Samhain

Rahmetli Macide babaannem ince işlerle uğraşmayı pek severdi. Mermer yumurtasıyla çoraptaki deliği örer, düğüm olmuş yumakları azimle çözerdi. Tığla örgüyü ilk ondan öğrendim, sabırla sorunu çözene kadar çalışmayı da. Öflediğini hatırlamam.

 

Halil dedemin elleriyle yapmadığı şey neredeyse yoktu. Sülük koyar, şişe çeker, kırık /egzama/saçkıran gibi dertlere derman merhemler yapar, çıkıkları da birkaç hareketle yerine yerleştirirdi, şemsiye/ayakkabı tamir eder, yemek yapar, turşu kurar, reçel kaynatırdı dedem, ben küçükken Gureba Hastanesi Fizik tedavi bölümünde çalışıyordu, 65 yaşında masörlük diploması almış.

 

Annemin babası Süleyman dedemi hiç görmedim, annem üç yaşındaymış göçtüğünde, terlikçiymiş o da, o zamanlar eski İstanbul günleri, herkes birbirini tanırmış ya, babam da dayısının arkadaşı olduğu için tanımış Süleyman dedemi, babaanneme terlik bile yaptığını anlatırdı.

 

Anneannem Münevver, bizim onu çağırdığımız haliyle Fatoş da çok severdi örgüyü, şişle örmeyi onun renkli yumaklarıyla sevdim, o da az iş işlememiş, battaniyeden yer halısına, tutacaktan banyo lifine kadar evinin her köşesinde bir el emeği görebilirdiniz.

 

Bugün onları anarak açtım gözümü, güneş başka bir güzel doğdu bulutların arkasından, yazın coşkulu halini yaşayıp şimdi ölmeyeduranların arasından yeni bir hayat fışkırıyor, geçen yıldan toprağa düşmüş tohumlar can buluyor, geçen gün yağan yoğun yağmurların ardından topraktan yayılan nem sabahları tazecik otların üzerinde dinleniyor ışıl ışıl, güneş onları başka hale sokana kadar orada kalacaklar, o anda orada olanın gözlerini ve yüreğini şenlendirmek üzere her yıl bu döngü tekrarlanacak… Gidene güle güle olsun, gelen hoş gelsin.

 

 

Perdenin inceldiği gecedeyiz yine, bu günü son birkaç yıldır etkinlik yaparak kutladık, bu akşam için etkinlik düzenleyecek halim yoktu, o yüzden bu yıl içimizden geldiğince, kendi evlerimizde kutlayacağız artık Samhain’i. Yine küçük bir sunağımız olsun, onların sevdiği yemekleri yapalım, sevdiği şarkıları söyleyelim, onların hikâyelerini anlatalım birbirimize, masaya bir tabak, bir sandalye daha koyalım onlar için, acılarını hatırlayıp yaslarını tutalım, kalplerimizdeki yerlerini hatırlayalım da içimiz ısınsın gitgide serinleyen gecede.

 

Atalarımı bir kez daha anıyorum, bu dünyadaki varlıklarını ve ruhlarını onurlandırıyorum, onlardan gelen genetik mirasımı kutsuyorum, beni ben yapanın çoğunu bana aktaran yedi ceddime selam olsun.

 

Atalarımın arasında çeşitli sebeplerden toplumdan dışlanmış, katil, hırsız, türlü “şerefsizlikler” yapmış olanları da vardır illaki, onları da bu vesileyle affediyorum, onlardan bana aktarılan yetersizlik, utanç, suçluluk ya da aşağılanma gibi duyguların, muhtelif korkuların yükünü sakince yere bırakıyorum bugün. Gelen her türlü güzellik, yetenek, aktarılmış bilgi kabulüm; aldım, kalbime koydum.

 

Benden sonraki yedi nesle de selam olsun. Bizlerin burada ve şu anda çözmüş olduğu düğümler, yedi ceddimizi şifalandırmakla kalmaz, bizden sonraki yedi neslin de yolunu ferahlatırmış, çocuk doğurmamış olsak da fark etmezmiş, dört yıl önce canlı yayında izlediğim bir konferansta öğrendim bunları. Önceki yıllarda paylaşmış olduğum bu seminer videosunu da ekliyorum yazıya, dilerseniz eş dost arkadaşlarınızla birlikte izleyin, rehberlik ettiği meditasyonu hep birlikte yapın, şifa olsun.

 

Atalarımın ruhlarına sesleniyorum bugün, yazın sonunu ve hasatı kutladığımız bu gecede eskinin bitişini, yeninin başlangıcını, ölmekte ve doğmakta olanı da kutlayacağım, aramızda olsunlar… Ve ruhları huzur bulsun ki onların yürüdüğü güzel yollardan yürüyorum, o eski yollardan yenilerine doğru… Ve şu an üzerinde durduğum toprağa emek vermiş ataları da saygıyla anıyorum, o koca kayaları taşıyıp da yaptıkları taraçalarda, taşlarını toplayıp da açtıkları toprak parçalarında hayatlar yeşermiş, beslenip büyümüş, bu topraklar gelecek nesillere aktarılsın diye yardıma koşsunlar onlar da artık.

 

Ellerimle yaptığım her işte atalarımı anıyorum,  ellerimle daha çok şey yapmak istiyorum, sepet örmek, ayakkabı yapmak, kitap yazmak, dikiş dikmek gibi. Tüm bunları yapmak için evrenden uygun zaman ve şartlar diliyorum kendime. Ayrıca artık öğrendiklerimi öğretme zamanım, etrafımda azimli, sabırlı ve hevesli insanlar var, tanışmasak da biliyorum, dilerim Allah onlarla yollarımı kesiştirsin.

 

Zira ben yoruldum, flora’dan başka hayallerim de var şu hayatta.

 

Her bi'şeyler kutlu olsun! Gelecekteki halimizin tohumları bu yeni günde yeşersin.

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 4906

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3049

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 817

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 530

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2399

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön