Kendi bedeninin iyileştiricisi olmak: Yeni Tıp

Farkındalığın şifası, herkesin öğrenebileceği ve günlük yaşamına entegre edebileceği bir şey. Vücudumuza dair, daha makul ve mantıklı bir kavrayış sağlar ve vücudumuzun kendisini iyileştirmesine destekleyici araçları verir.

Kendi bedeninin iyileştiricisi olmak: Yeni Tıp

Nirdosh Kohra. Meksika’da doğdu, büyüdü. Çocukluğunda ve ergenliğin ilk yıllarında, iyi bir çocuk ve iyi bir öğrenciydi; sonrasındaysa oldukça asi bir genç olduğunu söylüyor. Biraz dünyayı gezdikten sonra, Meksika’ya geri dönüp tıp okuluna başladı. Tıp okulunu bitirdikten ve çalışmaya başladıktan sonra, tavsiye ettiğim tıbbi tedavilerin çoğunun, iyileştirici değil, yalnızca semptomatik olduğunu anladığı için insanların, semptomlarının ya da hastalıklarının kökünü iyileştirebilmelerine yardımcı olmamı sağlayacak diğer yöntemleri araştırmaya karar verdi.

 

ABD’den, Avrupa’dan ve Asya’dan gelen, bütünsel yollarla kullandığım birçok farklı yöntem öğrendi ve uyguladı. Hastanın hayatının, semptomların ortaya çıkmasında etkili olabilecek fiziksel, zihinsel, duygusal, beslenme yönlerini, hayat tarzını göz önünde bulunduruyor ve destek vererek bedenlerine ve hayatlarına yeniden denge getirebilmeleri için çalışıyor. “İnsan vücudunun iyileşme gücünün şaşırtıcı olasılıkları ile ilgili doğrudan deneyimlerimi başkalarıyla paylaşabilmek, benim için daha büyük bir armağan” diyen Kohra 17-18 Aralık’ta Do-Um’un davetlisi olarak Farkındalığın Şifası isimli bir eğitim verecek. Kohra ile yeni tıp yaklaşımını konuştuk.

 

Yeni Tıp nedir?

 

Farkındalığın şifası, psikolojik/duygusal olayların, fiziksel bedenimiz üzerinde ne gibi etkileri olduğunu anlamamıza yardımcı olan, yeni bir yaklaşım. Yeni Tıp aracılığıyla, insan vücudunun, hayatta yüzleştiğimiz her türlü durumun karşısında, hayatta kalmamıza, büyümemize ve bilinçli olmamıza yardımcı olduğunu anlayabiliriz. Rahatsız edici semptomlarla ya da hastalıklarla mücadele ediyor olsak bile, bedenimiz, daima iyileşmemize yardımcı olur.

 

Farkındalığın Şifası- Yeni Tıp, yaklaşık 30 yıl önce, Dr. Ryke Geerd Hamer tarafından yapılan ve tüm dünyadaki tıp doktorları tarafından derinlikle incelenmiş ve diğer alternatif iyileşme, duygusal çalışma, beslenme ve meditasyon yöntemleri ile zenginleştirilmiş çok hassas bilimsel keşiflere dayanmaktadır.

 

Yeni tıp herkesin öğrenebileceği ve günlük yaşamına entegre edebileceği bir şey. Vücudumuza dair, daha makul ve mantıklı bir kavrayış sağlar ve vücudumuzun kendisini iyileştirmesine destekleyici araçları verir.

 

Hasta olmaktan çok korkuyoruz. Bu durumu, kendi kendimize önleyebilmemiz mümkün mü?

 

Evet, bu hepimizin içerisinde yetiştiği hastalık korkusundan kurtulmak mümkün. Yalnızca, semptomları gördüğümüzde, vücudumuzun içerisinde gerçekte neler olduğunu anlayabilmemiz gerekiyor.

 

Belirtiler, acı ya da hastalık ortaya çıktığında, vücudumuzda neler olduğunu bize kimse açıklamaz. Bize öğretilen “vücudumuzda bir şeyler ters gidiyor, onarmamız gerekiyor” yaklaşımı oldu. Ve buna neyin sebep olduğunu ve nasıl düzeltebileceğini bilmediğimiz için, hemen korkmaya başlıyoruz. Ve bu korkuyla umutsuz duruma düşüyor, doktorlara %100 güveniyoruz – en azından bize öğrettikleri şey bu.

 

Gerçekte ise, tek seçeneğiniz, bu değil. Farkındalığın tıbbı aracılığıyla, bedenimizin nasıl işlediği ve bireysel semptomların gerçekte ne anlatmak istedikleri konusunda daha fazlasını öğrenebiliriz. Bedenimizi anlamaya başladığımızda, rahatlar ve hayatımızdaki, bu semptomları yaratan spesifik durumların ne olduğuna dair net bir anlayışa kavuşuruz. Bu şekilde, sağlığımız konusunda daha bağımsız ve daha sorumluluk sahibi olmaya başlıyor, daha bilinçli seçimler yapabiliyoruz.

 

Geleneksel tıp, genelde kırık kemikleri onarmada ve hastalık semptomlarını bastırmada başarılı. Bir hastalığı tedavi etmek istiyorsak eğer, ne gibi bir yaklaşım tercih etmeliyiz?

 

Bir hastalığı tedavi etmenin yalnızca bir yolu yok; neyse ki bir hastalığı ele almanın ve tedavi etmenin birçok yolu mevcut. Gezegendeki insan sayısı kadar farklı yaklaşım var. Gerçek iyileşmenin peşinde olan bir insanla çalışmanın hem güzelliği hem de zorluğu, işte tam olarak bundan kaynaklanıyor.

 

Her insan, özgün bir bireydir ve hastalıklarının veya rahatsızlıklarının köküne ulaşabilmek adına özgün yaklaşımlara ihtiyaç duyar. İşte bu yüzden, gerçek tıbbın, bir sanat olduğunu düşünüyorum.

 

Bazı insanlar açısından, beslenme dengesizliklerini düzeltmek yeterlidir. Bazıları için ise, henüz ele alınmamış spesifik bir psikolojik ya da duygusal durumu açığa çıkarmak ve hayatlarının bu yönüne uyum getirmenin yolunu bulmamız gerekiyor. Bir diğerinin vücudunda, yıllar boyunca birikmiş toksinlerden arınması gerekiyor. Bazı insanlar için de hislerini değiştirecek birkaç basit ve pratik değişim, yeterli oluyor.

 

Bedenimizi ve zihnimizi anlamaya ne kadar ilgili olursak, fiziksel ve zihinsel semptomlar, ruh hali değişimleri gibi günlük hayatımızda tecrübe ettiğimiz duygular aracılığıyla verdiği mesajlara da o denli aşina olabiliriz. Yavaşça, rahatlamak, gevşemek ve sağlıklı olmak için ihtiyaç duyduklarımızı daha iyi anlamaya başlarız.

 

Geleneksel tıp ile yeni tıp arasındaki fark nedir?

 

Geleneksel Tıp ile Yeni Tıp arasındaki temel fark şudur: geleneksel tıp, temelde, semptomların rahatlatılmasına ya da acil durumlara müdahaleye odaklanır. Tedavilerin çoğu, iyileştirici değil; yalnızca yatıştırıcıdır (semptomları bastırırlar). Bir hastalığı ya da semptomu kökünden iyileştirmek için, yalnızca ilaçlardan ve ameliyatlardan daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bu da kişinin, değişmeye ve hayatındaki sorunların kaynağına farkındalık getirmeye dair istekli olmasını gerektirir.

 

İlaçlar ya da ameliyatlar hayati tehlike arz ede bazı durumlarda ve semptomların katlanılamaz hale geldikleri, vücutta başka dengesizlikleri tetikleyebilecekleri şartlarda kesinlikle gereklidirler.

 

Yeni Tıpta, iyileşmenin daha derin seviyesine ulaşmak üzerine çalışırken, kişiyi desteklemek adına, bazen ilaç gibi geleneksel tedaviler kullanıyoruz.

 

Bu iki ‘tıp’, rekabet halinde değiller; yalnızca benim deneyimlerime göre, Farkındalığın Tıbbı, iyileşmeye dair, daha geniş ve daha derin bir erişim mevcut.

 

Sağlıklı bir hayat yaşamak isteyenler ne yapmalılar?

 

Elbette ki sağlıklı bir hayat için insanlara sunabileceğim birçok tavsiye var; ki çoğunu daha önce duymuşsunuzdur: bol bol su için, mümkün olduğunca taze ve doğal gıdalar tüketin, egzersiz yapın, duygularınızı, sağlıklı ve yaratıcı yollarla ifade edin, meditasyon yapın, doğanın içerisinde bulunun vs… Ancak daha tatmin edici ve daha sağlıklı bir hayat isteyen insanlara, yapmalarını kesinlikle tavsiye edeceğim başka bir şey var:

 

Keşfedin, yeni şeyler deneyin, insanların, neyin yanlış neyin doğru olduğuna dair söylediklerine uymayın, kendi yolunuzu bulun! Örneğin farklı beslenme düzenleri, farklı iyileşme yöntemleri, farklı egzersizler ya da vücut terapileri, farklı doktorlar denemek, yeni yerlere gitmek, meditasyon yapmak gibi hayatınıza deneyim ve zenginlik katacak herhangi bir şey… Böylelikle kriterleriniz genişleyecek, seçme kapasiteniz artacak ve böylelikle kandırılmanız zorlaşacak.

 

Çocuklar Ebeveynlerin Yansımasıdır

 

Sağlıklı çocuklar yetiştirmek konusunda verebileceğiniz tavsiyeler var mı?

 

Sağlıklı çocuklar yetiştirmenin ilk adımı, sağlıklı ebeveynlerdir. Bana getirilen çocukların birçoğunda görüyorum: ebeveynler, çocuklarını düzeltmemi istiyorlar; ancak kendilerinde hiçbir şey değiştirmeye yanaşmıyorlar. Bu, sorumluluk almamanın ve kendimizi değiştirmektense, başkalarını değiştirmeyi istemenin eski bir yoludur.

 

Çocuklar, ebeveynlerinin yansımasıdırlar; hayatlarındaki ilk ve en önemli rol modelleri, anne ve babalarıdır. Hayatla ilgili öğrendiğimiz neredeyse her şeyin ilk bilgisi ebeveynlerimizden gelir. Bu yüzden, sağlıklı çocuklar yetiştirmenin en önemli yönü, öncelikle ebeveynlerin sağlıklı olmalarıdır.

 

Ebeveynlerle çalıştığım sayısız anda gördüm; kendi sağlıklarının, yemek yeme alışkanlıklarının, duygularının, çevrelerinin, evlerinin farkında olmaya başladıkları anda, otomatik olarak, çocukları da iyileşmeye başlıyor.

 

Vereceğiniz eğitimde neler olacak?

 

Bu atölye, vücutlarının nasıl işlediğini, semptomlara ve hastalıklara gerçekte neyin sebep olduğunu öğrenmekle ilgilenen herkese açık. Sağlıkları konusunda daha bağımsız olmak, kendilerini ve sevdiklerini daha sevgi dolu, bilinçli ve rahat bir şekilde desteklemek isteyen herkese açık. Bu atölyeye katılabilmek için, tıbbi ya da sağlıkla ilişkili bir eğitime ya da özgeçmişe gerek yok.

 

Katılımcılar, kendi sağlıkları ve aile sağlıkları için gerekli temel prensipleri öğretmeyi hedefliyorum. Örneğin:

 

  • Herhangi bir semptoma ya da hastalığa sebep olan spesifik durumlar nelerdir?

 

  • Soğuk algınlığını, öksürüğü ve boğaz ağrısını ne tetikler?

 

  • Kilo artışının, yediklerimizle hiçbir ilgisi olmayan 3 temel sebebi.

 

  • Kusmayı ve ishali ne tetikler?

 

  • Kanser, gerçekte ne demektir, kansere bütünsel bir yolla nasıl yaklaşabiliriz?

 

  • Vücuttaki yerine bağlı olarak, acı, bize ne anlatmaya çalışır?

 

  • Vücutta, semptomların ortaya çıkışını önlemeye yardımcı olacak gerekli ipuçları.

 

  • Vücudumuzda semptom görüldüğünde, daha hızlı iyileşmek adına, kendimize nasıl bakmalıyız?

 

  • Vücudumuzdaki mikroorganizmaların rolü nedir? Bulaşıcı hastalıklar gerçekten var mı?

 

  • Meditasyonun, sağlık açısından önemi.

 

  • İyileşme krizi nedir?

 

  • Duyguların, sağlığımız üzerindeki rolü nedir?

 

  • Alternatif terapilerle ne zaman ve nasıl desteklenebiliriz, ilaçlara ne zaman gerçekten ihtiyaç duyarız?

 

Haber: Damla Çeliktaban

 

detaylı bilgi ve atölye kayıt için: 

yeni tıp

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 1840

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5167

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2245

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8186

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3338

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön