Doğa Rutkay: Evliliğe bayıldım, anne olmak istiyorum

Yaşamını televizyoncu Kerimcan Kamal ile birleştiren Doğa Rutkay, nikâhtan sonra ilk röportajını HT Magazin’e verdi. Eşine olan büyük aşkını anlatan Rutkay, yaşamıyla ilgili hiç bilinmeyenleri samimiyetle paylaştı.

Doğa Rutkay: Evliliğe bayıldım!

Türkiye’nin en yetenekli ve başarılı oyuncularından biri o. Güzel enerjisi, doğallığı ve içtenliği sizi hemen sarıveriyor. Birçok kez kendisini tiyatro sahnesinde izledim ve selamlamaya çıktığında her seferinde ayakta alkışladım. Oyunculuğu her geçen gün daha da büyüyor. Doğa Rutkay’la mesleğini, evliliğini ve hayatı konuştuk...

 

‘Güldür Güldür’ harika gidiyor. Projenin bu kadar tutacağını tahmin etmiş miydin?

Bu kadarını tahmin etmemiştim ama sevileceğini biliyordum. Çünkü komedi her zaman seyirciyle buluşur. Seyircinin bilet alıp canlı canlı gelip seyretmesi çok önemli. Tiyatro tecrübemden de biliyorum, yaptığımız iş izleyiciye geçiyor, bu da kameraya yansıyor.

 

Aslında çok şanslısın. Tiyatroyla televizyonu bir arada yapıyorsun.

Aynen. Eskiden haftada iki gün tiyatroda oynuyordum. Şimdi de aynısını yapıyorum ama tek farkla, kamera da çekiyor. Tam gönlüme göre bir iş oldu.

 

Yayın günü evde kendini seyreder misin?

Hiç kaçırmadan izlerim.

 

Çok eleştirir misin peki kendini?

Hem de nasıl. “Keşke şunu yapsaydım, bunu yapmasaydım” diyorum ama her hafta yeni bir tipleme yaptığımız için aslında çok da bir şey kaçırmış olmuyorsun.

 

Bir günlüğüne seyirci olmak ister misin?

Hayır, hep sahneye çıkıp oynamak isterim. Oyuncu olmasaydım ‘Güldür Güldür’ü izlemeye giderdim ama oyuncu olunca, “Ben de çıkayım, ben de oynayayım” oluyorsun. İzlediğim birçok tiyatro oyununda da bu oldu.

 

'Yazın kitabım çıkacak' 

 

Kitap çıkarma hazırlığında olduğunu duydum.

Evet. Üç sene önce Instagram’da ‘Mutlu olmak için küçük şeyler’ diye bir cümle bulmuştum. Paylaştıkça büyüdü. Hepimizin hayatını sıkan şeyler var, anlık da olsa bunlardan kurtulma yöntemleri var. Çiçek ekmek, sevdiğin birine yemek yapmak gibi. Eşim, “Bu cümleyi tescillettim. Instagram’da yaptığın gibi bir el kitabı çıkar. Alıcısı olur” dedi. Kaktüs yetiştirmeye başladım. Yanına bir kaktüs daha koyduğunda onun çiçeğini alıyor. Bunu kendi kendime buldum. Eşim, “Bunları paylaş. Parayla yapılacak şeyler değil, insanlara umut olur” dedi. Yazın çıkacak. İçinde hayatımdan da hikâyeler olacak. Tek çocuğum. Annem babam boşandı. İnsanların bu konuyla ilgili merak ettikleri de var.

 

Benim de var. Boşanmış bir anne-babanın çocuğu olmak zor mu?

Zor değildi. Çünkü bana çok dürüst davranan bir anne-babaya sahibim. Özgüvenli bir çocuktum. Mutsuz bir evde büyüseydim, şu anki durumumda olamazdım. Boşandıklarında beş yaşındaydım. Çok medeni bir ilişkileri vardı. Evde babam yoktu ama aslında var gibiydi.

 

Annenin mi yoksa babanın mı yanında vakit geçirmeyi daha çok seviyordun?

Küçükken öğretmenim “Ankaralı mısın? İstanbullu musun?” diye sormuş. Babam İstanbul’da film çekiyordu. Biz annemle Ankara’daydık. ‘Ankara annem, İstanbul babam’ demişim. Bu hiç değişmedi. Babam konservatuvara hazırlanmamı istediği için, lise 2’de annemle İstanbul’a geldik. Sonra da Mimar Sinan’ı kazandım.

 

İstanbul’a alışmak zor oldu mu?

Lisedeyken, annem, anneannem ve dedemin tam karşı apartmanına taşındım. Anneannem ve dedem sağır-dilsiz ve işitme engelliydi. Annem onlara bakıyordu, çok zor bir hayattı. Annem ve babam, “İster istemez evde özgürlüğün kısıtlanacak” dediler ve bana öyle bir jest yaptılar.

 

15 yaşından beri tek yaşamanın en zor yanı neydi?

Çok zor değildi. Özgürlüğüme düşkündüm. Yalnız olmak güzeldi.

 

Bu özgürlükten sonra evlenmek zor olmadı mı?

Sanırım bu kadar geç evlenmemin sebebi bu. İki kişilik düşünmek bana çok uzak geliyordu. Eşim karşıma çıkmasaydı, evli bir insan olamazdım. Hiçbir zaman özgürlüğümü kısıtlamadı. Evimizde kendime ait bir odam, çalışma düzenim var. Bizimkisi çok güzel bir yol arkadaşlığı.

 

Nasıl tanıştınız?

Bir dönem aynı kanalda çalışmıştık. Sekiz senedir görmüyordum, bir toplantıda arkadaşlarımız vesilesiyle bir araya geldik ve başladı.

 

Evliliğe adapte oldun mu?

Oldum, bayılıyorum. Ev hanımı önlüğümü takıyorum. Yardımcım var ama kendi işimi kendim yapıyorum.

 

Anneliğe nasıl bakıyorsun?

Arzu ediyorum. Umarım ben de bu duyguyu yaşayabilirim.

 

'Babamın gölgesinde kalmayı tercih ettim'

 

Rutkay Bey, disiplinli bir baba mıdır?

Disiplinli ve otoriterdir ama annem onun 100 katıdır. Çoğu kez bir olaya babam izin verir, annem vermezdi.

 

Usta bir ismin kızı olmanın artıları olduğu gibi dezavantajları da vardır muhakkak.

Dezavantajı, hata yapma ve babanı hayal kırıklığına uğratma korkusu. Babanın bir etiketi var ve sen bu etikete doğuyorsun. Önce kimse seni birey olarak kabullenmiyor. Herkes markaya bakıyor, “Bu Rutkay Aziz’in kızı, şöyle davranmalıdır” diyor.

 

Zorlandın mı?

Ergenlikte zordu. Kendini ispat etmek istiyorsun. Bilinen soyadların çocukları olmak hayata 1-0 yenik başlamak demek.

 

Bunu nasıl aştın?

Avantaja çevirdim. Ben çok şanslıyım. Babam ciddiye alınmayan ve sevilmeyen biri olabilirdi ama çok seviliyor ve saygı duyuluyor. Babamın gölgesi altında kalmayı tercih ettim. Keşke hep babamın kanatları altında kalsaydım. Babamı lider olarak seçtim, onunla bir savaşa girmedim.

 

'Heyecandan evet demeyi unuttum'

 

Sizinki son zamanların en eğlenceli düğünüydü.

Hâlâ beni yolda çevirip, “Karnaval gibi düğündü. Keşke biz de olsaydık” diyorlar. Arkadaşlarımız, “Birkaç düğün daha yapsanız” diyor. Biz de, her sene aynı gün öyle bir şey yapalım dedik.

 

Evlenme teklifi nasıl geldi?

Alaçatı’da kuzenlerimle aile yemeğindeydik. Kerimcan, “Denizde bir şey var. Bir bakalım” dedi. Yürümeye başladık. Sonra “Benimle evlenir misin?” dedi. Hiç beklemiyordum. Kutuyu çorabına koymuş. Bir saat çıkartamadı. Çok güzeldi. (Kahkahalar)

 

Hemen ‘Evet’ dedin mi?

Hemen, hatta ‘Evet’ demeyi bile unuttum. O kadar heyecanlandım ki...

 

Sesin çok güzel. Albüm çıkmaz mı?

Bir şarkı yapıp Twitter’da paylaştık, “Albüm yap” diyorlar. Konservatuvarda şan eğitimi aldım ama pop, türkü söylemek ayrı bir yetenek. Blue-caz gırtlağım varmış. Önce niyetlendim. Anneannem işitme engelli olduğu için, alınan her albüm işitme engellilere gitsin dedim. Şarkı listesi çıkardım. Sonra vazgeçtim ama sağım solum belli olmaz. ‘Güldür Güldür’de bir şarkı söyletecekler. Orada beraber test ederiz.

 

Röportaj: Ömür Sabuncuoğlu

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8423

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 1977

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5252

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2292

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3407

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön