Bugünkü çocuklar sevdikleri programlar kaydedip reklamları da hızlı geçip istedikleri zaman seyredebiliyorlar. O programı seyretmek için reklam süresince beklemek zorunda olmak diye bir kavram yok ya da renksiz televizyon hele ki tek kanallı televizyon onlar için masal gibi bir şey. Teknolojinin gelişmesiyle bizim çocukluğumuz ile onlarınki arasındaki uçurum çok daha fazla açıldı. Bizim yaşayıp da onların hiç bilmeyeceği öyle çok şey var ki.


İşte onlardan 13 tanesi.




El yazısı


Bizim zamanımızda el yazısı diye bir ders vardı. O ders için özel defter tutulur hatta bazen dolmakalem kullanılırdı. El yazısıyla mektup yazar yollardık. Şimdi bilgisayarlar her şeyi yazıp yolluyorlar bizim için.




Pluton


Biz küçükken 9 gezegen vardı. Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranus, Neptün, Pluton. 2006 yılında Pluton cüce gezegen olarak ilan edildi. Bizim çocuklarımız 9 değil 8 gezegeni bilecekler.




Haritalar


Eğer araba yolculuğuna çıkmışsanız arabanın arkasında oturup elinizde harita yolları, şehirleri takip etmiş, parmaklarınızla iki mesafe arasındaki süreyi tahmin etmeye çalışmışsınızdır.


Artık haritaların yerini sürekli konuşan navigasyon sistemleri aldı. Yolculuklardaki "Geldik mi?" sorusunun ise modası çoktan geçti.




Kütüphanenin zevki


Çocukken kütüphanede bir kitap ya da belgeyi büyük defterlerden ya da kart şeklindeki katalogdan arardık. Şimdiki çocuklar parmaklarını kartların arasında dolaştırarak harfleri taramanın zevkini bilmiyor. Bilgisayarlarından arayıp, indirip hatta elektronik kitap olarak birkaç saniye içinde evlerinden çıkmadan önlerinde bulabiliyor.




Düz vites araba


1950li yıllarda arabaların çok büyük bir kısmı düz vites iken şimdi bu oran bazı ülkelerde %90lara kadar çıktı. Eski nesil hala düz viteste diretirken yeni nesil otomatik vites araba dışında araba kullanmayı bilmiyor.




Ansiklopediler


Bizim zamanımızda evin en kıymetli köşesinde duran Meydan Laursse'lar, Ana Brittanicca'lar, kuponla biriktirilen ya da taksitle alınan ansiklopediler artık tozlu raflarda atılmayı bekliyor. Sınırlı ve durağan bilginin yerini teknoloji sayesinde sınırsız ve hızla ulaşabileceğimiz bir bilgi denizi aldı.




Cetvelle disiplin


Şimdiki çocuklar derste konuşmanın, sınavda kopya vermenin cezasının müdürün odasına gitmekten ya da veliye şikâyet edilmekten daha fazlası olduğunu bilemeyecekler. Parmağa ya da avuç içine cetvel yemek, köşede tek ayaküstünde durmak bizim çocukluğumuzun nahoş anıları.




Hesap kitap


Eskiden maaş hesabınızı maaş defterinde tutmak, çek yollamak, elden ödeme yapmak sıraya girip fatura ödemek gibi konular vardı. İnternet hayatımıza girdiğinden beri çek defterini tutturmaya çalışmak, giderleri kâğıt kalemle hesaplamak demode oldu.




Eski fotoğraf makineleri


Kocaman fotoğraf makinelerini alıp içine film takıp en uygun anı bekleyip daha sonra da resim çekmenin zahmetli keyfini hatırlar mısınız? Film rulosunun bitmesini bekleyip sonra banyoya götürüp günler sonra aldığımızda içlerinden bazılarının yandığını görüp üzüldüğünüzü peki. Bugünlerde çocuklar ellerindeki dijital makinelerle sayısız resim çekip beğenmediklerini silip beğendiklerini anında arkadaşlarına email ile yollayıp sosyal medyada anında paylaşıyorlar. Onlar resimde gözleri kapalı çıkmanın hayal kırıklığını hiç bilmeyecekler.




Dikiş


Annelerimizden öğrendiğimiz düğme dikme, çorap tamir etme, paça kısaltma gibi ufak tefek işlerden bizden sonraki neslin hiç haberi yok. Ev ekonomisi dersleri okullarda neredeyse ortadan kalkarken, ucuz ve sezonluk kıyafetler de bu ihtiyacı ortadan azaltıyor.



Ev yemekleri


Neredeyse ortadan kalkan ev ekonomisindeki bir diğer kurban ise ev yemekleri. Donmuş ürünler, hazır kek karışımları, fast foodlar sayesinde baştan sona bir pastayı ya da yemeği yapıp sunmanın zevkini çocuklarımız yaşayamayacaklar.




Beden eğitimi dersleri


Şınav çekme, mekik yapma, ters takla, parende gibi konuları içeren beden eğitimi haftalık ders programlarının parçasıyken şimdiki eğitim sistemi o kadar sınav ve test odaklı oldu ki ya beden eğitimi dersleri azaldı ya da tamamıyla ortadan kalktı.




Dışarıda oynamak


Çocukluğumuzun en zevkli kısmı dışarıda oynamaktı. Seksek, futbol, ip atlamak, yakan top, bisiklete binmek. Vazgeçilmez oyunlardı. Özellikle yaz akşamları hava kararıncaya kadar dışarıda oyun oynar annemiz "Yemek hazır" diye seslendiğinde eve girerdik. Şimdinin çocukları o kadar teknoloji bağımlısı oldular ki evdeki kumandayı dışarıda oynamaya tercih ediyorlar. Bütün bu açık havada, mahalle arkadaşlarıyla oynanan oyunların tadını maalesef hiç bilmiyorlar.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.