Çocuklarda ilk 3 yaşa kadar yüzde 80'inin de orta kulak iltihabı görüldüğünü aktaran Acıbadem Kayseri Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Mahmut Özkırış, şu bilgileri verdi: "Gündelik hayatı kabusa çeviren hastalıklardan biri olan orta kulak enfeksiyonları, her yaş grubunda görülse de en çok çocuklarda karşımıza çıkıyor. Kulak zarı, orta kulak bölümü ve kemikçiklerindeki mikrobik iltihaplar olarak tanımlanan orta kulak enfeksiyonlarında, kulak ağrısı, kulakta dolgunluk, tıkanıklık hissi, işitme kaybı ve genelde yüksek ateş gibi şikayetler oluyor. Bu hastalıkta çocuklarda, huzursuzluk, iştahsızlık, beslenme bozukluğu, uykusuzluk, kulaklarını çekme ve kaşıma gibi belirtiler bulunuyor. İlk üç yaşa kadar çocukların yaklaşık yüzde 80'inde görülen orta kulak enfeksiyonları, işitme kayıplarının da en sık nedenini oluşturuyor."


Çocuklar ve özellikle yeni doğan bebek, immünolojik gelişimini tam olarak tamamlamadığı için enfeksiyona açık olduğunun altını çizen Doç. Dr. Özkırış, "Anatomik ve fizyolojik gelişimin tam olgunlaşmaması, çevresel yaşam koşulları gibi faktörler de enfeksiyon oluşmasında etkili. Orta kulak östaki borusu ile genize açılıyor. Bu yapının görevi orta kulağın havalanmasını ve sıvıların boşaltılmasını sağlamak. Östaki borusunun erişkinlere göre daha yatay bir seyir izlediği çocuklarda, geniz eti sorunlarına da sık rastlanıyor. Geniz eti hem östaki borusunun ağzında tıkanmaya yol açabiliyor, hem de orta kulak iltihaplarında rol oynayan bazı mikroplar için bir kaynak görevi görebiliyor. Çocuğun bu mikroplarla savaşmak için bağışıklığının olgunlaşma aşamasında olması, bazı olgularda alerjik nezle orta kulak iltihaplarına yatkınlık yaratabiliyor. Hastalık sırasında çocukta kulak arkasındaki sıvı yüzde 50 olasılıkla 1 ay, yüzde 20 olasılıkla daha uzun süre kalıyor." dedi.


Kalıcı hasar bırakabilir


Doç. Dr. Mahmut Özkırış, orta kulak enfeksiyonları ve sıvı birikiminin teşhisi için ayrıntılı Kulak Burun Boğaz muayenesi gerektiğini söyledi. Muayene sırasında kulak burun boğaz uzmanının; kulak zarını, hareketliliğini, rengini, zarın arkasındaki sıvıyı, akıntı varsa bunun karakterini değerlendirdiğini belirtti.


Yapılan ayrıntılı testlerin hekime hastalığın boyutu ve uygun tedavi seçimi hakkında yol gösterdiğini anlatan Doç. Dr. Özkırış, "Hastaya yaklaşık 2 haftalık bir kür antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Bunun yanı sıra sıvının emilmesine yardımcı ilaçlar ve spreyler kullanılabiliyor. İlaç tedavisi sonrası hasta yakın takibe alınıyor, bu süreçte sıvı hala kaybolmamışsa cerrahi tedavi uygulanabiliyor. Orta kulak iltihapları sonucunda kulak zarında delinmeler ve bu nedenle de kalıcı işitme kayıpları oluşabiliyor. Zamanında tedavi edilmeyen orta kulak iltihaplarında zarda ve kemikçiklerde gelişen kalıcı hasar, işitme kaybına, bunun sonucu olarak çocukta öğrenme kapasitesinin azalmasına ve konuşmasının gecikmesine yol açabiliyor." uyarısında bulundu.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.