Kulise gitmeden önce Matei Visniec’in yazdığı metni aldım elime... Aşkla ilgili iki lafından biri “İnsanlar bedende değil, ruhta buluşmalı. Günümüzün sadece teni doyuran aşkları bana göre değil. Kalbe ve ruha dokunmayan aşk bana uymaz” olan biri olarak, bir erkekle bir kadının ruhsal buluşmasını anlatan metnin her satırında ruhum umutla gülümserken ağladım. Kulise gittiğimde oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan karşıladı beni. “Aşkın burnumda tüten yalın halini sahneye taşıyorsunuz. Bana dünyanın en anlamlı hediyesini veriyorsunuz” dedim kendisine. “Oyun, hepimizde büyü etkisi yarattı. Yorgun kalplerimizi, ruhlarımızı şifalandırdı. Bu oyun, kalbini bozmayan insanlara evrenden bir hediye” dedi gülümseyerek. Sonra oyunda rol alan Ebru Özkan ve Caner Cindoruk yanımıza geldi.


Gerçek hayattaki gibi oyunda da iki sevgiliyi canlandıran bu dünya tatlısı çiftle gezinmeye başladık kuliste. Gezinirken içimden kurduğum ilk cümle “Bunca zamandır bu tiyatroya gelirsin, hangi akla hizmet kulise hiç girmedin?” oldu. Kulisin duvarları anafikri iyi insan olmak ve sahnede oynamamak olan yazılarla dolu. Hatta sahnenin girişinde, yerde; “Sahneye çıktığında sakın oynama” yazıyor. Oyun Atölyesi’nin sahnelediği her oyunun kapalı gişe gitmesinin sırrı bu işte; sahnede kimsenin ‘mış gibi’ yapmaması, oynamaması... Kulisin altını üstüne getirdikten sonra, oyunun genel provasını izledim. Özellikle Mertcan Mertbilek ve Hande Öztürk’ün animasyonlarıyla süslenen son bölümünde, “Aşk bu işte” diye inledim. Bu oyunu izleyen herkesin kalbine gökten üç elma düşmesini dilerim.


Caner Cindoruk; elmalar ve eldivenlerle birlikte oyunun gizli öznelerinden olan saksafonu eline alıp gelişigüzel çalmaya başlayınca, Ebru Özkan kulaklarını tıkamak zorunda kaldı.


Oyunun sahne tasarımı Bengi Günay’ın, ışık tasarımı İrfan Varlı’nın, müzikleriyse Tolga Çebi’nin imzasını taşıyor.

Yeni imajıyla sokakta tanınmıyor!

Oyun için imajını yenileyip sakal bırakan Caner Cindoruk, “Artık sokakta daha rahat yürüyorum” diyor. Ebru Özkan, oyunda gelinlik de giyiyor.


“Monica Bellucci’yi kıskanmadım”

Ebru Özkan’a, “Caner Cindoruk Monica Bellucci’yle rol gereği öpüştüğünde kıskandınız mı?” diye sordum. Şöyle yanıtladı beni: “Bu onun işi. Ayrıca Monica çok tatlı bir kadın, hiç kıskanmadım. Caner bana kıskançlık duygusunu hiç hissettirmiyor.”


Haber: Ece Saruhan

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.