Mis gibi şifa

Aromaterapi, alternatif tıbbın gözdesi. Bitkilerden buharla ya da damıtma yoluyla çıkarılan öz yağların kokularının şifa amacıyla kullanımı. Derin bir bilgi ve uzmanlığı gerektiren bir konu ve geçmişi çok eskilere dayanıyor. Etkisi son derece basit, koku molekülleri beynimize ulaştığında koku hafızamızı etkiliyor ve bizde çeşitli duyguların oluşmasına neden oluyor. Sağladığı olumlu etkiler sadece duygusal değil, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel oluyor.


Aromaterapinin şifa kaynağı oluşu tamamen kazara. Parfüm endüstrisinde çalışan Rene Gatfosee adlı Fransız kimyagerin başına gelen bir kaza, hayırlara vesile olmuş. Çalışmalarını sürdürürken laboratuarında bir patlama meydana gelmiş ve kolu fena halde yanmış. Can havliyle, kolunu yakınındaki sıvı dolu fıçıya sokmuş. Meğer o fıçı lavanta yağıyla doluymuş. Kimyagerin yanık acısı birdenbire dinmiş ve sonrasında kolunda hiç de iz kalmamış. Parfüm için kullandığı bir yağın iyileştirici gücü de olduğunu keşfedince, Gatfosee bu konuyu daha kapsamlı araştırmaya karar vermiş ve böylelikle aromaterapinin ilk uzmanı olarak işe koyulmuş.


Aromaterapide sadece özyağlar yani “essential oil”lar kullanılıyor. Temel kullanımları iki şekilde oluyor, ya cilde sürülüp cilt tarafından emilmeleri sağlanarak ya da kokuları teneffüs edilerek. Banyoda ve masajda kullanımları son derece yaygın.



İşim dolayısıyla benim en çok yararlandığım ve Reiki yaptığım kişilere de sıklıkla önerdiğim yağlar lavanta ve sandal ağacı yağı. İkisi de vücudu gevşetiyor, rahatlatıyor ve hatta beyin dalgalarını yavaşlatarak zihinde meditasyon etkisi yaratıyor.


Aromaterapi yağları konusunda yapılan araştırmalardan çok ilginç bulgular elde edilmiş . Örneğin bir atölyenin havalandırma sisteminde limon yağı kokusu kullanılmış ve işçilerin gün boyu yaptıkları hata oranının yarı yarıya azaldığı görülmüş. Japonya’da birçok firma çalışanlarının verimini artırmak amacıyla aromaterapiden yararlanıyormuş.


Yasemin yağı kahvenin sağladığı uyarıcı etkiyi sağlamasıyla ünlü. Okaliptüs yağı da aynı amaçla kullanılabiliyor, öyle ki kamyon şoförlerinin uzun yolda uyanık kalabilmek için okaliptüsten yararlandıkları bilinirmiş.


New York metrosunda da ilginç bir koku deneyi yapılmış. Araçlarda yemek aroması kullanılınca bunu koklayan yolcuların daha az saldırgan ve kavgacı olduğu görülmüş.


Tabii ki bir uzmana danışmak ve ihtiyaçlar doğrultusunda bilinçli seçimler yapmak gerek. Yağların mucizevi şifa etkisi saymakla bitmiyor. Bildiklerimi sizlerle paylaşayım:


Papatya, kakule, limon, portakal, tarçın, bergamot, gül, melisa ve lavanta depresyonu gidermekte birebir. Portakal çiçeği, mandalina, gül, adaçayı yağları yüksek tansiyonu düşürüyor. Bu yağlar aynı zamanda uykusuzluğa da iyi geliyor. Nane, papatya, fesleğen yağlarını koklamak ise baş ağrısını gideriyor


Hepinize mis gibi kokan bir hafta diliyorum. Portakal çiçeği mesela…




Sevgiyle kalın,







Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.