Tatlı ekmek…

Yıl 2006, hâlâ Çıralı’dayız.  Yine yaz gelmiş, sıcaklar ve rutubetli havalar başlamış, Beycik’teki ahşap evimizi henüz tamamlayamamışız, kirada oturmaya devam ediyoruz. Elimizdeki para bitmek üzere, ne yapsak, nasıl yapsak derken aklımıza köydeki lüks otelimizin çay saatleri için kurabiye poğaça yapmak geliyor. Teklif sunuyoruz, kabul ediliyor. Her gün düzenli iki tepsi hazırlıyoruz, biri tuzlu, biri tatlı. Yemek yapmayı çok seven ama hiç bu tür hamur işlerine bulaşmamış ben, tarifler buluyorum ve başlıyoruz poğaça-kurabiye üretimine. Her akşamüstüne yetiştiriyoruz siparişlerimizi.

 

Sonra aklımıza ekmek yapıp satmak geliyor. Ekşi mayayı herkes sevmeyebiliyor ama bir de eskiden “Çiçek Mayası” diye bilinen, ıhlamur çiçeklerinden yapılan maya var ki, tatlı mı tatlı, mis gibi kokuyor bu mayayla pişen ekmek. Kimse buna hayır demez herhalde. Bir kerede 30 ekmek filan pişirsek iyi olur. Peki ama nerede pişireceğiz biz bu ekmekleri?


Aklımıza daha önce Çıralı’da tanıştığımız Yusuf Usta geliyor. Çıralı’dan ayrılıp Mavikent’te pideci dükkânı açmıştı, gidip onunla konuşsak, akıl danışsak, onun fırınında pişirebilir miyiz acaba? Çok yardımsever bir insan Yusuf Usta, hemen kabul ediyor fırınını kullanmamızı. Üstelik ekmekleri pişirmek için ihtiyacımız olan ekmek kalıplarını edinmemize de yardımcı olacağını söylüyor. Hemen bir telefon açıyor, siparişi veriyor imal edilmeleri için. Yusuf Usta işini çok seviyor, bir daha dünyaya gelsem yine bu işi yaparım diyor. Eşi de kendi gibi güleryüzlü, boy boy üç kız çocuğu da birbirinden tatlı. Sevdiğimiz bir aile.

 

Kalıplar kısa sürede hazır oluyor, hamuru yoğurmak için büyük leğenler alınıyor, ölçü çoğaltılıp büyük kaplara göre ayarlanıyor. Deneme ekmeklerimiz için hazırız. Bu hamur ekşi mayalı olandan daha uzun süre istiyor kabarmak için. Öğlen gibi yoğuruyoruz hamurumuzu, yola koyuluyoruz 25 kilometre uzağımızdaki Kumluca’ya, cuma pazarı alışverişi sonrası bir on kilometre kadar daha gidip Mavikent’te “Yıldız Pide”ye ulaşıyoruz. Akşam olup ustanın da siparişleri bitince fırının soğumasını bekliyoruz, o zamana kadar çayların ve güzel bir salatanın eşliğinde pidelerimizi yiyoruz. Hamur kabarmış oluyor bu sırada, hemen kalıplarımızı yağlayıp hamuru paylaştırıyoruz. Bir kez daha kabarmaları için fırının yamacına bırakıyoruz. Yarım saat 45 dakika sonra ekmekleri pişirmeye başlıyor usta. Ağır ağır pişiriyoruz. Yaklaşık bir saatte ekmekler pişiyor, kalıptan ayrılmaları için bir süre soğumalarını bekliyoruz, sonra da ekmekleri bezle sarıp sarmalayıp, leğene yerleştirip dönüş yoluna koyuluyoruz. Teşekkür ederiz Yusuf Usta, eğer köyde tam buğday unundan ıhlamur mayalı ekmek projemiz tutar, ekmek siparişleri alırsak, yine görüşeceğiz. 

 

Örnek ekmeklerimizi tartıyoruz. Yaklaşık 750 gram geliyorlar. Bir tanesi olduğu gibi kalıyor göstermek üzere,  pek çok dilim de tadımlık olarak hazırlanıyor. Sepetin içine bez serip itina ile yerleştiriyoruz ekmeklerimizi, takıyoruz kolumuza, tanıdık evleri, pansiyonları tek tek ziyaret ediyoruz. Ekmekleri tattırıyoruz, çok ilginç geliyor ekmeğin tadı, beğeniyorlar, kimin kaçar tane ekmek istediğini de not edip sevinçle evimize dönüyoruz.

 

Bu ekmekler kolay kolay bayatlamıyor, üstelik doyurucu olduğu için de çabuk bitmiyor. Haftada bir pişirip dağıtmak iyi olacak. Aralarda da Beycik’deki bahçeyi ziyaret edip ağaçları sulamak gerek zaten.

 

Her hafta Yıldız Pide’yi ziyaret ediyoruz, ustamıza giderken bazen çay kahve, şeker, karpuz alıp götürüyoruz, bazen de armağanına karşılık biz de para armağanı veriyoruz dükkânın yaşaması için. Karşılıklı yardımlaşıyoruz.

 

Ekmeklerle, hamur işiyle haşır neşir ola ola yaz bitiyor. Hayatta böyle bir şey yapmak da varmış kısmette, hiç aklıma gelmezdi.

 

Şimdilerden o günlere bakınca, ana yola götüren patikalardan geçerken topladıklarımızın, cebimizde yıldızlar gibi biriktiğini ve o yıldızların yolumuzu aydınlattığını, edindiğimiz deneyimlerin hayatımıza nefis tatlar eklediğini fark ediyorum.



Hâlâ arada bir, tatlı ıhlamur mayasıyla ağır ağır pişen, o günlerden bize miras kalan çikolata rengi ekmeklerden yapıyorum.



Yıldızları canlarla paylaşmak için.



Afiyet Olsun.

 

Yaşamın tadı yüreklerimizde kalsın.




Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 7145

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2302

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 1745

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 26035

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 5938

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön