Magnezyumun vücuttaki her mekanizmaya dokunduğunu söyleyen Dr. Elif Pahsa, yaşam minerali magnezyumun faydalarını anlattı.


Magnezyumun vücuttaki her mekanizmaya dokunduğunu ve her yaş grubunda önemli olduğunu belirten Dr. Elif Pahsa, “Dünya Sağlık Örgütü erkeklerde 400 mg, kadınlarda ise 310 mg günlük alım öneriyor. Ancak Avrupa toplumlarında erkeklerin %70’i kadınların ise yaklaşık %80’i bu minerali eksik alıyor. Oysa ki magnezyum bizim için olmazsa olmaz bir mineraldir. Çünkü Magnezyum, vücuttaki 600’den fazla enzim sisteminin düzgün çalışması için gereklidir. Magnezyum kasların primer rahatlatıcısıdır. Kalsiyumla ters olarak çalışır. Kaslarda rahatlama ve relaksasyon sağlar. Böylece normal kas fonksiyonuna katkıda bulunur. ATP yani enerji üretiminde görevli enzimlerin çalışması için de magnezyum gereklidir. Normal enerji oluşum metabolizmasına katkıda bulunur. Yorgunluk ve bitkinliğin azalmasında etkilidir. Sinir sisteminde bulunan NMDA reseptörlerini bloke ederek ağrı duyusunun oluşmasını engeller. Sinir sisteminin normal işleyişine katkıda bulunur. Beyinde anksiyolitik ve sedatif etki yaparak mental rahatlama sağlar. Normal psikolojik fonksiyona katkıda bulunur. Uyku kalitesini artırır. Yaygın ağrılar yanında yorgunluk, anksiyete, hafıza güçlüğü, uyku problemleri, baş ağrısı gibi durumların da eşlik ettiği Fibromiyalji sendromunda etkili bir destektir.


Toplumda magnezyum takviyesi hakkında kafa karışıklığı olduğuna dikkat çeken Elif Pahsa, “Yapılan testler sonucunda kan değerleri normal çıktığı için pek çoğumuz magnezyum takviyesi kullanmaktan çekinebiliyor. Burada çok önemli bir nokta var, vücuttaki magnezyumun sadece binde üçü kanda bulunuyor. Bu şu demek, kan değerleri buzdağının görünen kısmı, bu normal olsa bile vücudun diğer dokularında, kaslarda, kemiklerde magnezyum eksiği olabilir ve biz bunu kan testiyle baktığımızda kaçırabiliriz. Bu nedenle hücre içi magnezyum ölçüm yöntemleri ile değerlendirmek daha fikir verici olabilir. Beslenme ile tamamlanamayan hücre içi magnezyum düzeyi kullanılan magnezyum destekleri ile artırılabilir. Magnezyumun eksikliği durumunda iyi düzeyde emilimi olan, hücre zarından kolayca geçen ve hücre içi magnezyum düzeylerini etkili bir şekilde artıran organik magnezyum vektörleri tercih edilmelidir.


Magnezyumun tek kaynağı son 20-30 yılda verimsizleşen topraklarımız

Bu durumun aslında verimsizleşen topraklar, toprağın dinlendirilmeden tekrar tekrar ekimi, kullanılmakta olan potasyumdan zengin kimyasal gübrelerin bir sonucu olarak karşımıza çıktığını belirten Dr. Pahsa, magnezyumun tek kaynağının toprak olduğunu ve geçtiğimiz 20-30 senede toprağın fakirleştiğini düşünürsek, vücuttaki magnezyum eksiğini yerine koymak için en etkili yolun takviye kullanmak olduğunun altını çizdi. Pahsa, magnezyum eksikliğinde görülen belirtileri ise şöyle sıraladı: “Peki birçok faydası bulunan bu yaşam mineralini yeteri kadar alamadığımız durumlarda neler oluyor? Magnezyum eksikliği yaşayanlarda hangi şikayetler görülüyor? Magnezyum temel olarak kas, kemik ve beyinde çok etkili. Bu nedenle bu mineralin eksikliğinde bu dokulara ait şikayetler görüyoruz. Kas krampları, kas ağrıları ve yorgun uyanma gibi sorunlar magnezyum eksikliğine bağlı olabilir. Magnezyum eksikliğinde D vitamini işini tam olarak yapamayacağından, kalsiyum kemiklere işlenemez ve bu nedenle kemik erimesi de görülebilir.”


Sizin için doğru magnezyum hangisi?

Doğru magnezyum kullanımının önemine dikkat çeken Elif Pahsa, magnezyum formuna göre faydalarının da farklılaştığını söylüyor. Türkiye’de bulunan etkili magnezyum destekleri içeriğinden;


Magnezyum Glisinat: Biyoyararlanım açısından iyi bir magnezyum çeşididir. Magnezyum kullanımında korkulan ishal gibi sonuçlar çok az gözlenir. Adet öncesi sancı, uyku bozuklukları, anksiyete, stres ve fibromiyaljide etkilidir.


Magnezyum Malat: Magnezyumun malik asite bağlı şeklidir. Fibromiyalji ve kronik yorgunluk yaşayan hastalarda tercih edilmesi gereken formdur. Hem magnezyum hem malik asit hücrenin enerji ihtiyacına yardım eder. Hücrelerin insüline cevabını ve glikoz girişini kolaylaştırır. İnsülin direncinde faydalıdır.


N-Acetyltaurinate Magnezyum (ATA Mg): ATA Mg, Magnezyum ve Taurin’i birleştiren eşsiz magnezyum vektörüdür. Kaslarda ve sinirlerde artmış magnezyum aktivitesi ile benzersiz bir etki yapar. Kan-beyin bariyerini geçerek beyinde hızlı bir şekilde etkisini gösterir. ATA Mg lipofilik özelliği nedeniyle hücre zarından kolayca geçer ve hücre içi magnezyum düzeylerini etkili bir şekilde artırır. Beyin hücrelerine etkili magnezyum geçişi uyarıcı etkinin azalmasını sağlayarak uykuyu düzenler. Migren ataklarının hem sayısını hem de şiddetini azaltıcı etki sağlar. Kalp-damar sağlığını desteklemede de etkilidir.


Magnezyum Sitrat: Sitrat mitokondriyal enerji üretimi döngüsünde ara madde olduğundan hücresel enerjinin vazgeçilmez bir faktörüdür. Birçok mineralin bağırsaktan emilimini artırır. Böbrek taşı oluşumunu azaltır. Magnezyum sitratın kas dokuya geçişi iyidir. Kas ile ilgili şikâyetlerde etkilidir. Nöronal ağrı eşiğini yükseltici etkisi vardır.


Magnezyum Oksit: Vücudun bu magnezyumdan fayda görmesi oldukça düşüktür. İshal yan etkisi vardır.



Uzm. Dr. Ali Kemal Özkan, magnezyum mineralini beslenmenize eklemenizi sağlayacak gıdalar konusunda tüyolar veriyor.


Magnezyumun en önemli görevlerinden biri hiç şüphesiz hücresel gelişim için gerekli olan proteinlerin sentezlenmesini sağlamaktır. Vücudun kendi iç iletişiminde kullandığı elektriksel sinyallerin ulaştırılmasında da görevler üstlenen magnezyum, kan basıncı, nöron ve kan dolaşımı arasındaki elektrik uyarılarının stabilize edilmesine de katkı sağlıyor. Bunların yanı sıra magnezyum, tıpkı kalsiyum ve D vitamini gibi bilhassa sağlıklı kemiklerin oluşumu için büyük önem taşıyor. Ayrıca ruh halini düzenleyen bir nörotransmiter olan serotoninin yeterli seviyede salgılanmasına da destek sağlıyor.


Magnezyum içeren besinler:

  • Badem, ceviz, fındık gibi kuru yemişler,

  • Nohut, fasulye, mercimek ve börülce gibi baklagiller,

  • Domates, kereviz, ıspanak, soğan ve marul gibi sebzeler,

  • İncir, üzüm, hurma, avokado ve muz gibi meyveler,

  • Buğday, yulaf, çavdar gibi tahıllarda ve tüm tahıllı ekmekler,

  • Ay çekirdeği ve kabak çekirdeği gibi tohumlar,

  • Yumurta ve somon balığı gibi hayvansal gıdalar, magnezyum deposu gıdalar arasında sayılabilir.

Magnezyum eksikliği belirtileri nelerdir?

Magnezyum eksikliği, vücutta halsizlik, yorgunluk, sinir, uyku bozuklukları, dalgınlık, iştahsızlık ve depresyon gibi sorunların ortaya çıkmasın sebep olabiliyor. Bu eksiklik ayrıca, kas kramplarına ve kasılmalara, kas seğirmelerine ve titremelere, tansiyon yükselmesine, kalp ritim bozukluklarına, koroner spazm ve mide bağırsak kramplarına da yol açabiliyor.


İstemeden magnezyum oranınızı düşürmüş olabilirsiniz

Yaşlılık, beslenme bozukluğu, alkol kullanımı, idrar söktürücü ilaç alımı, hamilelik ve emzirme dönemlerinde magnezyum ihtiyacının artması, diyabet, karaciğer ve böbrek hastalıkları, sindirim sistemi emilim kusurları ve ağır egzersizler, vücuttaki magnezyum oranının düşmesine zemin hazırlayabilir.


Magnezyum doktor tavsiyesi ile alınmalıdır

Magnezyum eksikliği belirtisi olan kişiler kan tahlili yoluyla magnezyum seviyelerine baktırmalıdır. Tedavide uygun olan magnezyum eksikliğinin gıda yoluyla tamamlanmasıdır. Şikayetler gerileyinceye kadar bir uzman hekim önerisiyle magnezyum takviyeleri alınabilir.



Hangi vitamin hangi besinlerde bulunur?



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Doğru bilgi veriyorsunuz bunların hepsi bende var
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.