HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Merhaba Sevgili Kardeşim,

Bazen hayat değişmez; biz değişmeye cesaret edemeyiz.

Nasıl gidiyor 2026?

Son yazımdan beri “Yepyeni Bir Sen” için bir adım atabildin mi? Yoksa niyet yine zihninde mi kaldı? Bunu yargılamak için değil, birlikte dürüstçe bakabilelim diye soruyorum.

Şunu biliyorum: Değişim isteyen herkesin yolu bir noktada emekle kesişiyor. Dönüşmek kolay değil ama mümkün. Ben kendi yolumda bunu artık çok net görüyorum. Varacağı yeri bilmeden hacca doğru yürüyen karınca misali, ben de yürüyorum. Adım adım… bazen yavaş, bazen tökezleyerek… ama durmadan. Ve bunun en büyük şahidi sensin!

Var mısın sen de kendi potansiyeline doğru yürümeye?

Biz seninle kardeş olduğumuzdan beri ben durmadan cesaret veriyorum. Yapabileceğini söylüyorum.

Sen bazen inanıyor, harekete geçiyorsun.

Bazen duruyor, frekansını düşürüyorsun.

Ben ise farkındaysan senden hiç vazgeçmiyorum.

Çünkü senden vazgeçmek demek, kendimden vazgeçmek demek.

Ve ben kendime bu kadar inanırken… sence bu mümkün olabilir mi?

Hadi o zaman yine kendine gel.

Ama bu sefer pazartesi başlayıp cuma bırakılan diyetler gibi olmasın.

Her bahar başlayıp yaz gelince salınan sporlar gibi de…

Bu sefer biz birlikte hayatımızı dönüştürüyoruz.

Güzel kardeşim,

Kızgın değilim, bunu biliyorsun değil mi?

Derdim; yardım edebilmek, naçizane de olsa cesaret verebilmek. Bu yüzden hem kendimi motive eden hem de seni gerçekten destekleyecek bir yöntemden söz etmek istiyorum.

Onun adı — kimse yapmıyorsa bile kendi kendimize yapacağımız — KUTLAMA.

Hatta istersen buna küçük bir ritüel de diyebilirsin.

“İyi de neyi kutlayacağız ki?” dediğini duyar gibiyim. Bak, sabotajcın şimdiden söze karıştı bile.

Şunu hatırla güzel kardeşim:

Sadece var olduğun için değerlisin.

Sen Yaradan’ın bu dünyadaki yansımalarından birisin. Kendine has bir şeklin, bir anlamın var. Bedenin, zihnin ve ruhunla var olarak bu evrendeki büyük bütüne katkıda bulunuyorsun.

Bunlar işin manevi tarafı… ve belki de en çok unuttuğumuz kutlama sebepleri.

Şimdi gelelim hayatın içinde seni gerçekten motive edecek olanlara.

Diyelim ki hayatınla ilgili bir değişim kararı aldın. Ne yapman gerektiğini belirledin ve somut adımlar atmaya başladın.

Örneğimiz “şikâyet etmekten vazgeçmek” olsun. (Bu çalışmayı özellikle önemsiyorum çünkü insan zihninin yapısını hızla dönüştüren, titreşimi ciddi şekilde yükselten bir pratik.)

Nasıl mı?

  • Büyük düşün, küçük hedeflerle başla.
  • Önce bir gün boyunca şikâyet ettiğin anları fark etmeye niyet et.
  • Fark ettiğin anda susmayı dene. (Başta bazı kelimeler ağzından kaçabilir, sorun değil.)
  • Zihninden geçen düşünceyi iç ekranında gör.
  • Söze dökmemeyi dene.
  • Her başardığında içinden kendine kocaman bir AFERİN de.
  • Şikâyet fikrinden kurtulur kurtulmaz hayatındaki iyi bir şey için ŞÜKRET.
  • Göreceksin; yüzün yumuşayacak, enerjin daha parlak hale gelecek.
  • Sonra kendine meydan okumanın sınırlarını artır.
  • Mesela: 7 gün hiç şikâyet etme!
  • Eğer bunu da başarırsan… kendin için daha büyük bir KUTLAMA yap.

Nasıl ama?

Neleri, neden ve nasıl kutlayabileceğimize dair biraz daha netleşti mi?

Özetle demeye çalıştığım şu güzel kardeşim:

Hayatına dev hedefler koymak ya da kendini başkalarıyla karşılaştırmak zorunda değilsin. Sen zaten eşsiz bir varlıksın. Sadece gelişmeyi ve dönüşmeyi unutmaman gerekiyor. Çünkü değişmeyen tek şey, değişimin kendisi.

Bizim yolumuz en iyi versiyonumuza doğru.

Bana gelince…

2026’nın başından beri içimde duyduğum sesi takip ediyorum. Yazar Nihan’ı bu aralar özellikle önemsiyorum. Onun kişisel kariyeri, parlatmak istediğim bir hedef. Elimden gelenin en iyisini yaparken, attığım her küçük adımı da kutluyorum. Çünkü motivasyonu kaybetmek ve vazgeçmek sandığımızdan çok daha kolay.

Ben artık maraton koşmak istediğimi biliyorum.

Bu yüzden vazgeçme lüksüm pek yok.

Ama yol uzun…

Ve kardeşlik, bu yolun en güzel eşliği.

Bir sonraki yazımda somut çıktılarımı seninle paylaşabilmek dileğiyle,

Kardeşin Nihan

Paylaş:
brush-purple Yorumlar