HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Çocuğumun hayali arkadaşı var!
Giriş: 10 Eylül 2026, Perşembe 10:32
Güncelleme: 10 Eylül 2026, Perşembe 10:32

Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan hayali arkadaşlar, ebeveynlerin düşündüğünün aksine tek başına endişe kaynağı değil. Çocukların oyun dünyasında önemli bir yere sahip olan bu kurgusal karakterler; yaratıcılığı desteklemekten zorlayıcı duygularla baş etmeye kadar birçok farklı işleve sahip olabiliyor. Peki, hayali arkadaşlar çocukların gelişimi hakkında ne söylüyor? Dr. Öğretim Üyesi Sura Ertaş, hayali arkadaşların çocuk dünyasındaki yerini ve ebeveynlerin bu durumda nasıl yaklaşması gerektiğini anlattı.

Çocuğun neden hayali arkadaşı olur ve bu ne anlama gelir?

Hayali arkadaşlar, çocukların zihinlerinde görünmez ve duyulmaz varlıklar olarak yaratılabileceği gibi, peluş hayvanlarına veya diğer oyuncaklarına insansı özellikler kazandırarak, onları kendine özgü kişiliği ve tercihleri olan bir karakter olarak görmeleriyle de ortaya çıkabilir. Bu kurgusal figürler, çocukların hayatında tek bir işlevle yer almaz; her çocuk için farklı amaçlara hizmet edebilir. Bazı teorik yaklaşımlar, hayali arkadaşların temelde yalnızlığı telafi etme işlevi ile kurgulandığını söylese de gerçek kardeşleri veya arkadaşları olan çocuklar da hayali arkadaşlar yaratabilmektedir.

Araştırmalar, hayali arkadaşların çocuklar için oyun arkadaşı, zorlayıcı durumlarda rahatlama ve teselli kaynağı, başa çıkma mekanizması, yaratıcılıklarını ortaya koymaları için alan, özgüveni destekleyen bir unsur ve hatta ödevlerini yapmaları için teşvik eden bir motivasyon kaynağı olarak işlev görebildiğini göstermektedir. Bu nedenle de araştırmacılar ve psikologlar bu kurgusal figürleri arkadaştan ziyade “eşlikçi” olarak ele alırlar. Çünkü çocuklar tarafından çeşitli durumlarda kendilerine eşlik etmeleri motivasyonuyla kurgulanırlar.

Hangi yaş aralığında çocuğun hayali arkadaşının olması normal kabul edilir?

Çocuklar genellikle 3 - 4 yaş civarında hayali arkadaşlar yaratmaya başlarlar. Psikologların ve araştırmacıların da en çok üzerinde çalıştığı yaş aralığı budur. Araştırmalar 7 yaşından küçük çocukların yaklaşık %67’sinin hayali bir arkadaşa sahip olduğu göstermektedir. Ayrıca, hayali arkadaş yaratma davranışı orta çocukluk döneminde de devam edebilir ve daha nadir olmakla birlikte ergenlik döneminde dahi görülebilir. Başka bir önemli nokta ise hayali arkadaşlar çoğu zaman kısa sürede ortadan kaybolmaz; aylar hatta bazen yıllar boyunca varlıklarını sürdürebilirler.

Çocuğun birden fazla hayali arkadaşı olması normal midir?

Evet, bu tamamen normal bir durumdur. Bazı çocuklar aylar hatta bazen yıllar boyunca tek bir hayali arkadaş ile ilişki kurarken bazıları aynı anda birden fazla hayali arkadaş yaratabilirler. Bazı çocuklar ise ilgi alanları ve oyunları değiştikçe farklı hayali arkadaşlar yaratabilir; yani bir hayali arkadaşın ardından başka bir hayali arkadaş gelebilir. Ayrıca, hayali arkadaşlarıyla bir grup bile oluşturabilirler. Literatürde birden fazla hayali arkadaşa sahip olmanın tek bir hayali arkadaşa sahip olmaya kıyasla daha az normal ya da daha az sağlıklı olduğuna işaret eden bir çalışma bulunmamaktadır. Çocuğun kaç tane hayali arkadaşının olduğu, tek başına herhangi bir gelişimsel sorunla ilişkili görünmemektedir. Bu durum daha çok çocuğun hayal gücünü ne kadar aktif ve ne kadar farklı biçimlerde kullandığını yansıtır.

Çocuğum bana hayali arkadaşı ile ilgili bir şeyler söylediğinde örneğin “Arkadaşım da bizimle yemek yiyecek” dediğinde ebeveyn olarak nasıl karşılık vermeliyim?

Genel olarak önerilen yaklaşım, hayali arkadaşa karşı sıcak, rahat ve doğal bir tutum sergilemek; onu reddetmemek ama gereğinden fazla müdahil de olmamaktır. Örneğin çocuk, “Arkadaşım da bizimle yemek yiyecek” dediğinde ebeveyn, bunu doğal ve kabul edici bir şekilde karşılayabilir; isterse hayali arkadaş için masada bir yer ayırabilir ya da onun da orada olduğunu kabul edebilir. Ancak bunu yaparken hayali arkadaşı gerçek bir kişiymiş gibi ele almak ya da onun aile içindeki rolünü fazla önemsemek veya yönlendirmek gerekmez. Burada önemli olan çocuğun yönlendirmesini takip etmektir: Hayali arkadaşına ilgi göstermek ve çocuğun deneyimini kabul etmek, ancak oyunu yönetmeye çalışmamak gerekir. Araştırmalar, çocukların kendilerinin de hayali arkadaşlarının gerçek olmadığının farkında olduklarını göstermektedir. Dolayısıyla ebeveynlerin çocuğun oyununa eşlik etmesinin, onun gerçek ile hayal arasındaki ayrımı yapamamasına yol açacağı konusunda endişelenmelerine gerek yoktur.

Çocuk hayali arkadaşını bahane ederek kendi yaptıklarını sakladığında, “O yaptı”, “Oyuncaklarımı o kırdı” gibi şeyler söylediğinde nasıl yaklaşmalıyız?

Çocuklar hayali arkadaşlarını bazen söz dinlemeyen, davranışları öngörülemeyen, istenmeyen davranışlar sergileyen veya çocuğun istediğini yapmayı reddeden karakterler olarak anlatabilmektedir. Kendi sorumluluklarından kaçınmak için kendi yaptıkları bir davranışı sanki hayali arkadaşları yapmış gibi aktarabilirler. Bu durum özellikle küçük çocuklarda oldukça yaygın ve gelişimsel açıdan normal bir davranıştır. Burada önemli olan, bu durumu doğrudan bir “yalan söyleme” davranışı olarak ele almaktan ziyade küçük çocukların zorlayıcı durumlarla veya duygularla baş etmeye yönelik erken ve henüz tam gelişmemiş bir süreçleri olarak düşünülebilir. Ebeveynler böyle bir durumu hayali arkadaşı yargılamadan veya küçümsemeden karşılamalı; ancak aynı zamanda gerçek hayatta gerçekleşen davranışın sorumluluğunu sakin ve tutarlı bir şekilde çocuğa hatırlatmalıdır. Örneğin, ebeveynler hayali arkadaş tarafından dağıtıldığı söylenen oyuncakları toplarken çocuğun katılımını teşvik edebilir. Böylece hayal ile gerçek hayattaki sorumluluk birbirinden ayrılmış olur.

Çocuğun hayali arkadaşına yüklediği özelliklerden onun duygusal dünyası hakkında bir şey anlamak mümkün mü?

Hayali arkadaşın belirli bir özelliğini doğrudan çocuğun gizli bir duygusunun ya da yaşantısının aynası olarak yorumlamak genellikle doğru değildir. Bununla birlikte, çocuğun hayali arkadaşı hakkında anlattıkları ve oluşturduğu hikâyeler, onun ilgi alanları, kaygıları veya sosyal ilişkileri nasıl anladığı hakkında bize bazı ipuçları verebilir. Ancak bunları çocuğun iç dünyasına açılan güvenilir bir pencere veya duygularını çözümlemek için kullanılabilecek bir yöntem olarak görmemek gerekir. Bunları çocuğu anlamaya yönelik merak uyandıran ipuçları olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Çocuğumun hayali arkadaşı olmasının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Araştırmalarda hayali arkadaşlarla ilgili en güçlü ve tutarlı bulgular, anlatı becerileri ve yaratıcılık ile ilişkilidir. Hayali arkadaşları olan çocukların daha zengin ve ayrıntılı hikâyeler anlattıkları ve günlük hayattaki yaratıcılıklarının ilerleyen yıllarda, hatta yetişkinlik döneminde bile devam ettiği görülmüştür. Bazı araştırmalar ise hayali arkadaşları olan çocukların başkalarının düşüncelerini, inançlarını ve duygularını anlamada daha başarılı olabildiklerini göstermektedir. Ayrıca bu çocukların genel olarak sosyal, akranları tarafından sevilen ve çekingenlik ile kaygı düzeyleri düşük çocuklar oldukları bulunmuştur. Dolayısıyla bu bulgular, hayali arkadaşların yalnız veya sosyal açıdan yetersiz çocuklara özgü olduğu yönündeki eski görüşün aksine, hayali arkadaşları olan çocukların genel olarak sosyal ve akranlarıyla iyi ilişkiler kurabilen çocuklar olduğunu göstermektedir. Gelişimi tipik seyreden çocuklar açısından hayali arkadaş sahibi olmanın belirgin bir dezavantajını ortaya koyan kanıtlar ise oldukça sınırlıdır. Örneğin, hayali arkadaşların çocukların hayal ile gerçek arasındaki ayrımı yapamamasına veya gerçek arkadaşlıklarının yerini almasına yol açtığına dair güçlü bir kanıt bulunmamaktadır.

Ebeveynler hangi durumlarda endişelenmeli? Bu konuyla ile ilgili ne zaman bir uzmana danışmalıyız?

Hayali bir arkadaşın varlığı tek başına endişe verici bir durum değildir. Ayrıntılı görüşmelere dayanan araştırmalar, çocukların büyük çoğunluğunun hayali arkadaşlarının gerçek olmadığının açıkça farkında olduğunu ve hatta bunu kendiliğinden ifade edebildiğini göstermektedir. Hayali arkadaş ile gerçek arasındaki ayrımın çocuk için gerçekten belirsiz olduğu durumlar ise oldukça nadirdir. Bununla birlikte, çocuk hayali arkadaşının gerçekten var olduğuna ısrarcı ve güçlü bir şekilde inanıyor, hayal ile gerçek arasındaki ayrımı yapmakta zorlanıyor ya da hayali arkadaş başka belirtilerle birlikte ortaya çıkıyorsa bir uzmana danışmak uygun olabilir. Örneğin, çocuğun kendi kimliğiyle ilgili belirgin bir kafa karışıklığı veya yoğun sıkıntı yaşaması dikkat edilmesi gereken durumlar arasındadır. Benzer şekilde, hayali arkadaş yoğun korku veya endişe ile ilişkili ise ya da çocuğun davranışlarında genel olarak kaygı verici değişiklikler gözleniyorsa profesyonel destek düşünülebilir. Bunların dışında, hayali bir arkadaşın varlığı çocukluğun normal ve çoğu zaman çocuğun gelişimini destekleyici bir parça olarak anlaşılmalıdır.

News Image
ÇOCUKLU HAYAT

Eyvah, çocuğum birinci sınıfa başlıyor!

News Image
ÇOCUKLU HAYAT

Çocuğum kendi kendine oyun oynamıyor!

Paylaş:
brush-purple Yorumlar
ITEM