Anne nerde? Anne Telefonunda!

 Bundan 20 sene önce. Evde tek bir telefon vardı. Salonda, komodinin üstünde dururdu, yanında da ailenin telefon rehberi. Kargacık burgacık yazılmış, bazılarının üstü çizilmiş yenisi yazılmış isimler ve numaralar. Telefon çaldığında babam açar ve içeri bağırırdı. “Damla, bilmem kim arıyor.” Telefon sabit olduğundan o arayan bilmem kim ile ne konuşuyorsam ev ahalisi de konudan haberdar olurdu. Serde ergenlik var. Her konuştuğumu aileye açmak istemiyorum. Odama paralel hat çekilsin diye ısrar edip başarılı oldum. Bundan sonra telefon konuşmaları odamın gizli alanında olsa da her an salondaki hattan açılıp da dinlenebilecek bir tatta devam etti. Telefon her halükarda sadece konuşmaya yarayan, isteyen diğer aile üyelerinin de konuya dâhil olabileceği bir gereçti. Ve gün boyu yanında her yere gelememesi de bir avantajdı bu açıdan bakınca.

 

**

 

Şimdi herhangi bir anda, Uzay ile akşam yemek masasındayken mesela, sonsuz uygulamalardan birinden gelen “ping” sesi; bir zil çalışı, ekranda beliren “okunmamış mesaj” ibaresi ile olduğum yerden ve andan hızla kopabiliyorum. Sohbetten ani kopuştan sonrası aile üyelerim için sisli. Feysbuk’ta mı dolanıyorum, bitmeyen maillere mi cevap veriyorum, iş için acil bir şey mi yapıyorum, veli whats’up guruplarında  laklaka mı dalmışım bilmiyorlar. Elimde, onlardan kopup daldığım gerecin içinde, dışarıdan bakanın göremeyeceği bir seçeneklilik mevcut. İşte 20 yıl önceki ev telefonuyla bu günkü telefon arasındaki farkın aile hayatında şeffaflığa nasıl etki ettiğinin net bir örneği. 

 

**

 

Uzay’ın gözünden bakmak lazım bir de: Sahildeyiz, Uzay babasıyla oyun oynuyor, benim elimde telefon. Belki de son indirdiğim e-kitabı okumaya çalışıyorum; aslında kendimce edebi bir faaliyet içindeyim. Uzay ne görüyor: Anne telefonuyla meşgul, bizimle değil. O sıradaki aktivitemin edebi ya da işsel ya da sadece el alışkanlığıyla bir o sayfayı bir bu sayfayı kontrol etmek olup olmadığı onun için fark etmiyor. Anne yok. Anne telefonunda. Ev saatlerimde telefonla olan münasabetimi minimuma indirmek için çalışıyorum. Uzay’dan ayrı, onun için kapalı bir dünyada olduğumu zannetmesini istemiyorum. Aynı şeyi o yapsa üzülürüm biliyorum…  

 

**

 

Bu etkiyi fark ettiğimden beri çevreme başka bir gözle bakıyorum. İş yerinin asansöründe mesela. Asansörle inmek ya da çıkmak ne kadar sürebilir? İçeride 5 kişi varsa 4’ü telefonlarına bakıyor. Merak ediyorum, neye bakıyorlar? O 8 saniye içinde ne kaçıracak ya da kendilerine ne katacak olabilir?

**

 

Deniz otobüsündeyim. Artık insanların elinde gazete ya da kitap görmek zorlaştı. Herkesin elinde telefonu var; gazeteyi ne yapsınlar. Üniversite yıllarımı hatırlıyorum. Kolumun altına Cumhuriyet Gazetesi takıp vapura bindiğimde; “Bakın ben Cumhuriyet okuyan bir insanım” diye düşünür ve bundan gizli bir haz duyardım. Kimliğimin bir parçasıydı kolumun altında taşıdığım gazete. Şimdi kimse diğerinin ne okuduğunu, neyle ilgilendiğini bilmiyor. Elimizdeki kutuda gözlerimiz, boynumuz eğik (boyun fıtığına meyilli), parmaklarla sağdan sola, yukarıdan aşağıya kaydırıp duruyoruz… Öteki neyle ilgili bilmiyoruz. Tek bildiğimiz telefonuyla meşgul olduğu. Evde bıraktığında kendini çıplak hissedeceği, tek “bip”iyle en derin sohbetlerin kesileceği telefonuyla. İşte şimdi böyle yaşıyoruz:

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
5
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    10 Ekim 2016 Pazartesi 08:55

    Şu anda yazınızı vapurda telefondan okuyorum

    Cevapla
  •  
    09 Ekim 2016 Pazar 20:30

    Cep tel "bölücü ve yanlızlaştırıcı" Üstelik sesli iletişimi yok edıyor. Saygısızca hayatımızı ele geçirebiliyor, Alışkanlık da yapıyor.

    Cevapla
  •  
    09 Ekim 2015 Cuma 11:09

    Çocuklar için bunun normal olduğunu düşünüyorum çünkü onlar böyle bir dünyaya gözlerini açtılar, bizim gençliğimizi nerden bilecekler. Güzel bir paylaşım. .

    Cevapla
  •  
    08 Ekim 2015 Perşembe 17:51

    Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten...

    Cevapla
  •  
    08 Ekim 2015 Perşembe 12:58

    süper bir yazı tebrikler

    Cevapla
  •  
    08 Ekim 2015 Perşembe 11:47

    Doğru ne güzel anlatmissiniz

    Cevapla
  •  
    07 Ekim 2015 Çarşamba 00:56

    Iste..bu yazidan hic haberdar olmamam gerektigi gibi :/

    Cevapla

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 17286

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4421

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 7010

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8435

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1442

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön