Aşı istemeyen aileler

Aşı konusu, diğer birçok konuda olduğu gibi, zamane anne babalarını ikiye böldü. Aşı yaptırmayı kabul edenler ve etmeyen aileler var. Dün Habertürk’ün manşetinde Ordu Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayyayla ve eşinin ikiz çocuklarına aşı yaptırmak istememesi vesilesiyle gelişen olayların haberi vardı.


Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından dava açılan Ayyayla ailesi davadan galip olarak çıktılar. Bu vesileyle yıllardır alttan alta gündemde olan bu konu da su yüzüne çıktı. Savcı Hüseyin Ayyayla’nın savunmasında bahsi geçen iki konunun üzerine detaylı düşünmek gerek. Birincisi ebeveynlerin aşılar konusunda yeterince bilgilendirilmemesi ve aşıya zorlanması… Diğeri ise ilaç firmalarının maddi menfaatinin bilimsel araştırmalara gölge düşürmesi.


Benim çevremde de çocuklarını aşılatmamayı seçmiş aileler var. Çoğu ortalamanın çok üzerinde eğitim görmüş bu ailelerin tercihleri yalnızca inançlarına değil aynı zamanda da bilime dayanıyor. Aşı karşıtları kendi kararlarını destekleyen noktaları şöyle sıralıyorlar:




* Aşıları olumlu gösteren araştırmaların büyük ilaç şirketlerince yapıldığını düşünülmesi. (Bkz. Savcı Ayyayla.)


* Virüs ve bakteriler yaşayan ve değişen organizmalardır. Aşı karşıtları mevcut aşıların bu organizmaların eski hallerine göre yapıldığını, güncel virüs- bakterilere karşı tam koruma sağlamadığı görüşündeler.


**

Avrupa ve Kuzey Amerika’da aşı konusu uzun zamandır tartışılıyor. Oralarda bizdekinden çok daha fazla aşısız çocuk var. Geçen kış boyunca Alman hükümeti salgın haline gelen kızamık ile uğraştı mesela… Yani bu güvensizlik sadece bize özgü değil…


**


Aşılanmış kişiler ile aşılanmamış kişiler arasında uzun soluklu karşılaştırma yapan, sağlık durumlarını inceleyen ve tıbbi dergilerde yayınlanan herhangi bir çalışma olmadığından söz ediliyor; dolayısıyla aşının güvenilirliğinin bir varsayımdan ibaret olduğu görüşü hakim.


**

Ebeveynler genellikle çocuklarını severler; verdikleri kararlarla onları daha sağlıklı, mutlu bireyler yapmayı amaçlarlar. Lakin sağlıkla ilgili konulardaki güdümlü bilginin çokluğu ve bunlardan dolayı artan tartışmalar, işlerini bir hayli zorlaştırıyor. Aşı, benim için taraftarı ya da muhalifi olunabilecek netlikte bir konu değil. Hangi bakış açısından araştırırsanız karşınıza o bakışı destekleyecek onlarca kaynak çıkıyor. Hangisi, kimin tarafından finanse edildi, hangisi kimin ekmeğine yağ sürüyor anlamak güç.


**

Çözüm öncelikle sağlığın bir sektör olarak değil hizmet olarak dönüşümünde... Toplum bağımsız kuruluşlar tarafından bilgilendirilmedikçe, uzun soluklu araştırmalar yapılmadıkça aşı yararlı mı zararlı bilemeyeceğiz... Bu uygulamanınn altındaki ana fikir ise bireyin yalnızca müşteri ya da sermaye olarak değil insan olarak değer gördüğünü hissetmesi... Aksi takdirde yaşamsal önem taşıyan konular bile sorgulayan zihinlerde ancak soru işaretleriyle yer bulacak...



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.