Sanırım lise 2’deydim, Latife Tekin’in “Sevgili Arsız Ölüm”ünü okuduğumda, sonra geçen sene bir daha okudum: 1983’te yazılmış olan bu kitabın içindeki “kadın”ın durumunun bugün hala aynı olması çok yaralayıcı geliyor bana! Geçen yıl, kitabı okumamla hemen hemen aynı zamanlarda tek kişilik bir tiyatro oyununun oynandığı da kulağıma çalındı, her giden pek bi’ etkilenmiş çıkıyordu oyundan. Hatta bir gün sevgili arkadaşım Peri, “Fazla biletim var benimle gelir misin?” diye sordu, o gün kendimi ayarlayamadım, gidemedim, ama aklımda da kaldı çokça! “Neyse bir sonraki oyuna giderim.” Demiştim, ama Covid-19 patlak verip de evlere kapanınca, sonra da Lüksemburg’a taşınınca çoook uzak bir plan olarak hayallerde kalıverdi! Ta ki bu sene yılbaşı öncesinde Instagram’da Moda Sahnesi’nin bu oyunu canlı olarak internet üzerinden yayınlayacağını duyuşuma kadar. Hemen biletimi aldım, ajandama tarihi kaydettim ve dün de Kerem’le evimizin koltuğundan bir tiyatro oyununu 90 dakika soluksuz izleme keyfini yaşadık. Oyuncu Nezaket Erden’e ekrandan izlediğimiz tek kişilik canlı performansı ile bile bayılırken, evimizin salonu yerine tiyatro salonunda izlesek ne kadar çok etkilenebileceğimizi hayal edemedik.





Oyun bitti, ekranı kapattık, içimde izlediğim oyunun yoğun duygularıyla pek de ara vermeye fırsat bulamadan yine çok sevgili arkadaşım Damla’nın zoom üzerinden bir kadın buluşmasına bağlandım.






Bu sene 3 Ocak’ta, 40 yaş doğum günümde, çocuklarımız ve Kerem’le birlikte ama diğer tüm sevdiklerimden uzakta küçük küçük telefon ve video görüşmeleri yapıp, mesajlarla doğumumu kutlarken bir video görüşmesinde arkadaşlarım ile kendimce hayat muhasebesi yaptık. Ben sanırım onlardan bu doğum günüm için böyle bir hediye istedim, onlar da bu muhasebeye ortaklık ettiler… 40 yıldır ya da en azından net hatırladığım 25 yıl içinde “işsiz güçsüz duramayışımın” muhasebesi. İşsiz güçsüz durursam sanki değersizleşecekmişim korkusunun ya da bir daha hiç hareket edemeyecekmişim gibi hissedişimin muhasebesini yaptık birlikte. Benim için sanırım uzun yıllar hatırlayacağım “gerçek” bir paylaşım oldu bu.


Damla bu “dur(a)mayış” noktasından yola çıkarak kalabalık bir kadın grubu ile “durmak” üzerine bir buluşma gerçekleştirdi, ben de biraz gecikmeli de olsa katıldım, farklı farklı kadınların farklı farklı duramama ve durabilme hikayelerini dinledim. Sonra biraz da ben anlattım. Bazı hikayeler günlük akışta duramamak üzerine, özellikle kadın olmak, ev işlerinin biz büyürken bize kodlanması üzerine; bazı hikayeler dönemsel olarak duramamak üzerine; bazıları ise duygunun içinde duramamak üzerineydi… Kendimce tüm duramayışlarda kadın ve erkek ayrımı gözetmeksizin büyüdüğümüz toplumda, hatta evrensel kültürde derin bir şekilde var olan performans kaygısının, bir çeşit mahalle baskısının izlerini gördüm. Oysaki durmak, bazen de devam edebilmek için, yeni ve kendimize daha uygun akacak yolları bulabilmek için, dinlenebilmek için, ihtiyacın ne olduğunu anlayabilmek için ve daha birçok başka şey için elzem... Hayatı sözde bir denge içinde yaşamaya çalışıp sadece harekette olmayı değerli akçe olarak görmek ne kadar yanıltıcı; hayvanların kış uykusunu doğal görüp, evdeki kedinin ihtiyaçlarını takip etmesini normal sayıp kendimizi sürekli bir şeylerin peşine atmayı normal saymak, ağzımıza gündelik dilde yapışıp kalmış “yuvarlanıp gidiyoruz”u olağan bulmak çevremizin bize yaptığı, bizim kendimize yaptığımız çok büyük bir haksızlık olamaz mı acaba?





Tam bunları düşündüğüm, sorguladığım bir günde, “durma”nın konuşulacağı bir akşamın başında bambaşka bir platformda, bir tiyatro oyununda, sürekli olarak “Durur muyum? Durmadım!” repliğini duymam bir tesadüf değildi, biliyorum…





İhtiyaç anında, ihtiyaç duyulan dönemde, içinden geçilen bir duyguda, bazen hiç sebepsiz durma hakkımızın olduğunu bilmek bile ne büyük bir rahatlık olabilir, düşünsek ya bazen…


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.