Düşük ya da ölü doğum yaşayan birine nasıl destek olunur?

Yapılan istatistiklere göre, her yıl milyonlarca kadın gebelik kaybı ya da ölü doğum gibi bir bebeğin daha yaşama gözlerini açamadan kapattığı durumları tecrübe ediyor.

Düşük ya da ölü doğum yaşayan birine nasıl destek olunur?

Birçok kadın hamile olduklarını öğrendikleri andan itibaren içlerinde büyüyen yeni yaşamla duygusal bir bağlantı kurmaya başlarlar. Ona dair hayaller, ümitler, gelecek planları yapar ve henüz minnacık olan bu yaşamı sevmeye başladıklarını hissederler. Lakin doğanın kanunu gereği tüm hamilelikler sağlıklı bir bebek doğurmayla sonuçlanmaz. Kimi zaman hamilelik tamamlanamadan biter; kimi zaman da doğum olmasına rağmen bebek yaşama tutunamaz. Ölü doğar ya da çok kısa bir süre yaşar.

 

Bir arkadaşınızın böyle bir tecrübeden geçtiğinden haberdarsanız ona destek olabilmek için yapmanız ya da yapmamanız gereken şeylerin bir listesini hazırladık:

 

1- Basit olun:

Açıklamaların ya da mantık aramanın bir anlamı yok. “Seni ve aileni daima düşünüyoruz” demeyi deneyin. Emin olun, arkadaşınız tüm yardım tekliflerinizi aklının bir kenarında bulunduracak ve istediğinde sizinle konuşacak. Konuyu yüz yüze nasıl açacağınızı bilemiyorsanız, kağıt ve kalem alın elinize; içinizden geleni yazın.

 

2- “Başka bir bebek yaparsın” demeyin:

Düşük ya da ölü doğum yapmış bir kadına böyle bir şey söylemek, emin olun ki beklediğiniz tepkinin tam tersini getirir. Niyetiniz ne kadar iyi olsa da bu cümle, annenin acısını küçültmeye çalışan bir tını içerir.

 

3- Kalıcı bir anma düşünün:

Örneğin küçük bir ağaç ya da canlı bir çiçek götürün arkadaşınıza. Çocuğunun kısa hayatına yaşayan bir anma aracı olarak, arkadaşınız bu hediyeye daima değer verecektir. Kaybedilen çocuğun adına bir kütüphaneye çocuk kitapları bağışlayabilirsiniz.

 

4- “Her şeyin bir nedeni var” demeyin:

Destekten çok zarar veren bir başka cümle bu. “Olması gerekiyormuş” ya da “Allah öyle istedi” gibi söylemler acıya yol açar. Bir çocuğun kaybı büyük bir olay, bunu açıklamaya çalışmanın bir anlamı yok; çünkü bunun bir açıklaması yok.

 

 

5- Yastaki ebeveynlere yemek götürün:

Arkadaşınıza, çocuğu hayatta olsaydı da aynı şeyi yapacağınızı hissettirin çünkü buna ihtiyacı var. Bu tip jestler, başka çocukları olan ve üstüne bir de çalışan anneler açısından ekstra değerlidir. “Kaybının önemi büyük ve ben senin yanındayım” demenin en güzel yollarından biri.

 

6- “Şu anda çok daha iyi bir yerde” demeyin:

Bazen inançlı insanlar bile çocuklarını kaybettikten sonra inançlarının test edildiğini ya da tamamen yok olduğunu düşünebiliyor. Bir bebeğin olabileceği en iyi yerin annesinin ya da babasının kolları olduğuna inanan ebeveyne bu şekilde yaklaştığınızda tepki alabileceğinizi unutmayın.

 

7- Ebeveyne hatırlaması için yardımcı olun:

Kaybedilen bir bebeği hatırlayabilmenin birçok yaratıcı yolunu bulabilirsiniz. Çocuğunu sevme, besleme ya da ona sarılma fırsatını hiçbir zaman bulamamış anne için her yıl bir anma günü düzenleyebilirsiniz. balonlar uçurun ya da kelebekler salın. Ona çocuğu hakkında yazabilmesi için defterler alın. Bazı ritüeller bir miktar kişisel olsa da arkadaşınıza katılmaya istekli olduğunuzu gösterebilirsiniz.

 

8- “Neyse ki başka çocuğun var” demeyin:

Yaşayan bir çocuğun, yasın karanlık günlerinde neşe getirdiği doğru olsa da bir başka çocuğun ölümü yine de acı verici. Hamile kaldığınızda, umutlar ve hayaller beslemeye başlıyorsunuz. Hayatınızın ve ailenizin yeni katılan kişi ile birlikte nasıl olacağını düşünüyorsunuz. Yalnızca çocuğun değil, onun için düşlenen koca bir hayatın kaybı anlamına geliyor.

 

9- “En azından hamileliğin ilerlememişti” demeyin:

Kayıp ne denli erken olursa olsun, bu cümleyi kurmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Karşınızdaki çiftin bu bebek için ne zamandır beklediğini ya da ne hayaller kurduğunu bilmiyorsunuz – aylar, belki de yıllar olabilir. Unutmayın ki karşınızdaki kadın ya da erkek, o çocuğa derin bir sevgi beslemeye başlamış olabilir. “O, daima senin oğlun/kızın olacak” ya da “Kaybın için üzgünüm” demek, çok daha uygun.

 

10- Durumu görmezden gelmeyin:

Kaybı izleyen haftalardaki kafa karışıklığına ya da kör edici yasa rağmen, ebeveynler kayıplarını görenleri ve sessizliğe bürünenleri net bir şekilde hatırlıyorlar. Rahatsız olsanız da yanlarında olun; çünkü kendilerini yalnız hissediyorlar. Düşünsenize, eve hastaneden sağlıklı bir bebek getirdiğinizde, herkes yanınıza gelmek ve bebeği görmek istiyor; ancak bebeğiniz öldüğünde, onun hakkında konuşmak istemiyorlar. Karşınızdaki kişiyi incitmek istemiyorsanız, bunları bir düşünün.

 

11- Dinleyin ve kontrol edin:

Bazen arkadaşlar ve aileler başta desteklerini sunsalar da ilerleyen haftalarda ve aylarda pek de ortalıkta gözükmeyebiliyorlar. Ancak bir annenin bebeğinin ölümünü kabullenmesi, yıllar alabiliyor. Zamanla ileriye bakmanın bir yolunu buluyorlar; ancak kayıpları sonsuza dek onlarla kalıyor.

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    06 Şubat 2019 Çarşamba 13:42

    Meraba ben adet oldum ama halile hissediyorum cunki göğüslerim büyüdü daha hassazlasti başım dönüyor sık sık idrara çıkıyorum çok halsizim koku duyularim çok hassazlasti yemek yapmak istemiyorum mutfağın önünden geçmek istemiyorum idrar testi yaptırdım ama negatif çıktı ben inanmıyoru

    Cevapla
  •  
    11 Ocak 2019 Cuma 09:10

    Doğumuma 2 hafta kala bebeğimi kaybettim. Elim, karnım boş evime döndüm. Acımı anlatmam mümkün değil. Ancak yaşayan anlar ama dilerim kimse yaşamasın, tüm anneler bebeğini sağlıkla kucağına alsın. Yazınız o kadar yerinde olmuş ki keşke herkes okuyabilse. Çünkü bazen teselli amacıyla kurulan cümleler öyle yıkıcı olabiliyor ki..

    Cevapla

  • Koruyucu psikolojik yaklaşım
    Koruyucu psikolojik yaklaşım

    Süresi : 29:24 İzlenme : 0

  • Çocukken korumak, yetişkini tamir etmekten kolay: Çocukluk çağı travması
    Çocukken korumak, yetişkini tamir etmekten...

    Süresi : 41:21 İzlenme : 0

  • Travmaya duyarlı okul
    Travmaya duyarlı okul

    Süresi : 08:03 İzlenme : 0

  • Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine nasıl yaklaşmalı?
    Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine...

    Süresi : 23:38 İzlenme : 0

  • Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli anlatıyor
    Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli...

    Süresi : 08:40 İzlenme : 0

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön