HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Şiddet bir baskı ve güç gösterme aracı. Bu durumda gücü elinde tutan herhangi birinin başvurabileceği bir yolmuş gibi duruyor. Buradan hareketle “Şiddet sadece erkekler tarafından ve yalnızca kadınlara uygulanmıyor. Mesele erkek olmak değil güçlü olmak” argümanı ortaya atılıyor. Epstein dosyasında da bunu gördük. Dosya içinde adı geçen binlerce erkeğe karşın 3 -5 kadın ismi de olunca “bunun cinsiyetle ilgisi yok” diyenler oldu. Oysa ne yazık ki gerçek böyle değil. Erkeklerin güçleri paradan değil, cinsiyetlerinden geliyor. Erkek şiddeti demememizin tam da cinsiyetle alakası var. Bu gücün kaynağı da ekonomik iktidar değil, patriarka. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Şiddetin kaynağı zannedildiği gibi ekonomik kudret olsaydı, fakir erkekleri böyle sistematik şiddet faili olarak görmezdik. Ayrıca güçlü kadınlara da benzer şiddet ağlarında rastlıyor olmamız gerekirdi. Şiddet münferit değil, sistemsel. Dünyanın bir yerlerinde bazı kadınlar, bazı erkeklerden daha güçlü evet. Fakat hala ataerkil bir dünyada yaşıyoruz. Norveçli bir erkek de Norveçli bir kadından daha ayrıcalıklı. Hintli bir işçi kadın da kendi sınıfından bir erkekten daha dezavantajlı durumda. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Erkekler ekonomik durumları her ne olursa olsun kadınları ve kız çocuklarını istismar ettikleri vakalara suç ortaklığı kuruyor. Sadece basına yansıyanlar bile görmek mümkün ki bir o kadar da basına yansımayanı vardır. N.Ç. dosyasını hatırlayanlar olacaktır. Mardin’de 14 yaşında bir çocuk aralarında devlet memurlarının da bulunduğu 28 erkek tarafından senelerce tecavüze uğruyor. “Kızlığı bozmak” daha ağır suç oluşturacak diye kronik anal ilişkiye maruz bırakılıyor. Sonra Şahsiyet dizisini çektiler bu olaydan hareketle, izlemenizi tavsiye ederim. Dosya AİHM’e taşındı, Türkiye mahkum edildi. Karayip adalarında değil Mardin’in bir köyünde gerçekleşti bu olay. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Elazığ’da 15 yaşındaki S.A, yaşadığı köyde aralarında iki erkek kardeşinin de bulunduğu 26 kişinin cinsel istismarına maruz kaldı. Diyarbakır’da yaşayan 14 yaşındaki zihinsel engelli çocuk F.B'nin, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 21 kişi tarafından sistematik biçimde cinsel istismara maruz bırakıldı. Kamu görevlilerinin de aralarında bulunması ne demek? Vatandaşın güvenliğini sağlamakla görevli, maaşını vatandaşın vergilerinden alan devlet memurlarının da bizzat bu şiddetin faili olması demek. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Yozgat’ta annesi ölen, kendisi gibi zihinsel engelli olan babasıyla yaşayan ilk olarak bir akrabasının tecavüzüne uğrayan K.K.’nın, bu olaydan sonra yıllar boyu köydeki 17 yaşından 70 yaşına kadar tam 11 erkeğin tecavüzüne maruz kaldı. K.K. hamile kalınca durum ortaya çıktı, uzman raporlarına göre bu sistematik tecavüzünü bilen köy ahalisi duruma engel olmadığı gibi kadına ‘Altın Kız’ lakabı taktı. Basit bir Google aramasıyla çok daha fazla örneğe rastlayabilirsiniz. İngilizce aratırsanız daha da fazlasına rastlarsınız. Gisele Pelicot davasını inceleyin. Tablo aynı: Maruz kalan kadınlar ve kız çocukları; fail her yaştan, her meslekten, her ekonomik seviyeden erkek. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Geçen yaz Marmaris’te bir grup genç erkeğin eğlence mekanlarına müşteri çekebilmek için masalara çıkıp üstü çıplak dans ettiği görüntüler basına sızmıştı. Bu mekanlarda garson görünümündeki kimi genç erkeklerin aslında orta yaşlı İngiliz turistler için birer jigolo olarak çalıştığı ortaya atılmış hatta İngiliz basınında Marmaris’in “kadınlar için Tayland” olduğu ifade edilmişti. Öncelikle dünyanın erkekleri için Tayland gibi koca bir ülkenin seks turizmine açılmış olduğunu, yanı sıra Kıbrıs’ın, Ukrayna’nın, Gürcistan’ın da bu ünle nam saldığını, koca koca şirketlerin bayilerini bu ülkelere “toplantı”ya götürdüğünü, herkesin neyin ne için olduğunu bildiğini ama görmezden geldiğini bir kenara park ediyorum. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Bu mesele çok ilgimi çekti ve hakkında yazılanları okumaya başladım. Öncelikle ilk karşıma çıkan “Love rats of Marmaris” isimli Facebook grubu oldu. Kadınlar kendilerini güvende hissetmek için bir grup kurmuşlar ve Marmaris’teki erkekler hakkında ifşalar yapmaya başlamışlar. Çünkü bu erkeklerin bir kısmı kadınları darp etmiş, bir kısmı da paralarını çalıp kaçmış. İlaveten erkeklerin de gururla kendilerini sergiledikleri başka sayfalar var. Altına da millet “beline kuvvet koçum, pasaport için değer” yazmış. Kimse “bu adamların anasına babasına yazık” diye acımamış. Hayatının tükendiğini düşünmemiş.

Daha da ötesinde bizzat Birleşik Krallık’ın dış işleri resmi sayfasında Türkiye turizmi için kadınlara uyarı var. 2024 yılında Türkiye’yi ziyaret eden İngiliz turistlerden toplam 56 cinsel saldırı şikayeti olmuş. Söz konusu cinsel şiddet olduğunda gerçek rakamın on katı olabileceğini geçmiş istatistiklerden biliyoruz. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Bu şiddetin arkasında yatan güç para değil, erkeklik. Kadına yönelik erkek şiddetinin arkasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği yatıyor. Bu eşitsizlik erkek egemen sistemin hem bir sonucu hem de nedeni. Erkek egemenliği bir sistem. Bu sistemin yarattığı eşitsizlik kişilerle ilgili bir durum değil, yapısal bir durum. Kişilerle değil sistemle mücadele etmek zorundayız. Bir köy dolusu insan topyekun kötü olamaz. Bir şehir dolusu insan topyekun kötü olamaz. Bir ülke dolusu insan topyekun kötü olamaz. Ama ne olur? İlgili kodları boca ederseniz “zaten herkes yapıyor”, “adı çıkmış onun”, “mesleği bu”; failleri toplumsal olarak utandırmazsanız, dışladığınız maruz kalan kadınlar ve kız çocukları olursa, her erkek fail olabilir. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Bütün erkekler fail değil ama kaygı duymak için yeterli sayıda erkek faile maruz kaldık. Neden çocuğunuza bakıcılık etmesi için bir erkeği işe almazsınız? Bu işin bir okulu var ve eğitimi alınıp uzmanlık geliştirilebildiği halde, neden anaokulu öğretmenleri hep kadındır? Okullar neden erkek anaokulu öğretmeni işe almaz ve veliler neden çocuğunu teslim etmek istemez? “Annelik duygusu” eksikliğinden kaynaklanmadığını hepimiz biliyoruz. Neden erkek şiddeti diyoruz?

Paylaş:
brush-purple Yorumlar