Anne sütü, içeriği bebeğin gelişimine göre sürekli değişen, canlı hücreler, antikorlar ve çok sayıda biyoaktif bileşen içeren benzersiz bir besin. Emzirme ise doğru şekilde desteklendiğinde pratik, rahat ve sağlıklı hale kolayca gelebiliyor. 1-7 Ağustos Emzirme Haftası için Sağlık Bakanlığı, Temas Derneği ve La Leche League Türkiye "Emzirme ile Sürdürülebilir Bir Başlangıç: Etkili Uygulamaları Güçlendirelim" sloganı altında birleşecek. La Leche League‘in akredite lideri, "Emzirme yalnızca annenin sorumluluğu değildir" diyen Charlotte Codron'la konuştuk ve emzirmeye dair önemli bilgiler aldık:
Anne sütünün neden önemli olduğu ve doğru emzirme teknikleri sizce yeterince anlatılıyor mu? Emzirme sorunları hangi aşamada başlıyor?
Emzirmeyi teşvik etmek, desteklemek ve korumak bebek sağlığı açısından büyük önem taşır. Çok sayıda bilimsel çalışma, anne sütünün bebeklerin kısa, orta ve uzun vadeli sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde emzirme, annelerin fiziksel ve ruhsal sağlığı için de önemli faydalar sağlar.Sağlığın ötesinde emzirme, toplum açısından da stratejik bir öneme sahiptir.
Afet ve acil durumlarda anne sütü en güvenli ve sürdürülebilir besin kaynağıdır; gıda güvencesinin önemli bir parçasıdır. Ayrıca emzirme, sağlık harcamalarını azaltarak ve ailelerin mama masraflarını önleyerek ülke ekonomisine de katkı sağlar.
Buna rağmen emzirmenin önemi ve doğru emzirme uygulamaları toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Emzirme sorunları çoğu zaman doğumdan sonraki ilk günlerde başlıyor. Hastanede eğitim verilse bile, eve dönüldüğünde anneler aile bireylerinden veya çevrelerinden bilimsel temeli olmayan, çelişkili öneriler alabiliyor. Bu nedenle emzirme desteğinin yalnızca hastanede değil, taburculuk sonrasında da devam etmesi ve aile bireylerini de kapsaması büyük önem taşıyor.
Özellikle doğumdan sonraki ilk günlerde oluşan emzirme sorunları, emzirmeyi bırakmak gibi sonuçlara kadar götürebiliyor. "Doğru bilgiyle emzirme problemleri önlenebilir" diyebilir miyiz?
Evet, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Anne sütü ve emzirme konusunda doğru ve bilimsel bilgiye dayalı eğitim verilmesi, ayrıca yenidoğanın normal davranışlarının ailelere anlatılması, emzirme sorunlarının büyük ölçüde önlenmesine yardımcı olur. Örneğin bebeğin ilk günlerde sık emmek istemesi, gece sık uyanması veya memede uzun süre kalması çoğu zaman normal davranışlardır. Bu durumlar önceden bilindiğinde ailelerin kaygısı azalır ve gereksiz müdahalelerin önüne geçilebilir.
Bunun yanında toplumda çok önemli bir mesajın daha yaygın şekilde verilmesi gerekiyor: Emzirmenin ilk günlerde ağrılı olması normal değildir. Pek çok anne bunun "geçeceğini" düşünerek günlerce bekliyor. Oysa ağrı genellikle bebeğin memeye yerleşmesiyle ilgili çözülebilecek bir sorunun işaretidir. Yardım almak için beklemek, küçük bir sorunun büyümesine, meme ucu yaralarına ve süt üretiminin olumsuz etkilenmesine yol açabilir.
Bu nedenle yeni annelerin, ağrı veya başka bir emzirme güçlüğü yaşadıklarında vakit kaybetmeden destek almaları çok önemlidir. Erken ve nitelikli destek, ilk günlerde yaşanan sorunların büyümesini önlediği gibi, annelerin emzirmeyi erken bırakma riskini de önemli ölçüde azaltır.
Emzirmenin sürdürülebilir hale gelmesinin anneye ve bebeğe faydaları nelerdir?
