Fatma Toptaş: Seksi olmak çok saçma!

Ünlü oyuncu Fatma Toptaş, oyunculuk serüvenini, diziyi, yeni sinema filmini ve hakkında merak edilenleri HT Magazin’e anlattı

Fatma Toptaş: Seksi olmak çok saçma!

‘Kiraz Mevsimi’ nasıl gidiyor?

Çok keyifli. Güzel bir kitleye ulaştık. Reytingleri güzel gidiyor ama çok bıçak sırtı bir iş yapıyoruz. Bugün 1’inci olan iş yarın beşinci olmaz diye bir şey yok.

 

Gerçek hayatınızda dizide canlandırdığınız Sibel gibi dominant biri misiniz?

Neşeli bir kızım. 33 yaşındayım, ne istediğimi bildiğim bir yaştayım. Büyüdükçe arada ortaya çıkıyor o dominantlık. Karar verme yetisine sahip olma anlamına geliyor bence. Ama lanet biri değilim. Dominantlık olursa sevimli bir şey olur benden.

 

'Erkek olmak başka adam olmak bambaşka' 


Sizi nasıl bir erkek etkiler?

Hayatım boyunca dürüstlükten yana oldum. Yalansız, ilgisi ve sevgisi tam, naif bir adam olsun isterim. Benden daha baskın bir karakter olması lazım, yeri geldiğinde hesap da sormalı. Erkek olmak başka bir şey adam olmak bambaşka bir şey. Nejat Işler’in “Herkeste kalp var ama yürek taşımak başka bir şey” gibi bir sözü vardı. Ben yalansızlığı, dürüstlüğü seviyorum. Bunlar olunca zaten ilişki güzel ve keyifli hale geliyor. Sevgi arsızı bir kızım. Sevmeyi, sevilmeyi, ilgiyi, alakayı seviyorum. Verilen sevgiye karşılık ben de sevgimi gösteririm. Bu durumun içine taktik ve oyunlar girince midem bulanıyor. Biraz da çabuk hisseden bir insanım. Oyunlara gelemem. 

 

Hayatınızda biri var mı?

Kendimi bana iyi hissettiren biri var. Bir kadın için iyi hissettirilmek çok önemli. Işe mutlu gitmek bir erkeğin enerjisiyle çok doğru orantılı. Brad Pitt’in Angelina Jolie’nin zayıflığıyla ilgili bir röportajını okumuştum. “Erkek kadının aynasıdır” demişti. Adamın ona gösterdiği ilgi, şefkat, sevgi, sabır, güven kadını bambaşka bir hale getirmişti. Gerçekten de erkek kadının aynası. Şu anda bana kendimi iyi hissettiren, güvendiğim birisi var hayatımda. Umarım hep böyle devam eder.

 

 

Herkes sizi ‘Recep Ivedik’ filmiyle tanıdı. Oyunculuğa nasıl başladınız?

Ortaokul ve lisede uğraştığım bir şeydi ama hobi olarak yapıyordum. O zaman hocalarım bana “Devam et, mutlaka konservatuvara git” diyorlardı ama benim hayalim polis olmaktı. Bu hayalle İstanbul’a geldim. Abim polisti ve rol modelim oydu. Bir firmada işe başlayınca, diksiyon eğitimi alma ihtiyacı duydum ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne başvurdum. Diksiyon eğitimi sırasında hocalarımın sahneye çok yakıştığımı söylemeleri beni gaza getirdi. Polis olamadım ama belki bir gün bir dizide polis rolünde oynarım. 

 

Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Tiyatro Bölümü’nde eğitim aldınız. Size göre önemli olan okullu olmak mı alaylı olmak mı?

Bence ikisi de bir şeyi değiştirmiyor ama tiyatroda ve kamera önünde teknik eğitim gerekiyor. Ben sadece tiyatro okuyarak geçirmedim zamanımı. Bitirdikten sonra kamera arkası ve senaryo eğitimleri de aldım. Oyunculuk mesleğinde hepsi bir bütün olduğu için, her alandan bir şeyler öğrenmek hem senaristin hem yönetmenin hem de teknik ekibin işini kolaylaştırıyor. Ben biraz da böyle başladım. Hepsinden bir şeyler öğrenmeyi seviyorum. Bu anlamda doyumsuz olduğumu söyleyebilirim.

 

'Bizim meslek bıçak sırtı' 

 

Tiyatroyla aranız nasıl ?

1.5-2 senedir yapmıyorum. En son ‘Komik Bir Gece’ adlı oyunda oynadım. Şu ara özel tiyatrolarda büyük sıkıntılar var bundan dolayı mutsuzum. Böylelikle yakınlaştıracağına uzaklaştırıyor. İyi oyun olsun istiyorum, iyi oyun kolluyorum. Yüz yüze bir oyun yapmak istiyorum. Metin Zakoğlu ile bir projemiz var, kendisiyle görüşüyoruz. Ocaktan sonra 2 kişilik bir oyun olabilir. 

 

Pek çok sinema filmi ve dizide rol aldınız. Sizin için dizi mi sinema mı önce geliyor?

İçinde mutlu olabileceğim her projede yer alabilirim. Ama sinemanın ve tiyatronun yeri her zaman başka oluyor çünkü seyirciyle bir kere buluşuyorsun. Diziyle her hafta buluşabiliyorsun. Hatan varsa tamir etme olasılığın çok yüksek. Tiyatro ve sinemada ise “Olmadı baştan yapayım” gibi bir durumun olmuyor. Türkiye şartlarında sinema çekerken ön hazırlığın o kadar uzun değil. Elinde ne malzeme varsa beyninle terleterek masaya koyuyorsun. Senden çıktıktan sonra da montaja ve vizyona kalıyor iş. Umarım seyirci beğeniyordur. Benim beğenmemden çok onların beğenmesi işimi doğru yaptığımı gösteriyor. Yeni filmim ‘Vay Başıma Gelenler 2,5’ için de öyle olmasını umuyorum. Yanlış şeyler yapmamak en büyük isteğim. Bizim meslek çok bıçak sırtı. İnsanlar çok hassas. Bir şeyi bir tık fazla yaptığında onların herhangi bir duygusuna dokunabiliyorsun. Ben de o tarz şeylere elimden geldiği kadarıyla dikkat ediyorum.

 

‘Sadece güzellikle olmaz'


Peki oyunculukta kurallarınız var mı?

Herkesin olduğu kadar benim de kurallarım var. Türkiye şartlarında nereye kadar gidilebilir ki zaten? Gidebildiğim noktaya kadar gidiyorum. Çok iyi bir iş gelir ve sınırlarımı bir tık kırmam gerekirse kırabilirim ama bu senaryo ve yönetmenin nasıl anlatacağıyla çok alakalı bir durum. Her şeye balıklama atlamam, süzgecim var.

 

Güzelliğinizin bu mesleği yapmanızda etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Hiçbir etkisi yok. Gerçekten yok! Bence güzellikle bir yere kadar götürebilirsin. İstediğin kadar güzel ol, eğer sende o ışık yoksa olmaz. Yetenekle alakalı bir durum bu. Ben de dünya güzeli bir kız değilim ama bir albenimin olduğunu düşünüyorum. Albenimin üzerine biraz yetenek, biraz şans, biraz parıltı koyunca oluyor işte.

 

Vücudunuzda hiç estetik var mı?

Evet burnumda estetik var.

 

Kendinizi seksi buluyor musunuz?

Hayır, ne alakası var. Tam tersine çok komik buluyorum kendimi. 33 yaşındayım, kadınım ama seksilik bana çok saçma geliyor. Seksi kadın rolü gelince nasıl bir anlama geldiğini çözmeye çalışıyorum. Altı boş bir kavram bence. Seksilik bana gerçekten bir şey ifade etmiyor. Daha çok yatak odası gibi geliyor. O kapının arkası, yani bizim işimizin tarafında değil seksilik.

 

"Sorunlu bir tipi oynamak cezbetti'


‘Vay Başıma gelenler 2,5’ta nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?

Komedi olduğu kadar dramatik yapısı olan bir film. Bu film aslında erkek dili ama bir kadın tarafından yazılmış olması benim için cezbediciydi. Canlandırdığım Rüya karakteri moda ikonu olmuş, ailesine karşı kendisini ispatlamaya çalışan bir kız. Biraz sorunlu biri. Daha önce böyle sorunlu bir tipi canlandırmadığım için rol beni cezbetti. 

 

Sizin modayla aranız nasıl ?

Moda diye bir şeyin peşinden koşmuyorum. Fiziğini tanımak bence modada en önemli şey. Ben fiziğimi tanıyan biriyim. Bana ne yakışır ya da ne yakışmazı biliyorum. Ona göre giyiniyorum. Kendi tarzımı yaratmayı seviyorum.

 

Röportaj: İzel Özel

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 9170

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2289

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5624

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2441

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3633

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön