HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Yeter artık!
Giriş: 20 Temmuz 2026, Pazartesi 10:31
Güncelleme: 20 Temmuz 2026, Pazartesi 10:31
Ersin Ata

Merhabalar.

Sizlere bu ay ikinci yazımı, beni derinden üzen bir haber üzerine kaleme alıyorum. Yaklaşık on altı senedir bu güzel platformda yazdığım yazılarla ülkemizin gündemini değerlendirmeye çalışıyorum. Ancak ne yazık ki yıllardır kaleme aldığım birçok yazının ortak noktası değişmiyor: Eğitimde fırsat eşitliği, özel gereksinimli bireylerin hakları ve eğitim kurumlarında yaşanan ihmaller... Defalarca yazmama, defalarca dile getirmeme rağmen bugün yine benzer bir olayla karşı karşıyayız. Bu kez olay Mersin'de yaşandı.

İddialara göre belediyeye ait bir merkezde eğitim gören atipik otizm tanılı 5 yaşındaki bir çocuk, görevli öğretmeni tarafından şiddete maruz kaldı. Olay yargıya taşındı ve süreç devam ediyor. Elbette mahkemelerin vereceği karara saygı duymak, hukuk devletinin temel gereğidir. Ancak bu haberin ortaya çıkardığı tablo bile hepimizin uzun uzun düşünmesini gerektiriyor.

Ben bu yazıda mahkemenin yerine geçip hüküm vermeyeceğim. Benim derdim çok daha farklı. Benim derdim, kendini ifade etmekte güçlük çeken çocuklarımızın güvenliği. Otizmli çocuklar bizlerden farklı öğrenebilir, farklı iletişim kurabilir. Kimi zaman yaşadıkları acıyı anlatamaz, korkularını kelimelere dökemezler. İşte tam da bu nedenle onları korumak, toplum olarak hepimizin görevidir. Çünkü onların sessizliği, yaşadıkları acının olmadığı anlamına gelmez.

Yıllardır engelli hakları için mücadele eden, serebral palsiyle yaşayan bir birey olarak şunu çok net söyleyebilirim: Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Çocuklarımızın güven içinde eğitim almasını, ailelerin evlatlarını emanet ettikleri kurumlara gönül rahatlığıyla bırakabilmesini istiyoruz.

Özel gereksinimli bireylerle çalışmak sadece meslek sahibi olmak değildir. Sabırdır, vicdandır, sevgidir ve en önemlisi büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşıyamayacak kişilerin çocuklarımızın hayatında yer almaması gerekir. Bu olay yalnızca bir aileyi değil, hepimizi ilgilendiriyor. Çünkü bugün otizmli bir çocuğun başına gelen bir ihmal, yarın başka bir özel gereksinimli çocuğun da başına gelebilir. O yüzden artık sadece olaylar yaşandıktan sonra tepki vermek yerine, önleyici tedbirleri konuşmalıyız. Personel seçiminden denetim mekanizmalarına, kamera sistemlerinden eğitim programlarına kadar her ayrıntı yeniden gözden geçirilmelidir.

Artık yeter!

Her benzer olaydan sonra birkaç gün konuşup sonra unutamayız. Çocuklarımızın güvenliği gündemden düşecek bir konu değildir. Özellikle de kendini savunamayan, sesini duyuramayan çocuklarımız söz konusu olduğunda toplum olarak daha duyarlı, kurumlar olarak daha titiz ve devlet olarak daha kararlı olmak zorundayız. Çünkü bir ülkenin gerçek medeniyeti; en güçlü insanına değil, en savunmasız çocuğuna nasıl davrandığıyla ölçülür.

Herkese engelsiz bir ay diliyorum…

Paylaş:
brush-purple Yorumlar