadığı problemi uygun dille anlatıp,güçlü ve zayıf yönlerini fark etmesini sağlanmalıdır. Destekleyici ve cesaret verici olmalı, olumlu ve güçlü yönlerini vurgulamalıdır. Öğretmenleriyle olan iletişim güçlü tutulmalıdır. En önemlisi çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalıdır.”

 

Dislekside zeka problemi yok

Toplumda disleksisi olan bireylerin zeka problemi olduğuna dair yanlış bir kanı olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Buna en önemli kanıt disleksili olduğu bilinen Einstein, Leonardo da Vinci, Rodin, Churcill ve Cher gibi bilim adamları ve sanatçılardır. Bu bireylerde zeka tamamen normal veya üstün olabilir. Buradaki problem beyindeki öğrenme bölgelerindeki sorunlar sonucunda ortaya çıkan öğrenme sorunudur. Zeka problemi olduğuna dair önyargının kırılması için sadece ailelerin değil tüm toplumun bilinçlenmesi, bu konuda çalışan eğitimci ve sağlık çalışanlarının toplumun bilinçlenmesini sağlamak için ellerinden geleni yapması önemlidir” dedi.

 

Öğretmenlere de bu konuda görevler düştüğünü hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Çocuğun okuma seviyesini tespit ettikten sonra tümden gelim yöntemini kullanmaları faydalıdır. Sık sık tekrarlama yapmaları, sabırlı ve olumlu tutum içinde olmaları, güdüleyici ve teşvik edici olmaları süreci olumlu etkiler. Bu çocukların dikkati çabuk dağıldığından kısa çalışmalar daha etkilidir. Dikkati arttırıcı etkinlikler ve hafıza oyunları da destekleyici olarak kullanılabilir” tavsiyesinde bulundu.

 

Disleksi tedavisi nasıl olur?

“Disleksi ve tüm öğrenme güçlüklerinin tedavisi eğitimdir” diyen Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, şunları söyledi: “Bu eğitim okulda verilenden farklıdır çocuk normal bir okulda eğitime devam ederken yanı sıra bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır. Eğitim bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından verilmelidir. Öğrenme güçlüğünü ortadan kaldıracak ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak eşlik eden psikiyatrik bir hastalık (kaygı bozukluğu, depresyon vs.) varsa onların tedavisi önemlidir. Dikkat eksikliği eşlik eden bireylerde dikkati artıracak ilaçlar kullanılabilir. Disleksinin şiddetine göre sunulan eğitim desteğinin süresi ve yoğunluğu değişir. Hafif düzeydeki olgularda kısa süreli eğitim desteği bile yeterliyken; ağır vakalarda destek sürmesine rağmen akademik zorluklar devam edebilir.”

 

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU NEDİR? Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm... ÇOCUK HASTALIKLARINDA DOĞRU BİLİNEN 10 YANLIŞ! Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uz...

  

Disleksiyi anlamanın 15 yolu

 

Dirim Yaşam Akademisi Başkanı Nuran Dirim Ayral, ‘okul öncesi’, ‘okul çağı’ ve ‘yetişkinlerde’ disleksiyi farketmenin yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.

 

Okul öncesi çocuklarında disleksi nasıl anlaşılır?

 

Konuşma ve işitmede yaşanan zorluklar: Örneğin araba yerine ‘abara’ diyorsa; sözcüklerin telaffuzunda güçlük yaşıyorsa; sözcükleri hecelemekte ya da heceleri birleştirmekte zorlanıyorsa; konuşurken sesleri sözcüğe dönüştürebilmede sorun varsa...

 

Öğrenme zorlukları:

  • Dislektik olan çocuklar fonoloji sürecinde (seslerin işlenmesi) ve görsel–sözel tepki hızında, temel öğrenme konularında zorluk yaşayabilirler.
  • Kendi kelime haznelerini oluşturmada yavaşlık. Genellikle okul öncesi dönemdeki dislektik çocuklar, kısıtlı sayıda sözcük kullanır.
  • Sesleri, harfleri, renkleri ve sayıları hatırlamakta yavaşlık. Dislektik çocuklar bildikleri nesnelerin bile adlarını hatırlamakta yavaştırlar.
  • Kısa şiirleri ya da tekerlemeleri ezberlemede zorluk yaşarlar.
  • En sevdiği videoların bile konusunu hatırlamakta zorluk çekerler.

 

Fizksel zorluk çekip çekmediğine bakın:

Kalem tutma, düğme ve fermuarlarla sorun yaşama ya da diş fırçalama gibi hassas motor becerilerin gelişiminde yavaşlık, sol ve sağı karıştırma, müziğin ritmiyle hareket etmede zorluk.

 

Okul çağı çocuklarında disleksi nasıl anlaşılır?

 

Harfleri ve sayıları ters yazma: Yazmayı öğrenirken çoğu ana sınıfı ya da birinci sınıf öğrencisi sayıları ve harfleri yanlış yazmaktadır. Yine de bu daha büyük çocuklar için disleksi belirtisi olabilir ve harfleri ve sayıları ters yazma durumu süreklilik gösteriyorsa çocuğunuzun disleksi için test edilmesi gerekebilir.

 

Okuma zorluğu: Çocuklar ve gençler arasında disleksi; öncelikle, okumayı akranlarından yavaş öğrenmeleri ya da kendi yaş seviyelerinin gerisinde kalan okuma hızı ile anlaşılır. Bu disleksinin birincil belirtisidir. Okuma sorunları arasında şunlar da bulunmaktadır:

 

Harfler ve sesler arasındaki bağlantıyı öğrenmede gerilik: “At” “et” “kara” para” gibi kısa sözcükleri birbiriyle karıştırma.

 

Okuma, heceleme ve yazmada hata yapma: Simetrik harflerin yazımını karıştırma (“d” yerine “b”); tersten okuma, harfleri baş aşağı şeklini algılama (“u” yerine “n”); harflerin yerini değiştirme.

Not almada ve bir sonraki bölümde neler olabileceğini tahmin etmede zorluk çekme.

 

İşitsel (dinleme) ve heceleme sorunları: Disleksinin altında yatan neden, fonolojik işleme, sözcüğü işitme ya da görebilme onu farklı seslere ayırabilme ve her bir sesi sözcük oluşturacak harflere dönüştürme problemidir. Bu çocuklar için özellikle okumayı zorlaştırsa da sık sık çocukların dinleme ve açık ve doğru bir şekilde konuşma yetisini de etkilemektedir.

 

Belirtiler şunlardır: Hızlı talimatları anlamada ya da verilen talimatın kısımlarını hatırlamada sorun. İşitilen şeyi hatırlamada zorluk.

 

Düşünceleri söze dökmede zorluk: Çocuk tereddütlü konuşabilir ya da cümleleri yarım bırakabilir.

 

Heceleri karışık söyler: Anlatmak istediği şey için bozulmuş cümleler ya da benzer sözcükler kullanır.

 

Bozuk konuşma: Çocuk anlatmak istediği şey için yanlış sözcükler ya da benzer sözcükler kullanır. Kısa şiirler yazmada ya da kavramada zorluk çeker.

 

Fiziksel belirtilere bakın:

  • Disleksi mekansal düzen ile ilgili sorunları da kapsar, dislektik çocuklar motor becerilerle ilgili de sorun yaşar. Motor becerilerle ilgili sorunlar için yaygın belirtiler şunlardır:
  • Yazma ya da kopyalamada sorun. El yazıları okunmaz haldedir. Sık sık sol ve sağ; kavramlarını karıştırır.

 

Duyusal ya da davranışsal belirtiler:

  • Dislektik olan çocuklar özellikle okulda akranlarına görece daha kolay okurken ve yazarken gördüklerinde sorun yaşarlar. Sonuç olarak bu çocuklar daha az zeki ya da bir şekilde başarısız hissederler.
  • Disleksi teşhisi konmadığı için;
  • Çocuğun öz saygısı düşüktür .
  • Çocuk geride kalır ya da depresiftir, sosyalleşmek ya da arkadaşları ile beraber olmak ilgisini çekmez.
  • Çocukta anksiyete gözlenir. Bazı uzmanlar dislektik çocuklarda anksiyetenin en sık rastlanan duygusal semptom olduğunu ifade etmektedir.
  • Bu çocuklar sık sık kendini öfke ile gösteren bir hayal kırıklığı yaşarlar. Yaşadığı öğrenme zorluğundan dikkatleri uzaklaştırmak için “oyunculuk” dahil olmak üzere davranış bozukluğu gösterir.
  • Odaklanma sorunu yaşarlar ve “aşırı aktif” ya da “gündüz düşü” yaşıyor gibi görünürler.

 

Engelleme mekanizmaları:

  • Dislektik olan çocuklar akranları, öğretmenler ve ebeveynlerinin olduğu ortamlarda okuma, yazma ya da konuşma ihtimalinin bulunduğu yerlerde bulunmaktan kaçınırlar.
  • Mahçup olma korkusu ile halka açık bir şekilde yüksek sesle okurken kendilerini kötü hissedebilirler.

 

Yetişkinlerde disleksi nasıl anlaşılır?

Okuma ve yazma ile ilgili sorunlara bakın:

  • Uzun zamandır disleksi ile yaşayan yetişkinler çocukların yaşadığı problemlerin aynısıyla mücadele ederler. Yetişkinler arasındaki yaygın okuma ve yazma sorunları aşağıdaki gibidir:
  • Yavaş ve hata yaparak okumak.
  • Yanlış hecelemek. Dislektikler aynı sözcüğü yazının tek bir bölümünde çeşitli şekillderde hecelerler.
  • Yetersiz kelime haznesi.
  • Planlama ve organizasyonda zorluk, bilgi verme ve özetlemede problem yaşama.
  • Zayıf hafıza becerileri ve okuduktan sonra bilgiyi akılda tutma sorunu.

 

Bazı becerilerin ortalamadan daha gelişmiş olup olmadığına bakın:

  • Dislektikler okuma zorluğu çekseler de bu zeka eksikliği göstergesi değildir. Aslında dislektikler “becerili insanlardır” ve başkalarını okumakta sezgileri son derece yüksek ve etkilidir. Mekana ait düşüne becerileri son derece güçlüdür ve bu tür beceriler gerektiren mühendislik ve mimarlık gibi alanlarda çalışabilirler.

 

Korkunç sonuçlara yol açabilir

  • Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri nedeniyle çocuğunuzda disleksi olduğunu düşünüyorsanız çocuğunuzun öğretmeni ve doktoru ile konuşun. Erken teşhis, dislektik çocuğun öğrenme soruları ile başa çıkmasına yardımcı olmak için önemlidir.
  • Dislektik çocukların karşılanmayan ihtiyaçları ileriki yaşamlarında korkunç sonuçlara yol açabilir. Örneğin lise öğrencilerinin dörtte biri lise eğitimini yarıda bırakmaktadır.

 

Bu çocuklar herkes kadar akıllıdır, sadece beyinleri farklı çalışır”

Disleksi öğrenme güçlüğünün sadece bir tipidir. Öğrenme güçlüğü olan çocukların yüzde 80'i disleksi olduğu için genelde öğrenme bozukluklarının hepsine halk arasında ve medyada disleksi denmeye başlanmıştır. Özgül öğrenme güçlüğü, bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma-yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.

 

Disleksi beynin çalışma biçimi ile ilgili bir sorundur ve öncelikle okuma zorluğu ile karakterize edilen bir öğrenme bozukluğudur. Disleksinin düşük zekayla ilgisi yoktur. Her ne kadar disleksi yaşam boyu süren bir durum olsa da tanı konulduktan sonra tedavi için herhangi bir ilaç kullanılmaz, yanlız eğitimle tedavi edilebilir ya da hafifletilebilir. Disleksi olan bazı çocuklar öğretmenleri ve aileleri tarafından farkedilmedikleri zaman ilgisiz ya da konsantrasyon güçlüğü yaşayan çocuk olarak adlandırılırlar. Disleksi zeka ya da motivasyon ile ilgili bir sorun değildir. Bu çocuklar herkes kadar akıllıdır. Sadece beyinleri farklı çalışır. Bu fark, bilgileri almayı ve işlemeyi etkiler. Ülkemizde öğrenme güçlüğü çok farkında olunan bir alan değildir. 2017 yılından itibaren televizyonlarda gösterilmeye başlayan kamu spotu yayınlarıyla halk tarafından duyulmaya başlanıp ilgi gösterilmeye başlanmıştır.

 

Birçok çocuk için disleksi okula başladıklarında ve akademik beceriler kazanmakta başarısız olduklarında göze çarpar. Yani çocukların ilkokula başladıkları ilk aylar çok önemlidir. Akademik belirtiler farkedilince zaman kaybetmeden çocuğu bir uzmana götürmesi için aile öğretmen tarafından yönlendirilmedilir. Özellikle ilkokul birinci sınıf okutan öğretmenlere bu konuda çok sorumluluk düşmektedir. Öğretmenlerin öğrenme bozukluğu hakkında bilgi sahibi olması ve yönlendirmesi hayati önem taşımaktadır. Çünkü öğrenme bozukluğu olan bir çocukta eğitim ne kadar erken başlarsa o kadar ilerleme kaydedilir.”

 

 

Disleksiye sahip çocuklara oyun önerileri

 

Uzman Psikolog Ece Akın Bakana, disleksiye sahip çocuklar için birkaç oyun önerisinde bulundu.

 

Son harf ile kelime türetme oyunu:

Siz bir kelime söyleyin çocuğunuzun son harfi ile başlayan bir kelime bulmasını isteyin, oyun bu şekilde devam ettirin.

 

Alkış oyunu:

Kelimeleri alkışlarla hecelere bölün; a-ra-ba kelimesini her heceyi söylerken bir alkış yapın.

 

Hikaye anlatma:

Herkes bir cümle ekleyerek hikayeyi oluşturur. Hikayeyi oluştururken hem önceki olayları hatırlamak hem de yeni bilgiyi bu olaylar ile ilişkilendirme becerisi gelişir. Bunun oyun şeklinde ailece yapmak eğlenceli olmasına yardımcı olacaktır. Hikayeyi oluşturan cümlelerin görsel olarak canlandırılabilecek imgelerden oluşması önemlidir.

 

Eşini bulma:

Oyun kartları ya da hafıza kartları ile oynayabilirsiniz. Başlamadan 24 kartın (12 çift) hepsini ters olarak düzenleyin daha sonra her defasında bir kartı seçip ona dikkatle bakın. Diğer denemelerde ilk olarak açtığınız bu kartın eşini bulmaya çalışın. İlk baktığınız kartın eşini bulduğunda o çifti oyundan çıkarın ve diğer çiftleri bulmak için oyuna devam edin. Burada önemli olan giderek daha kısa sürede eşleri bulabilmektir. Süre tutarak çalışmayı devam ettirebilirsiniz.

 

Soru-cevap oyunu:

Bu oyun için bir konu hakkında sorular ve cevapların yazılı olduğu kağıtlar hazırlayın. Seçtiğiniz konu sosyal bilgiler dersi ile ya da bir spor dalı ile ilgili olabilir. Soruları herkes sıra ile çekip, okuduktan sonra cevaplamaya çalışmalıdır. Doğru cevabı bilen puan kazanır. Cevapları isterseniz soru kartlarının arkasına ya da altlarına kapalı kalacak şekilde yazabilirsiniz.

 

Disleksi ünlüler
+22
Henry Ford

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 17534

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4456

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 7069

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8436

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1451

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön