Budapeşte gezi notları

Berceste Şeber, Sziget festivali için gittiği Budapeşte'deki deneyimlerini anlattı...

Sziget Festivali ve Budapeşte gezi notları

Bolca yediren ve içiren, eğlenceden delirten, yürüten ve keşfettiren, nüfusu oldukça kalabalık ve her ülkeden insanı barındıran bir ada Sziget... Buranın Island of Freedom (Özgürlük Adası) adını almasının sebebi olan, Budapeşte’nin en popüler ve Avrupa’nın en gözde festivallerinden Sziget Festivalindeydim geçtiğimiz hafta. Tüm dünya mutfaklarından yiyecek ve içeceklerin olduğu; Ağustos ayının vazgeçilmezi, 7 gün boyunca süren bu festivalde birbirinden ünlü şarkıcılar ve gruplar, sabaha kadar süren partiler, yaratıcı ve herkese hitap edebilecek workshoplar, gösteriler ve standlar en ince ayrıntısına kadar düşünülüp hazırlanmıştı. Kendilerine has kıyafet konseptiyle gelen arkadaş grupları, birbirinden çılgın şapkalı ve kıyafetli insanlar; festival için özel makyaj yaptıranlar festivalin rengine renk katıyorlardı. Festival 10 Ağustos’ta başladı. Ana sahnede dünyanın en büyük isimlerinden olan Rihanna, Muse, David Guetta, The Chemical Brothers'ın yanında Avrupa Sahnesinde Türkiye’yi temsilen Sattas ve Ceza’yı görmek de ayrı bir keyifti.

 

Budapeşte’ye ikinci kez, Sziget’e ise ilk gidişimdi bu. Heyecanlı ve beni Özgürlük Ada’sında tam olarak nelerin beklediğinden habersizdim. Festivale gitmeden önce edindiğim bilgiler sayesinde içeri yiyecek veya alkolsüz içecek sokabileceğimizi biliyordum, bu yüzden de marketten olabildiğince abur cubur almayı ihtimal etmedim. İçki sokmak her ne kadar yasak olsa da girişteki güvenlik 2 çantamdan birini festivalin 2 gününde hiç aramadığı için güvenlik kurallarının çok da katı olduğunu söyleyemeyeceğim. Risk alın demiyorum, zaten festival alanında içkilerin fiyatı son derece uygun. Sadece karar sizin =) 

 

Sziget Kullanım Kılavuzu 

 

 

Girişte bizi karşılayan Sziget pasaportları festivalin unutulmaz kalacağını garantileyen en güzel hatıraydı. Bu pasaportun içinde tüm festival programı tarihlere ve sahnelere göre hazırlanmış, tüm içkilerin fiyatları tablolar halinde yazılmış, haritayla adanın her bir köşesindeki yerler numaralandırılmıştı.

 

En yaratıcı olanı da en baştaki 2 sayfada adanın belli başlı yerlerinin 22 farklı damga alanı halinde gösterilmesiydi. Bu 22 farklı noktanın hepsini damgalattıranlara festivalin minik bir hediyesi var. 7 günlük, hatta çadır kuranlar için 13 günlük bir yaşam alanın bir vatandaşı olup herkesi tek bir çatı altında birleştirme mantığı son derece anlamlı, zaten herkesin orayla bir duygusal bağ kurduğu da kesin. Tam da bu yüzden; adanın her bir köşesinin tadını çıkarmamız, çok büyük olduğundan uğramadık yer bırakmamamız ve festival bittiğinde oraları etrafımızdakilere sanki evimizin sokağını anlatır gibi anlatabilmemiz için biz ada halkını her damga bölgesinde Sziget’li sivil polisler bekliyordu.

 

Sziget'te neler var:

 

 

 

Ada hayatında yaşamın içinden herşeyi bulmak mümkün:

Poker, satranç,

Film gösterimleri, plaj voleybolu,

Bungee Jumping, sirk gösterileri,

Yoga, Boya Partisi,

Mini uçak müzesi, Sokak gösterileri,

Rubik Küp turnuvaları (dipnot: Rubik Küp Macar Erno Rubik tarafından icat edilmiş) 

dans gösterileri,

‘Before I Die’ duvarı, Ted Budapeşte çadırına kadar her şey düşünülmüş, tasarlanmış ve sıkılmanıza imkan tanınmamış.

 

Adanın bir ucunda güneşlenip plajda vakit geçirenler, bir diğer ucunda Colosseum’da dj eşliğinde partileyenler, Luminarium’da kendini görsel şölene kaptıranlar ya da Sportzone’da Survivor parkurunda mücadele edenler, bir başka tarafında ise Ana Sahne’de çimenlerde yatıp müziğin tadını çıkaranlar ve sevdikleri şarkıcıları bekleyenler vardı…

 

Eğlencenin yanı sıra farkındalığı arttırmak amaçlı da pek çok çadır veya standın arasında ‘Ability Park’ akıllarda en çok yer edeni. Tekerlekli sandalyelerle voleybol veya basket oynadığınız, gözleriniz kapalı mini futbol sahasında futbol oynadığınız, 2 kişilik bisiklete arkada gözünüz kapalı bindiğiniz, tekerlekli sandalyede yokuşlarla ve engellerle mücadele ettiğiniz bir oyun alanı düşünün. Bu park, hem engelilerin bir arada bulunmaları için hem de onların yaşamına dokunmamız ve yaşamlarını hissetmemiz için hazırlanmış. Bunun yanı sıra hayvan hakları çadırı, LGBT çadırı, göçmen çadırı ve geri dönüşüm için çöp getirenlere 15 dk. free wifi sağlayan çadırlar gibi pek çok dikkat çeken ve festivale anlam kazandıran bölgeler vardı.

 

Wi-fi ve Şarj 

 

Günümüzün vazgeçilmezlerinden internet ve şarj ihtiyaçları ile sorun yaşanmaması adına ellerinden geleni yapmışlar. İnterneti adanın farklı bölgelerinde free wifi yazan kahvecilerde veya barlarda bulabiliyorsunuz. Kalabalıktan dolayı evinizde çeker gibi her daim full çekmese de, film veya dizi izlemek gibi bir planınız yoksa çoğunlukla internet konusunda sıkıntı çekmeyeceğinizi söyleyebilirim. Şarj konusuna gelecek olursak; belli bir ücret karşılığında telefonunuzu belli süreliğine şarja takabiliyorsunuz. Tabi tahmin edersiniz ki fazlasıyla kuyruğu olan çadırlar bunlar. Bunun dışında çoklu priz olan birkaç bölgede de ayakta telefonunuzu şarj ederek bekleyebilirsiniz. Fakat benim tavsiyem, power banklerinizi sonuna kadar doldurup festival alanına öyle gelmeniz ve son çare olarak power banklerin de şarjı bittiğinde şarj çadırlarını bulmanız.

 

 

Sziget’teki en önemli konulardan biri hiçbir çadırda veya stantta nakit para geçmemesi.. Adaya ilk girdiğinizde yapmanız gerekenlerden biri kuşkusuz adanın her tarafında olan Festipaylerden birine gidip ister nakit (yalnızca Huf geçiyor) ister kredi kartı ile Sziget kartınıza para yüklemek ve sonrasında dilediğinizce harcamak. Bu kart için 500 Huf depozito parası alıyorlar ve festivalden ayrılırken kartınızı teslim ettiğinizde depozitonuzu ve eğer harcamadığınız paranız varsa o miktarı size geriveriyorlar. Diyorsanız ki bu Sziget kartı bende hatıra olarak kalsın, o zaman çıkışta Festipay’e tekrar uğramanıza gerek yok. Bu arada parasını çevirmeyi unutanlar için veya Huf’u çok çabuk bitenler için de tabii ki döviz bürosunu da unutmamışlar.

 

Festivalde Konaklama ve Ulaşım Seçenekleri

 

Konaklama konusu biletler satılmaya başladığı andan itibaren karar verilmesi gereken en önemli konu. Rahatınıza düşkünseniz ve tam bir festival kafasındaysanız en iyi seçim Vip çadırlar olur, çünkü kendi kuracağınız çadırı kalabalık yüzünden bir çöp kutusunun yanına veya en işlek yollardan birinin kenarına kurma şanssızlığınız olabilir. Fakat sonuna kadar festival ve festivalin zorlukları diyorsanız hiç tereddüt etmeden çadırınızı alın ve oradaki tatlı zorluğun ve spontanlığın tadını çıkarın. Eğer festivalin her gününde bulunmayacaksanız,  alışık olduğum rahata devam edeyim ve rahatça şehir merkezinde de turlayayım diyorsanız o zaman sizin için en iyi seçenek bir otelde kalmak olur.

 

Bir diğer düşünülmesi gereken konu ise tabiki ulaşım. Sziget için özel satılan City Passlerin 2 günlüğu 12 euro iken 13 günlüğü 33 euro. Bu ödediğiniz ücret içinde tüm toplu taşıma araçları ücretsiz, aynı zamanda Budapeşte’nin en ünlü hamamlarından ve plajlarından bir tanesine giriş de ücretsiz. 2'nci kez aynı veya başka bir hamama veya plaja gitmek istiyorsanız yüzde 20 indirim alıyorsunuz. Bunun yanı sıra, müzelere girişiniz yüzde 50 indirimli ve Hop on-Hop off da yüzde 20 indirimli. Festivale tek gün gitmeyi düşünüyorsanız veya birkaç gün festivale ara verip şehri de gezmeyi düşünüyorsanız City Pass sizin için her türlü çok avantajlı olacaktır. Bu nedenle tek tek toplu taşıma için bilet alma yanılgısına düşmeyin. Bu arada önceden Budapeşte’ye gidenler City Cardların sistemini iyi bilir. Bu kartlara başlangıç tarihleri saati ile birlikte yazılır ve bitiş tarihi de bu saate göredir. City Pass için de durum böyle ise bir hile yapabilir miyim diye aklınızda soru işaretleri olabilir. Hiç olmasın, çünkü bilekliklerinizdeki noktaları gün sayınıza göre deliyorlar ve bu nedenle günün hangi saatinde aldığınız hiç önemli olmuyor. Mesela Pazartesi günü akşam 7 de City Pass alırsanız, onu Salı günü gece 12’ye kadar kullanabilirsiniz. Yani tabiri caiz ise 1 gününüzü çöpe atmış olursunuz.

 

Mini Bir Budapeşte Turu

 

 

Budapeşte’nin en eski metro hattı M1 (sarı renk) 1896’dan beri varlığını devam ettiriyor, bu da demek oluyor ki Londra’dan sonra dünyadaki en eski 2'nci metro hattı. 10-15 basamak aşağı indiğinizde direk sizi karşılayan tarih kokan bu ufak metro durakları 20'nci yüzyılın izlerini taşıyor. Her durak bir müzeye benziyor; tarihi fotoğraflar, ahşap kapılar ve dolaplar size nostalji yaşatıyor ve çoğumuz için sıradan, sıkıcı ve kalabalık kelimelerini çağrıştıran metro kavramına yeni bir renk katıyor.

 

 

M1 (sarı renk) metro hattıyla ulaşabileceğiniz, City Park’ta Heroes Square (Kahramanlar Anıtı)’nın hemen arkasında bulunan Széchenyi Thermal Bath (Széchenyi Termal Hamam)’ı Budapeşte’nin en ünlü spa merkezi olmasının yanı sıra Avrupa’nın en büyük termal kaplıcası. Metrodan çıktığınızda gördüğünüz kuyruk da bu ünün kanıtı.  İçerde her metrekareye bir insan düşen bu spa merkezinde açık alanda bir tanesi ılık, bir diğeri daha sıcak olmak üzere iki tane termal kaplıca ve bir tane de yüzme havuzu var. Kapalı alanda ise bir adet kapalı havuzun yanında ısı dereceleri değişen kaplıcalar mevcut. Özel dans şovlarının ve spa partilerinin de yapıldığı bu açık alanın tadı en çok kışın soğuk havalarda, sıcacık suda ve Barok mimarisinin keyfine varırken çıkarılıyor. Turistlerin istilasına uğradığı için Macarlıların buradan kaçıp kendilerine daha lokal termal hamamlar bulduğu kesin. Çoğu turist tüm gününü burada güneşlenerek, hem kapalı hem açık alanda vakit geçirerek, projeksiyondan yayınlanan Rio Olimpiyatlarını izleyerek geçiriyordu. Fakat eğer hijyenle alakalı biraz sorununuz varsa ve kalabalıktan sıkılıyorsanız, Barok yapının tadını çıkardıktan sonra rotanızı City Parktaki başka yerlere çevirebilirsiniz. Hamamlara son derece alışık bir kültürden geldiğimiz için tüm gününüzü orada harcamak yerine, Budapest Zoo (Budapeşte Hayvanat bahçesi)’ni, Vajdahunyad Castle (Vajdahunyad Kalesi)’ni, Heroes Square (Kahramanlar Anıtı)’nı görmeden ve eğer kışın gittiyseniz City Park İce Rink (Buz Pateni Alanı)’na  gitmeden o civardan dönmeyin.

 

Budapeste'de yeme içme olanakları 

 

Nerede çok doyurucu ve biraz farklı bir şeyler yiyebilirim diye düşünürken karşıma Trofea Grill Restoran çıktı. Burası öğlen veya akşam yemeği yemek için gidilmeye değer bir yer. Açık büfe olan bu restoranda hafta içi akşam yemekleri 19 Euro haftasonu 20 Euro. Öyle açık büfe deyince aklınıza çok çeşit ama kalitesiz yemek geliyorsa fikrinizi değiştirebilecek yer tam da burası. Şampanyanızı açtırıp yanında istediğiniz et veya balık ürününü pişirtebileceğiniz ve aynı zamanda Macar yemeğini de deneyimleyebileceğiniz bir mekan. Çok fazla insan sirkülasyonu olduğu için ve bu sirkülasyonu kimseyi bekletmeden, sağlıklı bir şekilde sağlayabilmek için akşamları rezervasyon yapanlar 3 saat, rezervasyon yapmayıp kapıdan direk girenler 2 saat durabiliyor. İlk etapta acaba az saat mi veya gerek var mı diye düşünenlerden biri olarak, hiç tereddüt etmeden sonunda memnun kalacaksınız diyebilirim. En önemlisi eğer haftasonu gidiyorsanız rezervasyonsuz gitmeyin, çünkü o kuyruğu beklemek tahmin ettiğinizden daha da uzun sürebilir.

 

 

Budapeşte çoğu kişinin bildiği gibi gece hayatıyla son derece eğlenceli ve popüler. Özellikle İstanbulda’ki Beer Hall gibi mekanları tercih edenler için en güzel durak kuşkusuz; Szimpla Kert. En popüler Ruin Bar (Harabe bar) olarak bilinen Szimpla Kert 2004 yılında Kazinczy Sokağı’nda açılmış. Sabahlara kadar kalabalığın bitmediği bu sokakta en çok tercih edilen yer kuşkusuz burası. Yazılar yazılmış duvarlar, incik boncuk bir sürü eski eşyalar, koltuk niyetine kullanılan küvet ve renkli bir araba, duvarda asılı bisikletler, rengarenk ışıklar ve kalabalık ile birlikte kendinizi bir film setinde gibi hissediyorsunuz. Burada açık hava sinemasından sergilere kadar her türlü sanatsal etkinliğe rastlamak da mümkün. İster bir köşede biranızı veya kokteylinizi yudumlayın, ister bir başka köşede nargilenizi için. Szimpla Kert yalnızca akşamları değil aynı zamanda gündüzleri de açık. Akşamları karanlık, kalabalık ve içkinin etkisi altındayken harabenin tadı başkayken, gündüz gözüyle bambaşka. Bu yüzden Szimpla Kert’in hem gündüzünü hem de gecesini yaşamanızı tavsiye ederim. Hatta Szimpla’da akşam biraz vakit geçirdikten sonra civardaki diğer pubların da keşfine çıkıp her birinde birer içki yudumlayıp, hamaklı pub’ı bulmak da hiç fena olmaz.

 

 

Minik yardımcı ve dip notlar;

 

  • Sziget’e giderken her türlü mevsime uygun kıyafet götürün. Sabah bikiniyle güneşlenirken gece yağmurluğa veya kazağa ihtiyacınız olabiliyor.

 

  • Souvenircilerin genelde tek düze ve sıkıcı şeyler sattığını düşünen biri olarak, Budapeşte’de daha yaratıcı ve sizi en azından 5 dakikadan daha fazla içerde tutabilecek bir Souvenirci önerim var; King Shop Souvenir.

 

  • Sziget’te Vip kampta kalmak isteyenler elini çabuk tutup biletler satışa çıktığında Vip kamp biletlerini almalılar, aksi halde Vip kamp alanı bir hayal olarak kalır.

 

  • Sziget’e giderken Huf ile gitmeyi unutmayın. Festival alanında her ihtimale karşı döviz bürosu olsa da kuyruk sizi oldukça bunaltabilir.

 

  • Vintage sevenler için Retrock son derece keyifli ve bol seçenekli bir mağaza.

 

  • Köleves adlı Restoran’ın önünde minik mavi bir minibüs duruyor. Farklı bir deneyim yaşamak isteyenler için; bu minibüsün içinde sevgilinizle, eşinizle veya dostunuzla başbaşa bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

 

  • Ve tabi ki Macarların özel içkisi olan Palinka; denemeden dönmeyin.

 

 

 

 Berceste Şeber 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 1834

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5163

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2244

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8184

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3337

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön