Hayal kırıklığı

Hayal kırıklığı

-Tuğçe çatlatma da anlat, neler oldu Mert’le?

 

-Mert kim ya? Yakalayamadım sizi. Baştan anlatın.

 

-Of, Gizem ya, ne olacak yine aynı hikaye. Serpil sen tabii bilmiyorsun, çalıştığım yerde açılan bir eğitimde tanıştım Mert ile. Kahve aralarında bakışmaya başladık. Kurs süresince pek bir sohbetimiz olmadı ama kurs için açılan Whatsapp grubunda birkaç yazışmamız oldu. Kurs bittikten bir süre sonra da Mert beni Instagram’dan ekledi.

 

-Hatırlıyorum, çok heyecanlanmıştın.

 

-Ya ne demezsin, sonrası da keşke o kadar heyecanlı olsaydı. Paylaştığım şeyleri beğenmeler, hikayelerime ifade bırakmalar…

 

-Hikaye de mi yazıyorsun Tuğçe?

 

-Serpil az sosyal medya öğren ya. Gerçi ben biliyorum da başım göğe mi eriyor? Birkaç hafta böyle karşılıklı beğenmelerle geçti. Sonra bir gün hikayemle ilgili Instagram’dan bana mesaj attı. Tam bir saat mesajlaştık. Gizem’e de yollamıştım yazışmalarımızı.

 

-“Sanırım bu sefer olacak” demiştin.

 

-Bak, hatırladıkça sinir oluyorum. Neyse, tüm gün mesajlaşmaya başladık. E tabii, günaydınlar, iyi geceler, canım, cicimler havada uçuşuyor. Bir de baktım tatilde gidebileceğimiz yerleri bile konuşmaya başlamışız.

 

-Bak işte bu durumdan iyi anlarım. Sosyal medyada iyi olmayabilirim ama bir chat kuşağı olarak yazışma işi benden sorulur. Ay, lisede ne chat yapardık, hey gidi günler…

 

-Sağol Serpil, ergen benzetmen olaya daha bir derinlik kattı.

 

-E, hadi ya, devam et.

 

-Enerjisi bana iyi gelmişti. Aynı şeylerden hoşlanıyorduk; benim gittiğim yerlere gelmek, paylaştığım yemeklerden tatmak, çektiğim fotoğraftaki gün batımını benimle izlemek istiyordu. Konuşmalarımıza o kadar şirin ifadeler koyuyordu ki ona sarılasım geliyordu.

 

-Tuğçe, çıkıp bir kahve içseydiniz bari.

 

-Kızım, ben Anadolu yakasında oturuyorum o ise Avrupa yakasında oturuyor. Kolay mı buluşmak bu kadar saat çalışırken ve bu kadar trafik varken? Her an telefonun ucunda olduğumuzdan da kolayına kaçtık sanırım. Tabii, bir ayın ardından buluşma planımızı yaptık. Önce bir kitap fuarına uğrayacak, sonra da benim gün batımı mekanıma gidecektik.

 

-Şükür, Tuğçe.

 

-Geriye baktığımda ben de şükür diyorum; ucuz atlattım. Kitap fuarında tam 1 saat 15 dakika Mert Bey’i bekledim. Giriş standında beni görevli sananlar olacak kadar uzun bir zamandı yani. Tabii ki trafik yüzünden geç kalmış. “İstanbul burası, olabilir” dedim tüm sinirime rağmen. “Sonra kitaplara bakmaya başladık” demeyi çok isterdim ama kitaplara bakan sadece ben oldum. Yazışmalardaki o kitap kurdu, standlardaki görevlilerin orasını burasını eleştiren sinir bozucu gerçek bir kurda dönüştü. Kendisine ikinci bir şans vererek hemen gün batımı planına geçtim.

 

-Tuğçe, bu romantik tarafını da hiç bilmezdim.

 

-Merak etme Serpil, romantik tarafımı bu gidişle sadece siz görebileceksiniz. Gittiğimiz mekan, boğazı gören bir yerdi. Karşımızda gün batımı, masamızda iki kadeh şarap, yani bir şey hariç her şey olması gerektiği gibiydi. O şey ise Mert Bey’di. Benim gün batımı fotolarıma, hikayelerime şiirlerle karşılık veren adam boğazdaki yalıların ne kadar edeceğinin hesabına girişti. Ardından bir de elimi tutmasın mı, şaşkınlıktan sadece “Biraz hızlıyız galiba” diyebildim. O ise pişkin pişkin “Bir aydır konuşuyoruz, o kadar da olsun canım” dedi, “canım” kelimesini vurgulayarak.

 

-Bu erkekler de bazen gerçekten odun oluyorlar.

 

-Yok Gizem, yaşadıklarımdan sonra artık böyle düşünmüyorum. Hayatım sosyal medya meydanlarında olduğundan, gelenin bu hayata girmesi zor olmuyor. Ardından hemen yazışmaya başlıyorum. Karşımdakinin kullandığı kelimelere, yazışmalarda koyduğu ifadelere kendi istediğim anlamları yükleyerek onu hayalimdeki kişiye dönüştürüyorum. Oysaki konuşmalardaki tonlamalar, mimikler ve o an bilgi dağarcığından bir anda çıkıveren kelimeler, karşımdakini gerçekten tanımamı sağlıyormuş.

 

-Peki, sonu ne oldu?

 

-Ne olacak, hayal kırıklığı…

 

 

Naciye Kavas

 

Fotoğraf: Tuğçe Özdeniz Arslan 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Koruyucu psikolojik yaklaşım
    Koruyucu psikolojik yaklaşım

    Süresi : 29:24 İzlenme : 0

  • Çocukken korumak, yetişkini tamir etmekten kolay: Çocukluk çağı travması
    Çocukken korumak, yetişkini tamir etmekten...

    Süresi : 41:21 İzlenme : 0

  • Travmaya duyarlı okul
    Travmaya duyarlı okul

    Süresi : 08:03 İzlenme : 0

  • Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine nasıl yaklaşmalı?
    Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine...

    Süresi : 23:38 İzlenme : 0

  • Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli anlatıyor
    Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli...

    Süresi : 08:40 İzlenme : 0

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön