Sevgili Yeşim abla,
29 yaşındayım, 4 yıldır bir ilişkim var. Sevgilimi gerçekten çok seviyorum. O da beni seviyor, bundan şüphem yok. Zor zamanlarımda hep yanımda oldu, ailelerimiz birbirini tanıyor, arkadaşlarımız da bizi zaten evli gibi görüyor. Ama benim artık evlenme isteğim var. Bunu da sevgilim biliyor. Geçen sene konuştuğumuzda “Biraz daha zaman geçsin” dedi. Ben de tamam dedim, çok üstüne düşmedim. Ama bir yıl geçti, hâlâ aynı yerdeyiz. Geçenlerde yine konu açıldı. Ben “Artık geleceğimizi biraz konuşsak” dedim. Bana “Biz zaten mutluyuz, illa evlenmek mi gerekiyor?” dedi. İnanın o cümle çok dokundu bana. Ben evliliği illa bir şey değişsin diye istemiyorum ki. Sevdiğim insanla aynı evde yaşayalım, birlikte bir düzenimiz olsun, gelecekle ilgili plan yapalım istiyorum. Çocuk olur mu, nerede yaşarız, nasıl bir hayat kurarız… Bunları konuşmak istiyorum. Beni sevmediğini düşünmüyorum. Başım sıkışsa ilk koşacak insan yine o. Ama evlilik lafı geçince bir anda geri çekiliyor. Ne zaman “Ne zaman evleneceğiz?” desem bir şekilde konuyu kapatıyor. Geçen gün bir arkadaşım “Sen 4 yıldır bu adamla berabersin, hâlâ neyi bekliyorsun?” dedi. Ben de cevap veremedim. Çünkü ben de bilmiyorum. Bazen “Belki gerçekten hazır değildir, biraz daha bekleyeyim” diyorum ama ya benimle evlenmek gibi bir düşüncesi hiç yoksa diye korkuyorum. Bunu sormaya da korkuyorum çünkü cevabını duymaktan çekiniyorum. En çok da şu koyuyor bana; ben onunla bir gelecek hayal ediyorum ama acaba o da benimle aynı şeyi hayal ediyor mu, bilmiyorum. Sizce artık biraz net bir cevap istememin zamanı geldi mi? Netleşmezse sizce ayrılmalı mıyım?
Yeşim Tijen’in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar,
Size de merhaba sevgili okurum. Ait olmaya çalıştıkça eksik hissettiğin yer zaten senin değildir demişler. Sizin gibi sizde bekleye bekleye eksileceksiniz. Zorla bu ilişkide kendinize bir yer edinmeye çalışıyorsunuz ama siz sadece sevgilisisiniz. Siz evlenmek istiyorsunuz, sevgiliniz biz böyle mutluyuz diyor. O halinden memnun, kıpırdamaya niyeti yok. Dört senedir kıpırdamamış insan ufacık bir adım atar. Dile kolay 4 sene. Bu ilişkiyi seviyorum, onsuz nasıl yaparım, belki bir gün evleniriz diye korkarak size verilmeyen ümitlerle tutunmaya devam ederseniz gerçekten eksileceksiniz. Bir de yaşınız geçecek. Sonra arayın ki karşınıza size uygun bir eş çıksın. Yaşınız 29. Biraz sıkıntılı zamana doğru ilerliyorsunuz. Yaş geçtikçe evlenmek çok daha zor. İyileri kapıyorlar haberiniz olsun. Bir kere evlenmeye niyeti olan bahanelere sığınmaz adım atar. Kimse kimseyi kandırmasın. Siz de korkmayın. Sormak istediğinizi çekinmeden sorun. Adım atmıyorsa hadi canım sana bay bay bana da hay hay deyin. Beni sevdiğini düşünüyorum başım sıkışsa hemen koşuyor demişsiniz artık o kadarını da yapsın. Yoksa sizi nasıl hayatında tutacak saf olmayın. Adamda laftan başka icraat yok. Lafı bile güven vermiyorken siz nasıl güvenmeye devam edebilirsiniz ama sizi anlıyorum çok seviyorsunuz. Belki diyorsunuz belki. O boş belkilerden hiç hoşlanmam hiçbir işe yaramaz biliyor musunuz. Boş ümit sizinki. Bir an önce bu kişiden ayrılın sevgili okurum. Ne zamanınızı ne kendinizi eksiltin. Bu kişinin sevgisi olmadan da hayat devam edecek inanın. İnsan onsuz yaşayamam diye önce kendisi kendini kandırıyor ama hayat nasıl biri ölünce de akmaya yaşanmaya devam ediyorsa sizin için de öyle olacak. Siz bu tavırlar içinde oldukça bu kişide nasıl olsa bu bana aşık böyle yaşamayada razı gelir diye istediği gibi ilişkiyi sürdürüyor. Sizin duygularınızın hiçbir önemi yok olsa zaten ilişkiniz için kendisi çaba gösterirdi. Böyle adımlar olmadığına göre korkularınızı bir kenara bırakın ve sormak istediğinizi kendisine sorun net yanıt almazsanız ki netlik çok önemli... Anında kendisini bırakmanızı öneririm. Kimse kimseyle evlenmek zorunda değil ama net olmak zorunda.
Sevgiler sevgili okurlarıma...
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com