Emzirmenin sürdürülebilir olması hem bebek hem de anne için kısa ve uzun vadede önemli faydalar sağlar. Anne sütü, bebeğin ihtiyaçlarına göre sürekli değişen canlı bir besindir. Anne sütüyle beslenmeyen bebeklerde ishal, solunum yolu enfeksiyonları ve diğer enfeksiyon hastalıkları daha sık görülür. Ayrıca bu bebeklerin yaşamın ilerleyen dönemlerinde obezite, tip 2 diyabet ve bazı kronik hastalıklarla karşılaşma riski daha yüksektir.
Anne açısından ise emzirmeyen veya emzirmeyi erken bırakan kadınlarda meme ve over kanseri ile tip 2 diyabet gibi bazı hastalıkların görülme riski daha yüksektir. Emzirme aynı zamanda doğum sonrası iyileşmeyi destekler ve doğum sonrası kanama riskinin azalmasına katkı sağlar.
Emzirmenin faydaları yalnızca anne ve bebekle sınırlı değildir. Ailelerin mama ve sağlık harcamalarını azaltır, sağlık sistemi üzerindeki yükü hafifletir ve çevre dostu bir beslenme yöntemidir. Üretim, ambalaj, taşıma ve atık oluşturmadığı için karbon ayak izi çok düşüktür. Bu nedenle emzirmenin sürdürülmesi, hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı, ekonomi ve çevre açısından önemli bir yatırımdır.
Dünya Emzirme Haftası'nın bu yıla ait tema ve sloganı, "Emzirme ile Sürdürülebilir Bir Başlangıç: Etkili Uygulamaları Güçlendirelim". "Etkili uygulamalar"dan kasıt nedir?
"Etkili uygulamalar", emzirmenin başlamasını ve sürdürülmesini bilimsel kanıtlara dayalı yöntemlerle destekleyen uygulamaları ifade eder. Bunlar arasında doğumdan sonraki ilk saat içinde emzirmeye başlanması, anne ve bebeğin aynı odada kalması, bebeğin ihtiyaç duydukça emzirilmesi, tıbbi bir gereklilik olmadıkça mama verilmemesi ve annelerin emzirme konusunda zamanında ve nitelikli destek alması yer alır.
Etkili uygulamalar yalnızca hastanelerle sınırlı değildir. Anne dostu doğum hizmetleri, Bebek Dostu Hastane uygulamaları, doğum sonrası ev ziyaretleri, emzirme danışmanlığı, akran desteği, yeterli doğum izni, iş yerlerinde emzirmeyi destekleyen düzenlemeler ve anne sütü yerine geçen ürünlerin pazarlanmasını sınırlayan Uluslararası Anne Sütü Muadillerinin Pazarlanması Kodu'nun (mama kodu) uygulanması da bu yaklaşımın önemli parçalarıdır.
Kısacası, emzirme yalnızca annenin bireysel çabasına bırakılmamalıdır. Ailelerin, sağlık sisteminin, işverenlerin ve kamu politikalarının birlikte oluşturduğu destekleyici bir ortam, etkili uygulamaların temelini oluşturur. Bu sayede daha fazla bebek yaşamın en iyi başlangıcını yapabilir ve toplumun sağlığı güçlenir.
Emzirmeyi sürdürebilmek için dikkat edilmesi gereken şeyler bilinirse, emzirmek bebeğin beslenmesi için hem kolay, hem keyifli hem de ekonomik bir seçenek haline geliyor, diyebilir miyiz? Yani aslında mamaya göre her bakımdan üstün geliyor, değil mi?
Bu soruyu biraz farklı ifade etmeyi tercih ederim. Bilimsel açıdan anne sütü ile mamayı eşit iki seçenek olarak değerlendirmiyoruz. Anne sütü, insan yavrusu için fizyolojik olarak tasarlanmış, normal ve beklenen besindir. İçeriği bebeğin gelişimine göre sürekli değişen, canlı hücreler, antikorlar ve çok sayıda biyoaktif bileşen içeren benzersiz bir besindir. Mama ise anne sütünün yerine geçmez; emzirmenin mümkün olmadığı, tıbben gerekli olduğu ve emzirmenin sürdürülebilmesi için uygun çözümler araştırıldıktan sonra ya da annenin kişisel nedenlerle emzirmemeyi tercih ettiği durumlarda kullanılan güvenli ve önemli bir alternatiftir.
Doğru bilgi ve yeterli destek sağlandığında emzirme, çoğu aile için hem pratik, hem ekonomik hem de keyifli bir deneyim olabilir. İlk günlerde bazı zorluklar yaşanması mümkündür, ancak bu sorunların büyük bir kısmı erken ve nitelikli destekle çözülebilir. Emzirme aynı zamanda her zaman hazır, doğru sıcaklıkta, steril ve çevre dostu bir beslenme yöntemidir.
Bu nedenle "anne sütü mamadan üstündür" demekten ziyade, anne sütünün bebekler için biyolojik norm olduğunu ve anne sütüyle beslenmeyen bebeklerin bazı sağlık risklerinin daha yüksek olduğunu söylemek bilimsel kanıtları daha doğru yansıtır. En önemli nokta ise annelerin bunu tek başlarına başarmalarının beklenmemesi; sağlık çalışanlarının, ailenin ve toplumun desteğiyle emzirmenin korunması ve desteklenmesidir.
Bu sene Sağlık Bakanlığı, Temas Derneği ve La Leche League Türkiye olarak uluslararası sloganın altında birleşerek farkındalık çalışmaları yürütüyorsunuz. Bunlar hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Bu yıl Dünya Emzirme Haftası kapsamında Sağlık Bakanlığı, Temas Derneği ve La Leche League Türkiye olarak ortak tema etrafında farkındalık çalışmalarını desteklemekten mutluluk duyuyoruz. Emzirmenin korunması ve desteklenmesi, farklı kurumların ortak sorumluluğudur. Aynı bilimsel mesajları birlikte güçlendirmek, ailelere daha tutarlı ve güvenilir bilgiler ulaştırılmasını sağlıyor.
Hafta boyunca sağlık çalışanlarına ve ailelere yönelik eğitimler, sosyal medya paylaşımları, bilgilendirici içerikler ve farkındalık etkinlikleri düzenleniyor. La Leche League Türkiye olarak özellikle annelerin sık karşılaştığı emzirme sorunlarına yönelik bilimsel, anlaşılır ve uygulanabilir bilgiler paylaşmaya odaklanıyoruz. Ayrıca emzirme konusunda akran desteğinin önemini vurguluyor ve ailelerin güvenilir bilgi kaynaklarına ulaşmasını teşvik ediyoruz.
Bu iş birliğinin en önemli mesajı şu: Emzirme yalnızca annenin sorumluluğu değildir. Sağlık sistemi, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleri birlikte hareket ettiğinde, daha fazla anne emzirmeye başarılı bir şekilde başlayabilir ve emzirmeyi istediği sürece sürdürebilir.
Emziren anneler La Leche League Türkiye'den ne gibi destekler alabilir? Tüm farkındalık faaliyetlerinin yanında hem anneler arasında deneyim paylaşımı hem de emzirme danışmanlığı konusunda ihtiyaçlara yanıt verdiğinizi anlıyorum.
Tamamen gönüllülerden oluşan ve sınırlı insan kaynağıyla çalışan bir organizasyon olarak önceliğimiz, ailelerin güvenilir, bilimsel ve güncel emzirme bilgilerine ücretsiz olarak ulaşabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle en önemli çalışmalarımızdan biri, Türkçe emzirme konusunda en kapsamlı bilgi kaynaklarından biri haline gelen internet sitemizdir. Sitemizde emzirmenin her aşamasına ilişkin güncel ve kanıta dayalı çok sayıda makale yer almaktadır.
2021 yılında yayımladığımız Emzirme Sanatı kitabı da hem aileler hem de sağlık profesyonelleri için önemli bir başvuru kaynağıdır. Kitap, emzirme konusunda sık karşılaşılan sorulara bilimsel ve anlaşılır yanıtlar sunmaktadır.
Bunların yanı sıra sosyal medya paylaşımları, çevrim içi eğitimler ve gönüllü liderlerimiz aracılığıyla annelerin güvenilir bilgiye ulaşmasını destekliyoruz. La Leche League'in temel yaklaşımı, bilimsel bilgiyi anne deneyimiyle birleştiren akran desteğidir. Gerektiğinde aileleri IBCLC'ler ve diğer sağlık profesyonelleri gibi uygun uzmanlara yönlendirerek, ihtiyaç duydukları desteğe en kısa sürede ulaşmalarını sağlamaya çalışıyoruz.
Röportaj: Senem Fırat