Ebeveynliğe bütüncül bir yaklaşım ile hazırladığımız bir rehberin ikinci bölümü… Bu bölümde hamilelik öncesi yapılması gereken jinekolojik hazırlıkları Prof. Dr. İlkkan Dünder ile konuştuk.


Biz ne yazık ki toplumsal olarak bu farkındalığa sahip değiliz çoğunlukla hamilelik kaldıktan daha sonra jinekolojik muayeneye gidiyoruz. Peki, jinekolojik muayenede ideal zaman ne zamandır? Ve planlı hamilelikte ne kadar önce muayeneye gelmeliyiz?

Evli çiftlerin her gebe kalmaya karar verdiklerinden itibaren mümkün olan en kısa zamanda, gebe kalmadan önce mutlaka bir jinekoloğa gitmesi gerekir. Biz minimum iki ay olmasını tercih ederiz. İki ay sonra planlanacak bilgi gebelik öncesinde gitmenin avantajı ise şudur: Toplumdaki beslenme yapılara baktığımız zaman folik asit eksikliği bizim toplumumuzda genel olarak vardır ve biz de bu folik asit eksikliğine karşı gebe kalmadan iki ay önce bunun başlamasını isteriz, kullanılmasını isteriz. O yüzden en sağlıklısı budur. Hasta geldiğinde de kan tetkikleri, jinekolojik muayene, ultrasonla rahim ve yumurtalıkların kontrolleri yapılması gerekir.


Arkadaş ortamında dahi çocuk planladığımızı söylediğimiz an etrafımızdan “hemen folik asite başla” şeklinde cümleler duyuyoruz. Folik asit doktora danışılmadan kullanılabilir mi? Bu, bizim böyle kendi başımıza hemen alıp kullanabileceğimiz bir şey midir?

Tabii ki bütün ilaçlarda olduğu gibi folik asite de bir hekim kontrolü altında başlanması daha doğru bir seçim olacaktır. Folik asit eksikliğine bağlı gebelik kayıpları söz konusu olabilmekte veyahut sinir sistemine ait fetus, anne karnındaki bebek problemler yaşayabilmektedir. Bu nedenle biz bunun desteklenmesi amacıyla folik asit düzeyine dahi bakmaksızın çünkü kaybedeceğimiz hiçbir şey yok… Belli dozlarda gebe adaylarında folik asite başlarız ve gebeliğin 12 haftasına kadar da bu folik asite devam ettiririz. Şayet geçmişinde gebelik kaybı söz konusu ise bu folik asiti biz gebeliğin yarısına kadar, 20. gebelik haftasına kadar dahi devam ettiririz. Ancak önceden başlamak, özellikle iki ay öncesinden, hiç olmazsa bir ay öncesinde buna başlamak gebelik sağlığı açısından en mükemmelidir.


Planlı hamileliği düşünen bir kadın jinekolojik muayenede hangi testlere tabi tutulur?

Normal jinekolojik muayenesi yaptıktan sonra şayet hiçbir sorun söz konusu değilse güzel bir anamnezinin alınmış olması gerekir. Yani hasta ile veya gebe adayıyla her şeyin, doğumdan itibaren bütün aşılarının, geçirdiği hastalıklarının, geçirdiği ameliyatlarının, ailesinde var olan hastalıkların, ailesinde var olan hastalıkların, geçirilmiş olan ameliyatların hepsinin özellikle anne ve kız kardeşler olmak üzere bunların değerlendirilmesi lazım. Buralara ilgili bir sorun söz konusuysa onları ön plana çıkarmak lazım veya eklemek lazım. Örneğin annesinde diyabet var veya ailede yaygın bir şekilde birkaç sülalede fenilketonüri dediğimiz veya doğumsal veya kromozomal hastalıklar var. O zaman ayrıca bunların üstüne gitmek şart. Ama bunun dışında öncelikle her şey normal ise, ailede herhangi bir sorun gözükmüyorsa, normal gebe kalmak isteyen bir kimse ise bir tam kan tahlilini, bir tam idrar tahlili, rutin olarak karaciğer fonksiyon testlerini ve böbrek fonksiyon testlerini yapmak gerekiyor. Çünkü bunlar ancak teste çıkabilecek şeyler… Bazen hiçbir şikayet dahi oluşturmadan sinsice insanın vücudunda var olabiliyor. Kızamıkçık aşısı var mı yok mu? Bunların hepsi bizim için çok önemlidir ve yaptırırız veya testlerle bunların hepsini değerlendiririz.


Halk arasında doğru bilinen yanlışlar var… Şu an vereceğim örneğin ben de doğru olup olmadığını bilmiyorum ancak mesela cinsel birliktelik sonrası ayakları yukarı dikmek vesaire… Bunlar doğru mudur?

Gebelik istemli ilişki sonrasında hangi pozisyonda kadın kalırsa kalsın sperm bunların hiçbirinden etkilenmez, o yolunu alır. Onun için “ilişkiden sonra bacaklarınızı yukarı kaldırın” cümlesi, bunlar hep safsatadır. Çünkü anne adayı içerisinde bir sıvı vardır o sperm, vajene boşaldıktan sonra bu sperm o sıvı içerisinde kendi yolunu alır. Hiç fark etmez…


Peki, rahim filmi sonrası hamile kalma olasılığı artar mı? Rahim film sonrası hamile kalan birçok kişi var bu bir tesadüf müdür?

Yok, tesadüf değildir. Şöyle ki “gebe kalamıyorum” diye bize başvuran insanlarda yapmamız gereken üç tane basit test vardır. Bir tanesi erkeğin incelenmesi ve öncelik olur çünkü erkeğinki çok kolaydır, spermiyogram dediğimiz test yapılır. O normal ise kadında “Yumurtlama var mı?” Buna bakılır. Rahim ve rahim kanalı, rahim içi ve kanallar, tüpler açık mı, düzgün mü? Bunları saptayabileceğimiz iki tane testimiz var. Yumurtlama testini ultrasonla izleyip veya hormonlara bakarak kişinin yumurtlayıp yumurtlamadığı anlarız. Tüplerin açık olup olmadığını veya rahim içinde bir polip vs. yer kaplayan bir kitle olup olmadığını anlamak için ise histerosalpingografi dediğimiz rahim filmini çekmemiz gerekir. Kimi zaman “Gebe kalamıyorum” diyen insanların rahim filmi esnasında aşağıdan basınçla verilmiş olan sıvının kanallar içindeki minik pıhtıları itmesiyle kanalın temizlendiğini görürüz. Yani bir yere su döküp burayı nasıl temizliyorsunuz aynı o şekilde… Şayet buna bağlı yani kanal, tüpler içindeki basınçlı sıvıyla gidebilecek şekilde bir yapı söz konusuysa - ki bunu önceden anlama şansımız sıfırdır, bilemeyiz- o ortadan kalktığı için tüpler açılmış olur ve bir sonraki ay bakarsınız kişi gebe kalmış. Ancak tabii her rahim filmi çekilen gelecek ay gebe kalacaktır diye bir kavram asla söz konusu değildir.


Belli bir deneme sonrasında tüp bebeğe yönlendirme gibi bir şey var mıdır? Nasıl tüp bebeğe yönlendirilir çiftler?

Maalesef ülkemizde veya belki dış dünyada da aynı şekilde tüp bebeğe karşı yönlendirmede biraz aceleci davranılmamalıdır. Bunun stepleri vardır. Kişinin erkek veya kadındaki problemin içeriğine göre… Düzelebilecek mi? Tedaviden fayda görebilecek mi göremeyecek mi? Nasıl bir sorunla karşı karşıyayız? Önce onu tespit etmek lazım. Herhangi bir yöntemle tüp bebek haricinde gebe kalamayacağını kesin kâni isek o zaman tüp bebeğe yönlendiririz. Ama aşılama dediğimiz gibi farklı yöntemlerle veya yumurtlama zamanını tam belirleyip yumurtayı çatlatıp o dönemde doğal yollardan ilişkiye girmesini istediğimiz ve gebe kalan da çok hastamız olmuştur. Bazı kimseler normal beklenen dönemde değil genellikle daha geç veya daha erken yumurtalıklarından dolayı bir türlü gebe kalamıyor olabilirler. Bunu ultrasonla izleyip yumurtanın çatladığını görüp o gün temasta bulunup gebe kalabilirler. Yani maalesef bir tüp bebeğe doğru bir yönelim var. Bu da tabii ticari kaygıları da insanların kafasında beraber getirmekte. Onun için stepleri iyi dinlemeleri, doktordan her şeyi sormaları ve gerçekten tüp bebek dışında başka çaresi kalmadıysa tüp bebeği kabul etmeleri gerekir.


Miyomlar ve kistler hamileliğe engel midir?

Kistlerin genellikle hamileliğe engel tarafı söz konusu olmaz. Kistler yumurtalıkların içerisindedir ama bu kistin ne kisti olduğunu bilmek gerekir. Mesela bir çikolata kisti ise yani endometriozis istediğimiz bir hastalığın yumurtalıktaki tezahürü ise o zaman gebeliğe engel olabilmektedir. Kistin varlığı değil içeriği önemlidir yani endometriozis ister istemez kişinin gebe kalma şansını yüzde yetmiş oranında düşürür. 100 tane endometriozisi olan kadının 30 tanesi kendiliğinden gebe kalabilir. 70 tanesi kalamaz, yardımcı tedavi metotlarını ihtiyacımız vardır. Miyomlar ise çok değişkendir. Büyüklüğü, rahim içinde yerleştiği yer… Bunların hepsi bizim için çok önemli ama genellikle miyomlar gebeliğe mani olmazlar, çok nadirdir. Ancak şu var: Gebe kaldıktan sonra düşüğe veya erken doğuma neden olabilirler. Bu da azdır yani korkutmak için söylemiyorum bilakis içlerini daha da ferahlatmak için söylüyorum.


Planlı hamilelik düşünen kişilere tavsiyelerinizi merak ediyorum, nelerdir?

İyi düşünsünler. Gebe kalıp kalmamayı, zamanlamayı, beraber büyütüp büyütemeyeceklerini… Çünkü son zamanlarda biraz daha değişti ama genel kanı “çocuğu anne büyütür, babanın katkısı azdır” şeklindedir. Bunu beraber büyüteceklerine inandıkları zaman, bebeğe veya çocuğa yeteri kadar ilgi göstereceklerine inandıkları zaman çocuk sahibi olmaya karar versinler. Çünkü daha 2.5-3 yaşından itibaren kreşe verilip, kreşlerde büyütülecek bir çocuk benim şahsi görüşüme göre çok sağlıklı nesiller getirmeyecektir. Anne baba ile yetişmek, o sevgiyle, o bilgiyle, o kültürle hayatını devam ettirmek bence en doğrusudur.



Video röportaj serimizin üçüncü bölümü 3 Ağustos Çarşamba hthayat.com ve hthayat Youtube kanalında!


Hamileliğe hazırlık rehberinin önceki bölümleri:






Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.