HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
6 Şubat Depremi: Toplumsal hafıza ve bugün
Giriş: 05 Şubat 2026, Perşembe 14:09
Güncelleme: 06 Şubat 2026, Cuma 07:06

2023’ün 6 Şubat’ı sadece yıkım değil, aynı zamanda milyonlarca insanın iç dünyasında silinmez bir parça oldu. Bu tarih, toplum olarak yaşadıklarımızı hatırlatan, anlamlandıran ve geleceğe taşıyan bir kilometre taşı olarak toplumsal hafızaya yerleşti. Unutmak istemediğimiz anılar, hem acı hem de dayanışma hikâyeleri barındırıyor. Doğal afetlerin toplumlarda yarattığı etkileri gözden geçirmek, her yeni yıl dönümünde daha da önem kazanıyor çünkü zaman, 6 Şubat 2023 tarihinin üzerine yıllar ekliyor.

Toplumlar doğal afetlerde neler yaşar?

Doğal afetler sadece binaları yıkmaz; aynı zamanda insanların dünyaya bakışını, güven duygusunu, günlük yaşamı ve ilişkileri derinden etkiler. Afet sonrası toplumlarda şu eğilimler gözlemlenir:

Ortak hafıza oluşur: Felaket bölgelerinde yaşayanlar için olay, ortak bir hikayeye dönüşür; hatırlama ve anlatma ihtiyacı doğar. Bu, bireysel bellekten ziyade kolektif bir hafıza yaratır. Böylece toplum, yaşananları unutmak yerine bir “ders” ve anlam kaynağına dönüştürür. Bu süreç bazen mitolojik veya olağanüstü anlatılar geliştirmeye de yol açar; çünkü insanlar bilinmezlik ve kaosla baş etmeye çalışırken alışılmadık hikâyelere daha açık hale gelirler.

Dayanışma ve bağ güçlenir: Felaketleri birlikte yaşayan insanlar arasında güçlü bir bağ ve karşılıklı yardım motivasyonu doğabilir. Paylaşılan acı, toplumsal dayanışmayı artırabilir ve kişiler arası yardımlaşma isteğini yükseltebilir.

Depremin insan psikolojisi üzerindeki etkileri

Bir deprem anı, çoğu kişi için unutulmaz bir travma deneyimidir. Türkiye’deki 6 Şubat depremi, hem fiziksel hem de duygusal yaralar bıraktı. Çalışmalar psikolojik etkilerin hâlâ sürdüğünü gösteriyor:

Travma sonrası stres belirtileri: Afeti yaşayan birçok kişi, TSSB (travma sonrası stres bozukluğu), anksiyete veya depresyon belirtileri yaşıyor. Bazı araştırmalar, mağdurların önemli bir bölümünün bu tür psikolojik sıkıntılar yaşadığını ortaya koyuyor. 6 Şubat 2023 depremlerinin yaşandığı kentlerde Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE) ve UNICEF işbirliğiyle yürütülen araştırma, depremin yarattığı çok yönlü etkileri, deprem sonrası yaşam koşullarını ve psikolojik sonuçlarını ortaya koydu. Hazırlanan raporda depremden etkilenen kişilerin yüzde 68’nin depresyon yaşadığı belirtilerek, binaların yeniden inşasının yanı sıra toplum sağlığının da yeniden inşasının önemi ifade edildi.

Duyusal tetikleyiciler: Sesler, hatıralar, kokular gibi küçük şeyler bile yoğun stres ve kaygı tetikleyebilir; uyku bozuklukları ve tekrar eden korkular sık rapor edilen etkiler arasında.

Psikolojik iyileşme zaman alır: Uzmanlar, psikososyal hizmetlerin depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruh sağlığı sorunlarının önlenmesinde kritik bir önem taşıdığını belirtiyor. (DHA)

Afetzedeler için bugün neler yapılabilir?

Birçok kişi depremden uzun süre sonra bile yardıma ihtiyaç duyuyor. Hayat normalleşmeye başlasa da psikolojik ve sosyal ihtiyaçlar devam ediyor.

1. Psikososyal destek

Uzun dönem psikolojik destek, travma izlerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Özellikle kayıp, korku ve travmayla yüzleşmede profesyonel yardımlar süreci hızlandırabilir.

2. Topluluk etkinlikleri

Komşuluk ilişkileri, topluluk etkinlikleri, ortak anma ve paylaşım mekânları, insanların içsel dayanıklılığını yeniden güçlendirebilir. Birlikte yemek, konuşmak, anma etkinlikleri düzenlemek toplumu iyileştiren küçük ama etkili faaliyetlerdir.

3. Kırılgan gruplara özel destek

Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar gibi grupların deprem sonrası özel ihtiyaçları olabilir. Sosyal hizmetler ve gönüllü kuruluşlar tarafından yürütülen programlar bu ihtiyaca yanıt verdiği için oldukça önemlidir. Destek olmak isteyenler için gönüllülük imkanlarına göz atmak iyi seçim olabilir.

Toplumsal hafıza neden önemlidir?

Toplumsal hafıza sadece geçmişi hatırlamak değildir; aynı zamanda daha dirençli bir gelecek inşa etmektir. 6 Şubat depreminin anılarını canlı tutmak öğrenmemize yardımcı olur, bir daha benzer hataların önüne geçilmesini sağlar ve toplumda dayanışma ve empatiyi güçlendirir.

Dünya’da büyük depremlerin toplumsal hafızadaki izleri

Depremler yalnızca jeolojik olaylar değildir; aynı zamanda toplumların duygu dünyalarında, kültürel kodlarında ve ortak hafızalarında derin izler bırakırlar. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, şehirlerin yıkıldığı, sosyal yapının altüst olduğu bu felaketler, unutulamayacak kolektif anılar haline gelir. Bu belleğin nesiller boyu taşınması, bazen anıtlara, bazen ritüellere, bazen de sanata ve kurumsal hafızaya dönüşür. Halkın hafızasını kolektif olarak koruyan müzeler, arşivler, belge koleksiyonları felaketlerin tarihsel kaydıdır. Wenchuan Deprem Anıtı, Büyük Doğu Japonya Depremi Kesennuma Şehri Anıt Müzesi ve Tayvan'daki 921 Deprem Müzesi bunlardan bazıları. İşte diğer örnekler…

Haiti depremi (2010)

12 Ocak 2010’da Haiti’de yaşanan 7.0 büyüklüğündeki deprem, yüz binlerce insanın ölümüne, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine ve ülke hafızasında derin bir travma bırakmasına neden oldu. Bu olay, sadece fiziksel yıkım değil, ulusal kimliğin ve tarih anlatısının yeniden şekillendiği bir kırılma anı oldu.

Haiti’de felakette devlet yapıları, altyapı ve sosyal kurumlarda yaşanan yıkım, tarihsel müze ve kültür alanlarının korunmasını daha da önemli hale getirdi; bazı koleksiyonlar restore edilerek ulusal hafızanın korunmasına çalışıldı. Ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen ‘A Breath, A Life’ anıtı, BM genel merkezinde Christopher Hotel enkazından getirilen parçalarla Haiti Depremi Anıtı inşa edilmesi gibi çalışmalar, ayrıca Haitili Frankétienne’in “Désastre (12 janvier 2010)” adlı eseri, yaşananların duygusal ve toplumsal etkisini ortaya koyuyor.

Büyük Doğu Japonya Depremi (2011)

11 Mart 2011’de Japonya’nın kuzeydoğusunu vuran deprem ve onu izleyen tsunami, yaklaşık 20 bin can kaybı ve geniş çaplı yıkımla sonuçlandı. Bu felaket, yalnızca fiziksel bir travma değil, Japon toplumunun risk algısı, kültürel ritüelleri ve hatırlama mekanizmaları üzerinde derin etkiler bıraktı.

Depremden zarar gören kültürel mirasın korunması ve yeniden inşası, yalnızca fiziksel bir proje değil aynı zamanda hatırlama pratiğidir. Japonya’daki Büyük Deprem sonrasında hem bu çalışmalar yapıldı hem de toplumsal hafızanın dışa vurumu olarak anma anıtları inşa edildi. Bu alanlar, ölenleri yad etmek, anma törenleri ve konuşmalar yapmak, parklarda oluşturulan hatıra alanları, destek ağlarını görünür kılmak ve yaraları sarmak için önemli buluşma noktaları haline geldi. Ritüeller, toplumsal acıyı toplumsal hafızaya dönüştürme işlevi görmeye devam ediyor.

Avrupa ve Tarihsel Bellek: 1755 Lizbon Depremi

1755’te Lizbon’da meydana gelen deprem, yalnızca kentsel yıkıma yol açmadı; Avrupa’nın entelektüel dünyasında da derin yankılar uyandırdı. Voltaire gibi düşünürler, depremi eserlerinde tartışarak bu trajedayı kolektif düşünce ve kültürel hafızaya taşıdılar. Depremin ardından ortaya çıkan tartışmalar, toplumun acıyı anlamlandırma biçimini de etkiledi.

Depremler unutulması zor doğal afetlerdir; ancak toplumsal hafıza, sadece felaketin fiziksel sonuçlarını değil, onunla yüzleşme biçimlerimizi de yansıtır. Anma ritüelleri, anıtlar, sanat eserleri ve kültürel söylemler, deprem temalı edebiyat, resim-heykel ve performans sanatları, travmayı toplumsal hafızaya dönüştürme araçlarıdır. Bu araçlar bir toplumun kendi travmasıyla bir nebze barışık yaşamasına, dersler çıkarmasına ve geleceğe umutla bakmasına hizmet eden önemli araçlardır. Acı anılar bile, toplum fertlerinin birlikte anlamlandırılması ile umut ve dayanışma kaynaklarına dönüşebilir.

Yeni Zelanda, Christchurch Depremi (2011)

22 Şubat 2011’de Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde meydana gelen deprem, yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu felaket için inşa edilen Canterbury Earthquake National Memorial, yalnızca kayıpları anmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun paylaştığı travmayı görünür kılıyor.

İlginizi çekebilir: Deprem korkusu ve kurtulma yolları

Referanslar:

Tuğçe Erdal. “6 Şubat 2023 depremlerinin mitik, teolojik ve psiko-sosyal yansımaları” (2024) Şuradan alındı: https://doi.org/10.33692/avrasyad.1452100

“Shared suffering predicts prosocial commitment among Turkish earthquake survivors” (2025) Şuradan alındı: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40128236/

“Dealing with the psychological aftershocks of the Türkiye earthquakes: why mental health and psychosocial support are so desperately needed” (2023) Şuradan alındı: https://www.who.int/europe/news/item/09-03-2023-dealing-with-the-psychological-aftershocks-of-the-t-rkiye-earthquakes--why-mental-health-and-psychosocial-support-are-so-desperatel

“The roles of monuments for the dead during the aftermath of the Great East Japan Earthquake” https://doi.org/10.1016/j.ijdrr.2017.09.021

News Image
RUH

Bir yıl içinde ne kadar iyileştik?

Paylaş:
brush-purple Yorumlar