Sarı nokta hastalığı nedir?

Sarı nokta hastalığı hakkında neler biliyorsunuz?

Sarı nokta ile ilgili bunları biliyor musunuz?

Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen makula dejenerasyonu, günümüzde yaşanan görme kayıplarının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Dünyada ortalama 30 milyon insanda olduğu sanılan sarı nokta hastalığında, tedavi yöntemleri ancak hastalığın hızının yavaşlatılmasına etki edebiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarsa, bazı beslenme ipuçlarının sarı nokta hastalığının gidişatını yavaşlattığı, hatta kısmen durdurduğu sonuçlarını veriyor. Peki, özellikle hangi gıdaları tüketmek gerekiyor?

 

Göz Hastalıkları ve Vitreo Retinal Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Sanisoğlu, beslenme ve sarı nokta hastalığı arasındaki ilişki hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

 

Sarı nokta (makula lutea), keskin ve kaliteli görmeyi sağlayan retina bölgesidir. Gözün makula kısmındaki görme hücreleri, aydınlık ortamda renkli ve keskin görmeyi organize eder. Fakat zamanla görme düzeyinde azalma, orta noktayı görememe, düzensiz görme, görmede kırılma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durum da sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu) olarak adlandırılır. Sarı nokta hastalığı, tipik göz dibi bulguları olan ve ileri yaştaki kişilerde görülen bir retina hastalığıdır.

 

Sarı nokta hastalığının nedenleri nelerdir?

Yaşa bağlı makula dejenereasyonu olarak adlandırılan bu göz problemi, günümüzde ülkemizdeki ve dünyadaki 50 yaş üzerindeki kişilerde görülen en sık körlük sebebidir. Bu hastalığın risk faktörleri arasında ileri yaş, aile hikayesi, ultraviyole ışık ve sigara kullanımı yer alır. Nedeni henüz tam aydınlatılamayan sarı nokta hastalığının gelişimindeki en önemli risk faktörü; ileri yaş ve genetik yatkınlıktır. Yani; hastalığın ailede benzer bulguları olan bireylerde gelişme şansı daha yüksektir. Diğer risk faktörleri ise, ultraviyole ışığa maruz kalma (özellikle güneşli iklimlerde yaşayan kişilerde görülür) ve sigara kullanımı yer alır.

  

Sarı nokta hastalığının belirtileri nelerdir?

Hastaların ilk başvuru şikayeti, görme düzeyinde azalma, düzensiz görme ve görmede kırılma şeklinde olur. Bu belirtilere başka retina hastalıklarında da rastlamak mümkündür. Özellikle görme azalması pek çok makula hastalığının ortak bulgusudur. Genellikle kırık görme (metamorfopsi) ve düz cisimlerin eğik görülmesi şeklinde tarif edilebilir.

 

Sarı nokta hastalığının tedavisi nasıldır?

Sarı nokta hastalığının önüne geçebilecek henüz kesin bir tedavi şekli bulunmuyor. Fakat beslenme şekline dikkat ederek sarı nokta riskini azaltmak mümkün olabiliyor. Örneğin; yetersiz çinko içeren gıdalarla beslenen kişiler, sarı nokta hastalığıyla daha fazla karşılaşır. Vücudun çinko ihtiyacı ise et, balık, kabuklu deniz ürünleri, fasulye, nohut ve yulaf besinlerle karşılanabilir. Özellikle somon, sardalye ve ton balığı gibi Omega 3 yağ asitlerinden yana zengin balıklar, sarı nokta hastalığının oluşma riskini düşürürken, mevcut hastalığın ilerleyişini de yavaşlatır. Yapılan araştırmalara göre ıspanak, karalahana ve brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerle beslenen kişilerde de sarı nokta hastalığı daha az görülmüştür. Çünkü bu sebzelerin içeriğinde, bol miktarda lutein ve zeaxanthin isimli makulayı koruma özelliği taşıyan pigmentler bulunur. Bunların yanı sıra mısır, avokado, sarı biber, yumurta sarısı, portakal, şeftali ve hurma gibi gıdalar da lutein ve zeaxanthin içerir.

 

Yaş tipi sarı noktalığında tedavi, hastanın durumuna göre seçilir

Yaş tipi makula dejenerasyonu, gözün arka kısmındaki kan damarlarının anormal gelişimiyle meydana gelir. Bu kan damarları, kan ve sıvı sızıntısına neden olabilir ve merkezi görmede kayıplarla sonuçlanabilir. Yaş tipi için öncelikle, görme kaybını azaltmak ve mevcut görme keskinliğini korumak amaçlanır. Tedavi sürecinde, anti-VEGF ilaçlar (göz içi enjeksiyonları) kullanılır. Bu enjeksiyonlar, gözün arkasındaki göz hücreleri tarafından hastalık durumunda salgılanan ve yeni damar oluşturan proteini engeller. Böylece görme kaybını önler. 4 - 6 hafta aralıklarla göz içine enjekte edilen bu ilaç, sarı noktadaki yeni damar gelişimini durdururken, hastanın şikayetlerini de büyük ölçüde azaltır. Tedaviye gerektiğinde göz içi kortizon içeren göz içi implantlar da ilave edilebilir.

 

Kuru tipin, yaş tipe dönüşmesi önlenmelidir

Kuru tip makula dejenerasyonu ise yaşlanmaya bağlı gelişen, yavaş ilerlediğinden daha az görme kaybı riski barındıran ve uzun sürede ortaya çıkan sarı nokta hastalığı çeşididir. Bu tip için henüz kesin bir tedavi mevcut değildir. Fakat kuru tip, zamanla yaş tipi makula dejenerasyonuna dönüşme riski taşıdığından bu hastaların mutlaka takip altında tutulması gerekir. Hastalar ise, her gün bir çeşit görme alan testi olarak adlandırılan kareli kağıt testi (amsler) yapmalıdır. Eğer kağıt çizgilerinde herhangi bir kırılma, eğilme ya da kaybolma yaşanıyorsa hiç vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Makula dejenerasyonundan korunabilmek için ise erken yaşlardan itibaren yüzde 100 ultraviyole filtreli güneş gözlükleri kullanılmalıdır.

 

 

Memorial Şişli Hastanesi Göz Merkezi Başkanı Doç. Dr. Barış Sönmez, “13 Ekim Dünya Görme Günü” öncesinde sarı nokta hastalığı ve tedavide beslenmenin önemi hakkında bilgi verdi.

 

Güneş tutulmasını izleyenlerde de olabiliyor

Sarı nokta, gözümüzün arkasında yer alan ve görme hücrelerinden oluşan retina tabakasının en önemli bölgesidir. İleri yaşa bağlı maküla dejenerasyonu en sık görülen ve bilinen sarı nokta hastalığı tipi olmakla beraber; daha genç hastalarda inflamasyon, damar anomalileri, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklara ikincil sarı nokta problemleri ortaya çıkabilir.

 

40-50 yaş üstüne her sene göz muayenesi şart

Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen makula dejenarasyonunun kuru ve yaş olmak üzere iki türü vardır. Kuru tip olanı retinada birikintiler, incelme ve dejenerasyon ile başlar, bu durum yavaş ancak ilerleyici görme bozukluğuyla sonuçlanır. Kuru tip maküla dejenerasyonu, retinada drusen adı verilen birikintilerin oluşmasıyla karakterizedir. Bu birikintiler hastalığın başlangıç evrelerinde hiç belirti vermeyebilir. Bu nedenle kişilerin 40-50 yaş sonrasında her sene göz muayenesinden geçmesi gerekir. Makülada biriken drusen sayısı ve ebatları büyüyerek, retina hücrelerindeatrofi ve fonksiyon kaybına yol açar.

 

Sarı nokta için kareli kart testi

Kuru tip maküla dejenerasyonunda, görme keskinliğindeki değişim retinanın etkilenen bölgesindeki fonksiyon kaybı ile uyumludur. Bölgesel bu kayıplar skotom olarak adlandırılır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde daha geniş alanlarda hücre ve doku kaybı gelişir. Bu durum coğrafik atrofi' olarak tanımlanır ve merkezi görüşü etkileyen bir körlük gelişir. Hastalığın takibinde detaylı retina maueyenesinin yanında görme fonksiyonunun “kareli kağıt” testiyle de takibi önemlidir. Orijinal adı 'Amsler Grid' olan bu kartla hastalar düzenli olarak merkezi görmelerini takip ederler. Karttaki karelerde kırıklı, eksik veya eğik görüntüler ortaya çıkması durumunda doktorlarını bilgilendirirler. Kuru tip sarı nokta hastalıği ilerleyen safhalarda yaş tipe dönüşebilir.

 

Göz içi ilaç enjeksiyonuyla tedavi

Yaş tip sarı nokta hastalığında da Amsler Grid testinden faydalanılır. Bu testte merkezdeki noktaya bakıldığında odak noktasının yanları eğri büğrü, kırıklı, bombeli görme varsa bu hastalığın ilerlediğine dair önemli bir belirtidir. Yaş tipte, drusen birikintileri sarı noktada tutundukları katmanları yavaşça ayırıp, yeni damar teşekkülleri oluşumunu tetiklerler. Normalde olmayan ve koroid neovaskülarizasyonu adı verilen damarlar, göz merkezinde kanamalara ve karanlık bölgelere neden olur. Sarı nokta hastalığının tanı ve takibinde OCT, göz anjiografisi gibi çeşitli testler uygulanır. Bu detaylı testler hastalığın seyri ve tedaviye cevap hakkında önemli veriler elde etmemizi sağlar. Son on yıla kadar sarı nokta hastalığının yaş tipinde etkili bir tedavi yoktu. Günümüzde göz içi Anti-VEGF ilaç enjeksiyonlarıyla yeni damar teşekküllerini engellemek ve görme kaybını azaltmak mümkün.

 

Sarı nokta diyeti hastalığın ilerlemesini yavaşlatıyor

Kuru tip sarı nokta hastalığında göz içi ilaç enjeksiyonları uygulanmaz. Kuru tipteki sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak için bu bölgeyi besleyecek ve rejenerasyonunu sağlayacak diyet ve besin destekleri önerilir. Maalesef kaybeilen görme hücrelerini çu an için yerine koymak klinik olarak mümkün değil. Ancak bu bölgenin hastalıkları için kök hücre çalışmaları ve gen tedavileri yoğun bir şekilde devam etmekte ve geleceğe yönelik umutlarımızı taze tutmaktadır. Sarı nokta hastalığı olanlar, güneşin retina hücrelerine zararlı etkilerinden korunmak için dış ortamlarda mutlaka UVA 400 blokajlı güneş gözlükleri kullanmalıdır.

 

Bol renkli beslenmek çok önemli

Kuru tipteki sarı nokta hastalarına doymuş yağ asitlerinden, ağır protein diyetlerinden uzak durmalılar. Bol renkli sebzeler yenilmesi bu hastalara önerilir. Sarı nokta hastalığı tanısı almış kişiler göz doktorları tarafından vitamin, mineral kombinasyonları verilir. Bu hastalık için özellikle C ve E vitamini, lutein ve zeaksantin, çinko ve bakırdan zengin beslenme önemlidir. Sigara ve tütün ürünleri tüketimi, genetik yatkınlığı olan kişilerin sarı nokta hastalığını daha erken ve şiddetli yaşamasına neden olacaktır. Bu nedenle sarı nokta hastalığı tanısı almış veya genetik olarak risk grubunda olan kişiler sigara ve tütün ürünlerinden tamamen kurtulmalıdır.

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 314

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 1742

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1499

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3166

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 1294

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön