Düşler ve gerçekler…

Herkes algıladıgı kadardır, bildiği kadar mutlu olur, bildiği kadar yaşar. Sınırları dışına çıkmaz ya da çıkamaz. Çünkü çıkması için önce okuması ve hayal kurması gerekir, cesaret gerekir. Cesaret ve güven olmadan bir adım bile atılmaz.

 

Kimisi düşleriyle yaşar, kimisi de düşlerine cesaret ve kararlılığı ekler ve her birini gerçeğe dönüştürür. Kimisi hayatın o güne kadar kendisine öğretilen para, hırs, rekabet çemberinin tek gerçek olmadığını anlar ve özgür hareketini başlatır, fark yaratır. Hepimizin de ortak dileği budur. Her zaman her ruhun özgür ve her parmak izi gibi farklı olması!

 

Kendi ruhuma değinmeyeceğim elbet, malumunuz benim ruh yeterince farklı!  Cesaret ve kararlılığı küçük yaşta belli ki bolca depolamışım, kendi aklımla aldığım kararlarla yaşadığım için de mutlu ve de özgür bir ruha sahibim. Ancak bu özgürlüğü sadece kendi hayatım için değil, başka hayatlar için de kullanıyorum ki, sosyal yaşam içinde işin ana teması da bu. Bunu ortaya çıkaran biliyorsunuz ki Lal ve ben bunun için ona daima minnettarım. (Lakin aklımın da havada olduğunu hatırlatmazsam olmaz.)

 

Yıllarca  çevremden  ’’Ah boşa kürek çekiyorsun’’ , ’’sen mi kurtaracaksın’’, ’’sen de biraz kendini düşün’’ gibi gülünç sözler işittim. Artık işitmiyorum çünkü çoğunu hayatımdan çıkarttım. İnsan çıkartmak, bazan kazanmaktan daha huzur verici olabiliyor. Hakikaten tavsiye ederim.

 

Çünkü bize başka hayatlara yaşam verecek özgür ruhlar lazım. O hayatlara el uzatarak nefes olacak gönüllü yürekler lazım. Bu hayatlar sosyal açıdan dezavantajlı ve de engelli hayatlar. Her biri kıymetli, her biri gerçek ve her biri de sanki gizli bir güç.

 

Düş gerçekleştirmek zannediyorum ki her insana huzur verir. Hele ki bu düş, bir başkasına aitse. Bu heyecanın bir parçası olmak bence iyiliklerin en güzeli en anlamlısı ve de hayatin en çarpıcı gerçeğidir.

 

***

 

2005 yılından bu yana yaşam şekline dönüştürdüğüm gönüllülük yolculuğu, benim gibi sadece kendi çocuklarını düşünmeyen yüreği güçlü anneler ile devam ediyor. Bildiğimiz ve dikkat etmemiz gereken konu PKU ve yaşamı olduğu için de bugüne kadar bu alanda pek çok projeye, pek çok ilke imza attık. Amacımız  ilk olması veya sadece yapılmış olması değil elbet. Amaç, özel diyetli çocuk ve gençlerin içine girmek, kendi dünyalarında onları yapılandırmak, aileleri tarafından, eğer uygulanıyorsa baskı ve hissettiriliyorsa hasta çocuk duygusunu özellikle kendi içinde yok edebilmek.

 

Başarılı bir şekilde okuyan özel diyetli gencimizin, sırf sahip olduğu yaşam şeklinden ötürü günde üç defa yapılan bir masa uygulamasında diğer bireylerden farklı besleniyor diye, yıllarca mutsuzluğa ve ayırımcılığa maruz kalması, hatta ne acı ki intihar girişiminde bulunması kesinlikle düşük algıların ve duyarsızlığın suçudur.

 

***

 

Oysa anlayış, algılama çabası, sevgi ile bakış ve yüreklendirici yaklaşım, inanın her hayatı kurtarır ve mutlu kılar. Abartmıyorum çünkü, bunu “Düşler Akademisi”nde  kendi gözlerimle gördüm. Bu sene ilk defa gerçekleştirdiğimiz (PKU Aile Derneği & AYDER / Düşler Akademisi) ve farklı illerden gelen 18 yaş üstü PKU Kampçılarının gözlerinde bu değişimi ve bu uyanışı gördüm.

 

PKU'lu gencimiz  Berkay Akkaya’dan Viola müzik dinletisi 

 

Her gencin geldiği il farklı olduğundan, öğretileri ve yaşanmışlıkları da farklı oluyor. Onları birleştiren ve can yoldaşı yapan tek olgu çıkışı ise PKU ve ortak hayatları. Düşler Akademisi’ndeki o harika gönüllülere hayatlarını açtıklarında farkında olmadan karşılıklı sevgi ve bilgi akışında bulundular. Konularında uzman gönüllülerle içsel paylaşımları yaşayarak,  gerçekte özgür bir birey olduklarını fark ederken bir yandan da güçlü bir takıma ait olduklarını hissettiler. Aidiyet duygusu insanı zaman zaman güçlü kılabiliyor. Adı ister aile, ister ekip, ister takım olsun.

 

Bugüne kadar ’’sen yapamazsın’’, ’’gidemezsin’’, ’’çalışamazsın, hastasın’’ diye söylenilen cümlelerin büyük ölçüde yanlış olduğunu düşündüler  ve üzüldüler. Hayatlarının  kendi deyimleri ile, ’’ilk’’lerini yaşadılar ve aslında herşeyi yapabileceklerine inandılar. Bu kamp projesinde bizim amacımız da tam olarak buydu. Yüzme bilmeyenler yüzme öğrendi, bisiklete binmeyenler bisiklete binmeyi öğrendi...

 

Tabii bu farkı yaratmamızı sağlayan akademinin ’’yıldız’’ları idi. ’’Düşler Akademisi’’  hakikaten düş gerçekleştirme yeri ve gerçek bir akademi. Eğitimler, kişisel yapılandırmalar, metodlar hiç bitmiyor. Ayırımcılığın olmadığı, geçmişin sorgulanmadığı, hayatların sadece ilerisine doğru bakıldığı, sevgi ve güven dilinin konuşulduğu maskesiz bir akademi.

 

PKU Aile & AYDER kurucuları bir arada 

 

Kurucusu, okyanusların ve denizlerin engelliler üzerinde özgürleştirici etkilerinin olduğunu düşünen Ercan Tutal. Nam-ı diğer ’’meşale kardeşim’’.  London 2012’de birlikte olimpiyat meşalesi taşımıştık ve o vesile ile tanıştık.  18 yaş üstü gençler için de bir kamp projesi planlayarak, düşlerimizi başka hayatlar için birleştirdik. Hikayesi çok anlamlı, özel ve de güçlü. İnanç dolu, her konuda ilham olacağına eminim.

 

Biz bu dar alandaki yaşamlara el uzatmaya çalışırken, AYDER ve Düşler Akademisi, binlerce farklı insanın hayallerini gerçek kılıyor.

 

Şöyle ki; Akademi, sebebi her ne olursa olsun toplumsal açıdan bir engel ya da sosyal dezavantajlılık yaşayan gruplara alternatif yöntemlerle ücretsiz olarak eğitim, üretim ve ortak yaşam hizmeti sunan bir Köy Akademisi.

 

Alternatif Yaşam Merkezi olarak farklı konseptleri aynı çatı altında birleştiriyor. Temelinde; Gönüllülük, farklılıklara saygı, karşılıksız paylaşım gibi herkesin ihtiyaç duydugu ana kavramlar mevcut. Dili sevgi, anlayışı doğru yaklaşım, bakış açısı tarafsız.

 

Psikodrama atölyesi

 

Bazılarının her zaman tavsiye ettiği ama kendilerinin asla uygulamadıkları yöntemler. Kısacası, bu güçlü ekip anlatılmaz, hakikaten yaşanır…

 

***

 

Çok fazla ’’düş ’’ dedim farkındayım ama, bu farklı yaşamlar hayatın gerçeği! Acı olan da , çoğu kişinin hala o hayatları  göremeyişi. İnandığınız, güvendiğiniz  bir yerde  lütfen deneyin, gönüllü olun, bakın o aldığınız nefes size nasıl da güzel gelecek.

  

 

 

   

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    22 Eylül 2017 Cuma 15:44

    Bravo..

    Cevapla
  •  
    20 Eylül 2017 Çarşamba 23:51

    Tebrikler. Bu ne güzel hayata ve hayatlara bakış açısı çok duygulandım. Sevgilerimle Fatoş Tanzer

    Cevapla

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5155

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3151

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 851

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 546

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2401

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön