Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu kronik kalp ve tansiyon hastalarının Covid 19'a karşı dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.


Güçlü bağışıklık için düzenli uyku

Evde kalmanın çok önemli olduğu bu dönemde sağlıklı yaşam kurallarını hatırlamak ve hayatı buna adapte etmek özellikle kalp hastaları için büyük önem taşıyor. Öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirmek için uyku düzeni sağlanmalı. Ardından fiziksel aktivite de evde devam ettirilmeli. Sağlıklı beslenme hem kalp sağlığı hem de güçlü bağışıklık için büyük önem taşıyor.


Belirti vermeyen hastalık taşıyanlar da var

Bütün dünya son zamanların en büyük salgını Covid 19 ile güçlü bir mücadele veriyor. Virüsün dana fazla insana yayılmasını engellemek için uğraş veriyor. Enfeksiyon belirtisi olan ve tanı konmuş hasta kadar, tanı konmamış, belirti vermeyen ancak taşıyıcılık potansiyeli yüksek hastaların varlığını da unutmamak gerekiyor. Taşıyıcıların COV-SARS2 virüsünü yüksek riskli bir hastaya bulaştırması ile akut respiratuar distress sendromu denilen ölümcül bir tabloya neden olabilir.


COVID-19 için ölüm riski yüksek olan hastalar:

  • 65 yaş üstü
  • Kronik hastalığı olanlar
  • Bağışıklık sistemi zayıf olanlar
  • Yaştan bağımsız obezitesi olanlar (Özellikle vücut kitle indeksi 40 üzerinde olanlar)

Hastalıkla mücadelede kalp de efor harcıyor

Bilimsel raporlara göre hastaneye yatırılan COVID-19 hastalarının yaklaşık yüzde 40'ında kalp damar hastalığı veya beyin dolaşımında sorunlar (inme gibi) olduğu gözleniyor. Yine yatan hastaların önemli bir oranında hipertansiyon zemini olduğu da dikkat çekiyor. Virüsün ana hedefi akciğerler olsa da tüm vücudun oksijen ihtiyacını karşılamak için kalp önemli bir efor harcıyor. Akciğerin enfeksiyona bağlı yükü arttığında kalp sorunu olanlar bu artan eforla mücadele etmekte zorluklar yaşıyor.


Doktora danışmadan ilaç değiştirmeyin

American College of Cardiology kalp hastalığı olanların güncel grip ve pnömoni aşılarını yaptırmasını öneriyor. Bu sayede COVİD-19’a eşlik edecek diğer zorlaştırıcı enfeksiyonların azaltabileceğini düşünüyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği de şu anki bilgiler ışığında hiçbir tansiyon ilacının COVID-19 nedeniyle değiştirilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.


Kalp hastaları için 10 öneri

  • 7 saat düzenli uyku uyuyun.
  • Su içmeyi ihmal etmeyin.
  • Evde hafif ağırlıklar kaldırarak kaslarınızı çalıştırabilirsiniz. Bunu haftada 3 gün 10’ar dakika yapmaya çalışın.
  • Her gün 15 dakika kaslarınızı esnetecek egzersizler yapın, bu süre zarfında nefes egzersizi de yapmaya gayret edin.
  • Tuz ve şeker tüketimini azaltın. Aşırı tuz ve şeker tüketimi bağışıklık sistemini de zayıflatacaktır.
  • Sebze ve baklagil tüketin. Her gün 1 tabak sebze yemeği veya salatanız olsun.
  • Vitamin desteği almanız gerekebilir, bunun için doktorunuza danışarak çinko, C ve D vitamini için tavsiye alabilirsiniz
  • Önemli bir kalp sorununuz varsa bunu ertelemeyin, hekiminiz ile sesli veya imkan varsa görüntülü görüşerek önerilerine kulak verin.
  • Sosyal medyada olumsuz haberleri çok fazla takip etmeyin. Bu dönemde evde kalarak hastalığın yayılmaması için çok önemli bir fedakarlık yapıyorsunuz.
  • Kendinizi mutlu edecek hobilere odaklanın. Kitap okumak ve bir şeyler üretmek sizi mutlu edecek ve bağışıklığınızı güçlendirecektir.


Dr. Sinan Akkurt, kanser hastalarının Covid 19'a karşı dikkat etmeleri gereken noktaları anlattı.


Kanser hastaları, özellikle de ilaç tedavisi nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamış olan Covid-19 için en riskli grupta yer alıyor. Çin'den gelen ilk veriler ve İtalya başta olmak üzere Avrupa’dan gelen hastalığın bulaşarak yayılımına ilişkin raporlar da bunu doğruluyor. Ancak bu durum bizi paniğe değil, önlem almaya sürüklemeli. Alacağımız basit ama etkili önlemlerle bu riski en aza indirgememiz mümkündür. Kanser hastaları arasında en yüksek risk grubu hematolojik (kan) maligniteleri olan hastalar olarak görünüyor. Bunlar arasında Hodgkin dışı lenfoma, kronik lenfositik lösemi, akut miyeloid lösemi, akut lenfoblastik lösemi ve multipl miyelom gibi kan maligniteleri olan hastalar sıralanıyor. Ayrıca aktif kemoterapi, immünoterapi gören hastalar ve kemik iliği nakli hastaları da bağışıklık eksikliğine sahip olduklarından riski yoğun gruptalar. Risk, aktif tedavi döneminin ötesine de uzanıyor. Çünkü tedavi bittikten ya da ameliyattan sonra hastaneden ayrıldıktan sonra tedavinin etkileri sona ermez. Kanserden sonraki etkiler ve tedavinin immünsüpresif etkileri daha uzun süreli olabilir. Dolayısıyla ister aktif tedavi görsün, ister görmesin tüm kanser hastaları ve dolayısıyla yakınlarının ekstra temkinli olmaları gerekli.


Peki temkinli olmaktan ne kast ediyoruz?

  • Ellerinizi sık sık su ve sabunla yıkayın. Bu, ellerinizdeki mikropları öldürmenin ve başkalarına yayılmasını önlemenin en iyi yollarından biridir.

  • Gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan kaçının.

  • Yakın temastan kaçının. Kimseye altı metreden fazla yaklaşmayın. Maske kullanmak sosyal mesafenin yerine geçmez.

  • Evinizde birlikte yaşadığınız insanlara 2 metreden (3 adım) fazla yaklaşmayın. Ayrı havlular kullanın. Tuvalet ve banyoyu ortak kullanmanız gerekiyorsa, bunları kullandıktan sonra temizleyin.

  • Öksürürken ya da hapşırırken tek kullanımlık mendillerle ağzınızı kapatın.

  • Tokalaşmayın, öpüşmeyin, sarılmayın.

  • Tedaviye gitmenin dışında evde kalın. Tedavinizi aksatmayın.

    #habericireklam#300x250#400#right#
  • Evinizi sık sık havalandırın. Evinize ziyaretçi kabul etmeyin.

  • Tedaviye giderken kanser hastasına 21-60 yaş grubundaki sağlıklı bir yakınının eşlik etmesi yeterli olacaktır. Daha kalabalık bir grupla tedaviye gitmekten kaçının.

    Sık dokunduğunuz nesneleri ve yüzeyleri dezenfekte edin.

  • Sağlıklı beslenin. Bol su için.

  • Kitap okumak, aile ve arkadaşlarınızla İnternet/telefon yoluyla sohbet etmek, örgü örmek, bulmaca çözmek, ev içinde egzersizler yapmak, müzik dinlemek, pencereden/balkondan bakınmak, kendinize ait bir bahçeniz varsa kimseyle 6 metreden fazla yaklaşmamak kaydıyla temiz hava almak gibi zihninizi olumlu etkileyecek faaliyetlerde bulunun. Egzersiz ve hayata pozitif bir bakış açısı bağışıklık sisteminizin güç kaynağıdır.

  • Her gün aynı saatte uyuyup uyanmaya ve günde ortalama 6-8 saat uyumaya özen gösterin. Uyku, bağışıklık sisteminin dostudur.


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.