hayır diyebilmek

Şahsi sınırlarınızı biliyor musunuz ya da istismar hep başkaları tarafından mı olur?


Ya en büyük istismarcı biz kendimizsek… Hem de bunu iyilik olsun diye, nezaket icabı, ayıp olmasın diye yapıyor ve farkına bile varmıyorsak… O zaman ne olacak?


Geçen günlerde 2 sene önceki bir yazımı yeniden ortaya çıkardım. linki şurada:

https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/damla-celiktaban/1065631-gizli-stres-cocukluk-inanclari-ve-kendin-olma-cesareti


Gabor Mate’yi canlı olarak dinlemiş ve “Vücudunuz Hayır Diyorsa” kitabını okumuştum. Konu genel olarak şahsi sınırlarını bilmek ve buna göre davranmak ile ilgiliydi. Bunun üzerine sosyal medya vasıtasıyla bir de küçük anket yaptım.



Sınırlarınızı biliyor musunuz, diye sordum.

İçiniz “hayır” derken dışarıya “evet” diyor musunuz sıklıkla?



Gelen cevaplar %75 oranında sınırların bilinmediği yönündeydi. İçerisi hayır derken, dışa evet sesinin çıktığını söylüyordu yanıt verenler. Ayıp olmasın diye, diğerleri üzülmesin diye, sevimsiz olmamak için “Evet” diyorlardı. Soru her ne ise.



Bazen gitmek istemedikleri bir yerlere gidiyor,

Görmek istemedikleri birileriyle görüşüyor,

Yapmak istemedikleri şeyleri yapıyor,

Olmak istemedikleri şekillerde olmaya razı geliyorlardı,

Bunun kendilerine iyi gelmediğini bile bile…



Ve bazen bu, bir ömür boyu sürebiliyordu.



Mate’nin de kitap boyunca altını çizdiği gibi bir kişi kendi fiziksel, duygusal, ruhsal, bedensel sınırlarını bilmiyor ve bunlara göre davranmıyorsa o zaman kendini istismar ediyordur. Bilinçli zihin bir yerde bu kalıplardan çıkıp kendini korumaya başlamazsa eğer vücut, bir takım kronik hastalıklar yaratarak “Dur” diyordu kendi sınırlarını bilmeyen insana…



Hayat, vereceği dersi illa ki veriyor.

Kolaylıkla alırsan kolaylıkla,

Almamakta ısrar edersen, zorluklarla veriyordu dersi…



Bizimki gibi kişisel sınırlara saygı duymanın olağan olmadığı, iç içeliğin, ötekiler için yaşamanın, el alemin sesinin, diğerlerinin düşüncelerinin çok önemli olduğu toplumlarda “Hayır” demek iyice zor öğrenilen bir melekeye dönüşüyor…



Oysa ki, eskilerin bir sözü de “Hayır da hayır vardır…”



Şahsi sınırlar ilişkilerimiz için koyduğumuz kurallardır. Sağlıklı sınırları olan insanlar “hayır” demekten çekinmeyecekleri gibi, yakın ilişkilere girmekten de imtina etmezler. Yani sınırlarını bilmek demek katı, uzak, mesafeli, yalnız olmak değildir. Hayat, her konuda olduğu gibi bu konuda da dengeyi bulmaya davet eder bizi… Yeterli sınırısını yoksa hayatınızı ötekilere göre yaşar ve tükenirsiniz, katı sınırlarınız varsa samimiyete yer açmaz, yalnız kalabilirsiniz…



Sağlıklı Sınırlar:


Kendi fikrine değer vermek,

Kendi ahlaki değerlerini korumak

Diğerleri için bunlardan vaz geçmemek,

Kendine dair bilgileri, gerektiği ölçüde paylaşabilmek,

Kendi istek ve ihtiyaçlarını bilmek ve bunları ifade edebilmek,

Ötekiler “Hayır” dediğinde buna saygı duyabilmektir.



Sınırlarını bilmemek

Biri bir şey istediğinde hayır diyememek,

Ötekilerin fikirlerine tabi olmak,

Uyumsuzluk halinde reddedilmekten korkmak,

Ötekilerin dertlerine ve ruh hallerine aşırı angaje olmak,

Saygısızlığı ve istismarı normalleştirmek,

Şahsi bilgileri aşırı miktarda paylaşmak



Katı Sınırlar:


Yakın, samimi ilişkilerden kaçınmak,

Yardım isteyememek,

Kendine dair hiç bir bilgi paylaşmamak,

Reddedilme olasılığını elemek için sürekli mesafeli olamk,

Romantik ilişkilerde bile bağlılık geliştirememek



Şeklinde tezahür eder…



Sınırlarını bilmek için elbette, kendini bilmeye ihtiyaç vardır. Kendini bilmek öncelikle bedeninin ihtiyaçlarını bilmek, duygularını bilmek ve bunları adlandırabilmek, sonrasında da bunları ifade edebilmek ile mümkün olur…



Bizde sınırlar deyince hep “Çocuklara sınır koymak” bağlamında ele alınır peki sınırlarına saygı duyulmadan büyümüş çocuklar, şimdinin yetişkinleri sağlıklı sınırlarını nasıl ele alacaklar? Değişim, dönüşüm nasıl mümkün olacak.. Hem zaten kendi sınırlarını bilmeyen ebeveynler çocuklarına sınırları nasıl öğretirler….



Konu derin, sorular çok…



Tüm bu konuları konuşmak için 13.Temmuz.pazartesi akşamı saat: 21.00’de HTHayat evsahipliğinde bir zoom toplantısı düzenleyeceğiz.



Psikolog Özge Çivci konuğum olacak ve dilimiz döndüğünce, nefesimiz yettiğince sohbet edeceğiz.



Katılmak isteyenler çember@hthayat.com'a mail atabilirler… Bu ücretsiz bir etkinlik.



Hepimize şifa olması niyetiyle…


d.





Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.