Annemin meyveleri, çiçekleri…

Bundan çok uzun yıllar önce; dünya henüz benim için çok güvenli ve küçük bir yerken; sabahları üniformalı, akşamları yazı masası başında ödevlerle geçerken kaybettim annemi.


Ergenliğin ortasında hayatımın merkezinde açılan koca boşluğun hissi nasıldı şimdi artık hatırlamıyorum.


Sonraki yaşamım bu boşluğun etrafına örüldü; boşluk hiçbir zaman dolmadı. Üstü örtüldü.


Zaman geçti. 25 yaşımdaydım; aynaya baktım ve onu gördüğümü sandım...


Herkes söylüyordu "anneme ne kadar çok benzediğimi" o zamana kadar...


Ben bunu ilk defa gözümle gördüm. Onun varlığının bende sürdüğü hissini tanıdım bu şekilde. Ve çok sevdim bu hissi...


İşte biraz da bu yüzden nadiren gittim annemin deniz manzarasına karşı yattığı Başıbüyük’e...


Son gittiğimde mezarında bir kayısı ağacı büyümüştü. Minik minik meyveleri vardı üzerinde. “O meyveler benim annem mi?” diye sordum kendi kendime...


Kayısı ağacını görünce anne hissini çok seneler önce unuttuğumu bütün bu zaman içinde daha çok annesizlik üzerine düşündüğümü anladım.


Sonra kurumuş otlarını yoldum, toprağını taradım, güllerini budadım, taşlarını ayıkladım...


Mermerini sünger ve cifle ovmak tertemiz yapmak istedim; yanımda yoktular...


Odamı toplar gibi derleyip toplamak istedim bir avuç toprak parçasını...


Çiçekleri nasıl da sevdiğini, onlara nasıl da ilgiyle yaklaştığını hatırladım.


Bir zaman gözüm gibi baktığım bahçemin görüntüsü geldi aklıma.


Nanelerin yayılışını nasıl sevdiğimi, cezayir menekşelerinin açmasını beklemeyi, sıcak bir günün sonunda suladığım yeşillerin minnet hışırtılarını ve toprağın taptaze kokusunu...


Keşke anneme o bahçemi gösterebilseydim diye düşündüm bir de şimdiki evimde baktığım çiçeklerimi, oğlumla birlikte suladığımız...


Narin menekşeleri; benle aynı yaştaki japon gülünü, inatçı kaktüsleri, çıtkırıldım orkideleri (sonradan samimi olduğum)...


Sonra biraz ötede yatan teyzem ve anneanneme uğradım (öteki annelerime)... Onların tepelerindeki ağaçlar daha büyük, gölgeleri daha serin... Serinlikte ağladım. İyi geldi. Sulandı toprakları.


Sonra kayısı ağacını düşündüm. Onu ne yapmalıyım?

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.