HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Kuşların öğrettiği şey
Giriş: 17 Mart 2026, Salı 10:43
Güncelleme: 17 Mart 2026, Salı 10:48

Şehir hayatı içinde en çok hasret kaldığımız seslerden biri kuş sesleri. Ve insanı en mutlu eden seslerden biri.

İnsan doğadan tamamen kopamıyor. Sadece bazen ondan uzaklara düşüyor.

Kuşlar hakkında büyük bilgilerim olmadı hiç. Türlerini de ayırt edebilen birisi değildim. Ama sanırım mesele zaten bu değildi.

Kuşları izlemek, beslemek ya da dinlemek…

Ben dinledikçe, oğlum da dinlemeye başladı.

Sonra bir gün fark ettim:

Artık sadece duymuyoruz.

Merak ediyoruz.

‘‘Bu hangi kuş?’’ diye sormaya başladık birbirimize.

Birlikte öğrenmeye başladık.

Kuş kartları aldık.

Kozalaklardan, kutulardan yemlikler yaptık.

Sesli kitaplardan kuşları dinledik.

Belgeseller izledik.

Artık ne zaman bir kuş sesi duysak, tahminler yürütüyoruz.

Uygulamalar da var elbette. Kuş sesini kaydedip, türünü söyleyen. Ama ben hala biraz analog bir insanım. Kitapla öğrenmeyi, birlikte sayfa çevirmeyi, aynı sesi tekrar tekrar dinlemeyi seviyorum. Çünkü mesele bizim için bilmek değil.

Rachel Carson’ın da söylediği üzere: ‘‘Doğa söz konusu olduğunda bilgi, duygunun yarısı kadar bile önemli değildir.’’

Bizim meselemiz:

Birlikte durabilmekti.

Birlikte dinleyebilmekti.

Birlikte merak edebilmekti.

Çünkü doğayı tanımaya başlayan bir çocuk, biraz da kendini tanımaya başlıyor.

Ve belki çocukluk, en çok böyle anlarda kalıyor.

Birlikte yapılan, acele edilmeyen, sadece paylaşılan zamanlarda.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar