Kıllarınızla aranız nasıl?

Birçoğumuz onlarla birlikte yaşamaktan hoşnut olmasa da vücudumuzun önemli alanlarında mevcudiyetlerini sürdürüyorlar. Kimler mi? Kıllarımız! İşte vücut tüylerimiz hakkında bilmeniz gerekenler!

Kıllarınızla aranız nasıl?

Geçtiğimiz günlerde hepimizi çok yakından ilgilendiren bir konu hakkında düzenlenen etkinlikte yer aldım. Gillette Venus ve Braun işbirliği ile gerçekleşen bu etkinlikte herkesin bildiği ancak çok az insanın konuştuğu bir konu hakkında bilgilendik. Bahsettiğim bu gizli konu: Tüylerimiz. Evet, dünyada vücut tüylerini almama yönünde yükselen bir trend var; evet, geçmişe kıyasla daha çok bilinçliyiz ama birçoğumuzun tüyleri hakkında bilmesi gereken başka şeyler de var!

 

Hadi bu kez yemek yemek kadar normal olan bu konuyu konuşmaktan çekinmeyelim!

 

Tüyleriniz hakkında bunları biliyor musunuz?

 

Tüylerinizi almama taraftarı değilseniz ve tüylerinizi alıyorsanız bilmeniz gereken en önemli şey ideal, tek bir kıl alma yönteminin olmadığıdır. Etkinlik kapsamında yapılan çok uluslu anket, 2018 yılında vücut tüyleri ve tüylerin alınması konusunda kadınların değişen tutumlarına ışık tutuyor.

 

ABD, Rusya, Almanya, Fransa ve Türkiye'de yaşayan ve son 12 ay içerisinde vücut tüylerini almış 18-54 yaş arası 2.550 kadından oluşan bir örneklemle gerçekleştirilen ankete göre 10 kadından 8’i tarafından kullanılan tıraş evrensel olarak en popüler tüy alma yöntemi. Tıraşı sırasıyla epilasyon, ağda, tüy dökücü krem takip ediyor. Aynı araştırma “Kadınlar hangi bölgelerini tıraş ediyor?” sorusuna da cevap veriyor. Kadınların yüzde 71’i koltuk altını; yüzde 65’i bikini bölgesini; yüzde 64’ü ise bacaklarını tıraş ediyor.

 

Kadınların çoğu vücut tüylerini almayı tercih ettiklerini çünkü pürüzsüz bir cilt hissini sevdiklerini söylerken, yüzde 59’u temizlik ve hijyen nedeniyle vücut tüylerini giderdiklerini ve neredeyse yarısı bunun kendilerine olan güvenlerini artırdığını belirtiyor.

 

Son 5 yılda tüy alma konusunda değişen şeyler var!

Kadınların yüzde 49’u bugün aldıkları vücut tüyünün beş yıl öncesiyle aynı miktarda olduğunu söylüyor. Aldıkları vücut tüyü miktarını değiştirdiğini söyleyenler arasında her 5 kadından 1’i şimdi daha az tüy alırken yüzde 31’i bugün daha çok tüy almaktadır. Bu durum vücut tüyleri ana akım medyada daha görünür hale gelmiş olsa da bu kültürel değişime rağmen kadınların kendi vücut tüylerini alma tercihlerinin hala güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların vücut tüylerini nasıl ve nerede aldıklarıyla ilgili olarak, kadınlar günümüzde beş yıl öncesine kıyasla daha fazla epilasyon (yüzde 33’e karşılık yüzde 25) ve ağda (beş yıl önceki yüzde 26 oranına kıyasla günümüzde yüzde 32) kullanma eğilimi göstermektedir. Işık bazlı tüy alma yöntemlerini kullanan kadınların sayısı 2013’de yüzde 7 iken bugün yüzde 16’ya yükselmiştir.

 

Peki kadınlar tüylerini neden alıyor?

 

Araştırma kapsamında kadınlara yöneltilen sorulardan biri de tüylerini neden aldıkları ile ilgili. Acı ama gerçek bir sonuç: Kadınların yüzde 52’si vücut tüylerini alma konusunda baskı hissettiğini belirtti. En büyük baskı toplumun genelinden geliyor: 5 kadından 1’i vücut tüylerini almaları için toplumsal baskı hissettiğini söylemekle birlikte, 10 kadından 4’ü dış baskı hissetmelerine rağmen, tüyleri alma kararının kendi tercihleri olduğunu belirtiyor.

 

Kadınların çoğu (yüzde 72) vücut tüylerini almayı tercih ettiklerini çünkü pürüzsüz bir cilt hissini sevdiklerini söylerken, yüzde 59’u temizlik ve hijyen nedeniyle vücut tüylerini giderdiklerini ve neredeyse yarısı bunun kendilerine olan güvenlerini artırdığını belirtiyor. 10 kadından yaklaşık 4’ü vücut tüylerinin dişiliklerini tanımlamadığını kabul ediyor ve 10 kadından 1’i vücut tüylerine sahip olmanın havalı olduğunu düşünüyor. Vücut tüyleri nedeniyle başkaları tarafından yargılandığını hissettiğini söyleyen 18-24 arası kadınlar (yüzde 26), 45-54 yaş arası kadınların (yüzde 13) neredeyse iki katını oluşturuyor. Araştırmaya katılan kadınların yarısından fazlası, vücut tüylerini almanın yanına kişisel bakım aktivitelerini ekleyerek kendilerini şımartma fırsatını yakaladıklarını ve bundan mutlu olduklarını ifade ediyor. Araştırmalar, kadınların vücut kıllarını alma ile ilgili hissettiklerinin sürekli geliştiğini ve tüyleri ile ilgili her zamankinden daha fazla karar aldıklarını gösteriyor.

 

Neler öğrendim?

 

Etkinlik kapsamında tüylerimizi almayla ilgili ilginç bilgiler edindim. “Nedir onlar?” derseniz hemen sıralayayım:

 

Vücut tüyleri epilasyon sonrası incelir

Evet, vücut tüyleri epilasyondan sonra incelir. Epilatör ile alınan kıllar, ardından ince ve sivri yeni bir kılın çıkmasını sağlar. Bu da yeni kılların daha ince çıkmasına neden olur.

 

Kıllar ağda ve epilasyon için uzun olmalıdır

Kılların uzunluğu ağda ve epilasyon için önemlidir ancak doğru epilatör seçimi yaparsanız kısa tüylerinizi de alabilirsiniz.

 

Tıraş olmak cildimin kurumasına ve pul pul olmasına sebep olur

Tam tersi! Tıraş olmak, cildinin üst kısmındaki ölü deriyi uzaklaştırarak, cildinin pürüzsüz ve güzel görünmesine yardımcı olur.

 

Tıraş kılları kalınlaştırır

Hepimizin doğru olduğunu düşündüğü bu bilgi aslında tamamen bir efsane! Tıraş kılların daha sert, daha siyah ya da daha hızlı çıkmasına neden olmaz. Jilet ile yalnızca derinin üstüne çıkan kılları alırsınız ve bu nedenle altta kalan kısım daha siyah ve kalın çıktığı izlenimi verir.

Şaşırtıcı bir bilgi: Cildinizin yüzeyine çıkan kıllar ölüdür ve jiletle almanızın onlara hiçbir etkisi yoktur.

 

Sıcak suyla tıraş daha kalıcı sonuçlar verir

Birçoğumuz tarafından bilinen bu bilgi de kısmen doğru bilgiler arasındadır. Kıllarımız sert bir yapıya sahip olabilir ve bu nedenle sıcak su onları yumuşatmayı sağlar. Ancak burada suyun çok sıcak olmasına gerek yoktur. Ilık bir su da ihtiyacınızı karşılayacak, rahatlamanızı sağlayacaktır.

 

Ağda yapmak batıklara yol açmaz

Ağda, tüylerin uzama süresini uzatsa da daha fazla batığın oluşmasına neden olur. Tüylerinden kurtulma yöntemin ister tıraş ister ağda olsun, tüylerini almaya ölü derilerinden arınmış ve temiz bir cilt ile başlamak batıklardan korunmanın en iyi yolu.

 

Braun Female Beauty Bölüm Başkanı Dr. Miriam Rietzler'e tüy alma ile ilgili merak ettiklerimizi sordum.

 

İnsanların tüy alma konusunda farkındalıklarını artırmak için neler bilmeleri gerekir?

Bu hangi epilasyon yöntemini kullanacağınızla ilgilidir. Örneğin kıllarınızı tıraş yöntemi ile alacaksanız cildinizi ve tabii ki tüylerinizi ılık su ile önceden yumuşatmanızda fayda vardır. Bu şekilde tüylerinize daha rahat veda edebilirsiniz. Epilatör ile tüylerinizi alacaksanız cildinizden ölü deriyi uzaklaştırmak ve cildinizin pul pul dökülmesini önlemek için epilatörlere bağlanabilen peeling fırçalarını kullanabilirsiniz. Ev tipi IPL cihazı kullanacaksanız ürünü kullanacağınız alanın tamamen kıllardan arınmış olması çok önemlidir.

 

Tıraş yöntemi ile kıllarımıza veda ederken dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?

Tıraş yaparken, tüylerin uzama yönüne karşı tıraş ettiğinizden emin olun, tıraş edeceğiniz bölgeyi gerginleştirin ve yumuşak, hafif dokunuşlar yapın. Dileyenler cildin nemlenmesi için tıraş jeli de kullanabilir.

 

Sizce doğru tüy alma yöntemi nedir? Tıraş etmek mi? Epilasyon mu? Lazer mi? Ve hangisi cildi daha az yıpratır?

Bu çok kişisel bir seçimdir. Cildinize, tüylerinize, tüylerinizi almak istediğiniz alana en uygun olan yöntem doğru yöntemdir. Kadınlar ortalama olarak vücutlarındaki kıllara iki ve daha fazla farklı yöntemle veda ederler. Bunun altında yatan neden ise çok basit: Tek bir yöntem çoğu zaman tüm ihtiyaçları karşılayamaz. Kişi eğer uzun süreli bir pürüzsüzlük istiyorsa IPL gibi ışık bazlı epilasyon yöntemlerini kullanabilir. Tıraş gibi yüzey epilasyon yöntemleri çabuk ve kolaydır ancak tüyler daha hızlı büyür.

 

Kaç yaşında tüylerimizi almaya başlayabiliriz?

Bunun standart bir yaşı bulunmamaktadır bu tamamen sizin kişisel tercihinizdir.

 

 

Neler gördüm?

 

Evet çok kıymetli bilgiler edindim, peki neler gördüm?

 

Öncelikle kullandığımız epilatörlerin evrimine tanık oldum. Epilatör ve jilet dünyasının tarihine tanıklık etmek oldukça ilginçti. Yalnızca epilatör değil tabii ki ütü, saç kurutma makinesi, saat, tıraş makinesi, televizyon, radyo, küçük ev aletleri yani teknoloji ile ilgili aklınızda canlanan hemen hemen her şeyin 1920'li yıllarda nasıl göründüklerini gördüm. Kısacası 1920'li yılların teknolojisine tanıklık ettim.

 

'Amaan jilet nasıl olsa!' anlayışının ne kadar yanlış olduğunu hem öğrendim hem de gördüm. Kullanacağınız o şeyin gelişigüzel yapılmadığını, konforunuzu sağlamak için üzerine uzun uzadıya düşünüldüğünü gördükten sonra markette elimi kişisel bakım ürünlerine uzatırken jilet başlığının oynar başlık olmasına, jiletlerin yanında jel kenarların bulunmasına dikkat etmemin ne kadar kıymetli olduğunu gördüm.

 

Ben bu konuda bilinçlendim ve bilgilerimi sizinle paylaşmak istedim. Kıllarımızı yeterince iyi tanımıyormuşuz değil mi?

 

Haber: Dilay Argün

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön