Karbonhidrat diyeti nasıl yapılır?

Karbonhidrat diyetine başlamak istiyorsanız önce bunları bilmelisiniz.

Karbonhidrat diyetinin püf noktaları

Karbonhidrat diyeti nedir?

Karbonhidrat diyeti, karbonhidrat miktarını en aza indirip tokluk hissini sürekli tutarak kilo vermeyi amaçlayan diyet türüdür. Karbonhidrat diyetinde insülin salgılanmasını düşürmemek amaçlanır ki açlık hissi oluşmasın.

 

Kimler karbonhidrat diyeti yapabilir?

Bu diyet günde ortalama 1 saat spor yapan kişiler için uygundur. Profesyonel sporcular için uygun değildir.

 

Karbonhidrat rejiminde hangi yiyecekleri yemek serbest?

  • Kırmızı et
  • Balık
  • Yumurta
  • Sebze
  • Meyve
  • Kuruyemiş
  • Yoğurt
  • Tereyağı, zeytinyağı

 

Karbonhidrat diyetinde hangi yiyecekler yenmemeli?

  • Şeker
  • Tahıl grubu ürünler
  • Trans yağlar
  • Yapay tatlandırıcılar
  • İşlenmiş gıdalar

 

Karbonhidrat diyeti ne kadar sürmeli?

6 gün diyet programına uyup haftada 1 gün serbest beslenebilirsiniz. Disiplinli bir şekilde 1 ay devam ederseniz yaklaşık 4-8 kilo arası vermeniz beklenir. Kaç kilo vereceğiniz günlük aktivite miktarına, bünyenize ve diyet programına ne kadar sadık kaldığınıza bağlı.

 

Karbonhidrat diyet programı nasıl olmalı?

Yenmesi serbest olan yiyecekler listesine bakarak günlük yemek programınızı kendiniz belirleyebilirsiniz.

 

1 günlük örnek karbonhidrat diyeti programı: 

 

Sabah kahvaltısı: Yumurta ya da omlet, şekersiz çay ya da kahve.

Öğle yemeği: Sebze yemeği, yoğurt, kuruyemiş

Akşam yemeği: Izgara kırmızı et ya da balık, sebze yemeği

Öğle ve akşam öğünleri yer değiştirebilir.

Yemek aralarında 1 meyve yenebilir.

 

 

Doç. Dr. Gökhan Özışık ve Uz. Dyt. Işınsu Köksal ise düşük karbonhidratlı diyetler için uyarılarda bulunuyor.

 

Hızlı ve sağlıklı bir şekilde zayıflamak için uygulanan diyetlerde, düşük karbonhidratlı beslenme tercih ediliyor. Ancak bilinçsizce uygulanan diyetler, kilo vermek bir yana birçok sağlık problemine de yol açabiliyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Memorial Wellness Sağlıklı Yaşam Danışmanı Doç. Dr. Gökhan Özışık ve Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Uz. Dyt. Işınsu Köksal, düşük karbonhidratlı diyetler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

 

Kısa zamanda kilo kaybı hedefleniyorsa…

 

Düşük karbonhidratlı beslenme; meyve, sebze, ekmek ve türevi tahıllar, şeker gibi karbonhidrattan zengin besinlerin sınırlandırıldığı; bunun yanı sıra et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri, yağlı tohumlar gibi protein ve yağdan zengin besinlerin sıklıkla tüketildiği bir programı içermektedir. Düşük karbonhidratlı beslenme programı ile kısa zamanda içerisinde hızlı bir şekilde kilo kaybı hedeflenmektedir.

 

Doğru uygulandığında diyetin birçok yararı var

 

Düşük karbonhidratlı diyetin birçok faydası olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. Doğru uygulanan düşük karbonhidratlı diyetin epilepsi hastalığının hafiflemesinde, tip-2 diyabetli obez bireylerin glikoz ve insülin direncinin azalmasında etkili olduğunu bilinmektedir. Düşük karbonhidratlı diyet, metabolik sendrom ve diyabet hastalığı ile ilgili komplikasyonları da azaltabilmektedir. Farklı bir araştırma ise bu tür diyetlerin iç organların çevresindeki yağlanmayı azaltmada, kan trigliserid değerlerini ve metabolik sendromun belirtilerini hafifletmede yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır.

 

 

Bilinçsizce yapılan diyetler tiroidin çalışmasını etkiler

 

Bilinçsizce yapılan çok düşük karbonhidratlı beslenmenin ise yarardan çok zararı olabilmektedir. Çok düşük karbonhidratlı beslenme; kan şekerinin kritik sınırlara inmesine, tiroit bezindeki hormon üretim dengesini bozulmasına ve T3 hormonu üretimi azalırken reverse-T3 adı verilen hormonun artmasına kısacası üretimin “aktif” hormondan “inaktif” hormon olarak değişmesine neden olmaktadır. Bu da hipotiroidi adı verilen tiroit tembelliğinin oluşmasına yol açabilir.

 

Kronik yorgunluk görülebilir

 

Yanlış uygulanan diyetler “stres hormonu” olarak bilinen kortizol hormonunun da artmasına yol açar. Yaşamsal fonksiyonlar için bir numaralı enerji kaynağı olan karbonhidrat girişinin kısıtlanması beyin tarafından “yaşamı tehdit eden bir durum” olarak algılanır. Kortizol artınca vücut kötü gün için yağ depolamaya başlar, sindirim yavaşlar ve halsizlik ortaya çıkar. Kortizol’e olan talebin artması hipotalamus, hipofi, böbreküstü bezleri arasındaki hormonal dengenin aşırı zorlanmasına bu da “kronik adrenal yorgunluk sendromu” adı verilen tabloya yol açabilir.

 

Yararlı bakteriler azalır, zararlı bakteriler artar

 

Meyve ve sebzelerin eklenmediği bilinçsizce yapılan bir diyet disbiozise; yani bağırsaktaki yararlı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin artmasına neden olur. Bu da protein, vitamin, mineraller gibi besin öğelerinin sindirilememesi, sindirimin yavaşlamasına neden olur. Bunun aksine belirli oranlarda sebze ve meyveler ile dengelenmiş bir diyet bağırsak sağlığını koruyarak sindirime yardımcı yararlı bakterilerin yani probiyotiklerin artmasını sağlar.

 

 

Bilişsel ve fiziksel fonksiyonlar zayıflayabilir

 

Çok düşük karbonhidratlı diyetler bilişsel fonksiyonların zayıflamasına neden olabilmektedir. Beyin hücrelerinin bazıları yağlardan sentezlenen keton cisimcikleri yerine sadece glikozdan enerji ihtiyaçlarını karşılar. Yetersiz ve bilinçsiz beslenme, glikoz kaynaklarının azalmasına neden olup halsizlik hatta fiziksel performansta da zayıflamaya yol açabilir.

 

Hormon dengesini bozabilir

 

Yanlış uygulanan çok düşük karbonhidratlı diyetler kadınlarda progesteron, östrojen, LH ve FSH gibi cinsiyet hormonların salgısını azaltıp adet düzensizliğine neden olabilir ve gebe kalmayı zorlaştırabilir. Aynı zamanda yapılan çalışmalar düşük karbonhidratlı diyetleri kısa dönemde düşük yağlı diyetlere göre daha fazla kilo verdirdiği fakat uzun dönemde ise verilen kiloların hatta bazen fazlasıyla geri alındığını göstermiştir.

 

Sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için

 

Düşük karbonhidrat diyetinin doğru uygulanması için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir. Kişiye özel olarak hazırlanan bu beslenme planı; karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller gibi tüm makro ve mikro besin öğelerini içermelidir. Belirli besinlere karşı bir hassasiyet yoksa özellikle insülin direncini azaltan ve glisemik indeksi düşük mevsim sebze ve meyvelerinin; çavdar ekmeği, tam buğday, yulaf kepeği, kinoa gibi tam tahıl kaynaklarının belirli miktarlarda beslenme programına eklenmesi gerekir. Glisemik indeksi yüksek şekerli içecekler, hazır meyve suları, yoğun şeker içeren tatlılar ve yüksek düzeyde alkol gibi beslenme alışkanlıkları bırakılmalıdır. Bu şekilde sağlıklı bir şekilde kilo kaybı sağlanıp kalıcı bir beslenme alışkanlığı oluşturulabilir.

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 426

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 746

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2296

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1660

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3300

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön