Tuvalete bile gitsen haberim olacak!

Sevgili Yeşim Hanım,


Nişanlım çok kıskanç. Birlikte değilken sürekli onu arayıp nereye gittiğim hakkında bilgi vermemi istiyor. “Tuvalete bile gitsen haberim olacak” diyor. Geçen gün artık canıma tak etti. Toplantıda olduğunu bile bile aradım. ‘Tuvalete gidiyorum’ dedim. Yine kavga ettik. Bu size komik gelebilir ama benim için çok zor, içinden çıkılamaz bir durum. Diyelim ki benim bir toplantım var, mesaj yazıp toplantıda kimler olduğunu, kaç erkek olduğunu kendisine bildirmezsem kıyameti koparıyor. Toplantım uzun sürerse de küplere biniyor. Eve hep ağlayarak gidiyorum. Yedi yıldır birlikteyiz. Onu seviyorum, onun da beni sevdiğini biliyorum. Ama kıskançlığı artık dayanılmaz hale geldi. Psikoloğa gitmeyi reddediyor. Evliliğe bu kadar yaklaşmışken ayrılmak istemiyorum. 28 yaşındayım, başka biriyle her şeye sıfırdan başlamaktan korkuyorum. Ama galiba en çok da nişanlımın benimle evlenmeyeceğini ima eden kişilere “Bakın gördünüz mü? Benimle evlendi!” demek istiyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Bazı geceler düşünmekten gözüme uyku girmiyor. Anlatmaya utandığım için hiç kimseyle konuşamıyorum da. Bana bir akıl verirseniz çok rahatlarım.

 

Rumuz Kıskanç Nişanlı

 

 

Yeşim Tijen'in cevabı:


Aşk ne tılsımlı bir sözcüktür. Söylenişinde bile insanın hoşuna giden "Ah keşke yaşayabilseydim." dedirten bir şeyler var bu sözcükte. Yaşadığımızda bu duyguyu, ki herkese nasip olmuyor, hepimiz her şeyi yapmaya hazırız. Sırf o bizi mutlu eden, havalara uçuran, görmek için can attığımız kişiden uzaklaşmayalım. Onu bir kere görmek yetmez, hep isteriz. Sesini bir kere duymak, o da yetmez, bütün gün konuşabiliriz yeterki telefonun ucundaki ses onun olsun ve gözleri, onun gözlerinden başka kimin gözleri bizim yüreğimizi hoplatır? Her göz göze geldiğimizde ayırmak istemeyiz bakışlarımızı o gözlerden, güzel olmasalar bile ne kadar güzel gelir bize, onundurlar çünkü. Dokunmak isteriz ona, elleri ellerimize değdiğinde yüreğimiz uçar gider, en büyük hayalimiz olur onunla yaşlanmak. Başka bir şey istemeyiz hayattan, bir o olsun hayatımızda. Duygularımız beynimizi ele geçirdiği için her şey önemini yitirir gözümüzde. Onun gözleri, elleri, sözleri olsun yeterdir bizim için. Uyuduğumuzda, uyandığımızda yanımızda onu görmek isteriz. Bütün bu duyguların adı şiirlere, masallara, şarkılara konu olan aşktır.

 

Siz hiç aşkı tanımayan insanları biliyor musunuz? Hayatlarında büyük bir eksiklik olduğunu bilip ama o eksikliğin ne olduğunu bilmeden yaşayan ancak daha olgunlaştığında anlayıp mutsuz bir yaşam süren insanlardan haberdar mısınız? Çevremdeki çoğu evlilikten yaptığım gözlemlerden edindiğim izlenim bu. Çok genç yaşta, daha neyi istediğini kavrayamadan, kendini bile tam tanıyamadan yapılan evliliklerde yaşanıyor bu. Bir beğeniyle, hoşlanmayla ya da mantıkla yapılan ve evlilikte keramet olduğu beklenen evliliklerde bir zaman sonra hissedilen farkındalıklar var. Dalan gözlerde, içine çekilen her sigaranın dumanında belki de aynada kendi yüzünüze baktığınızda hissedilen farkındalıklar. Dinlenen şarkıların sözlerinde, içilen içkilerin her yudumunda daha çok konup aranan ama bulunamayan, üzerine bir sigara daha tüttürülen, bir yudum içki daha alınan aşkın acısını biliyor musunuz siz? O yaşanmak istenen tılsımlı aşkın isteğiyle biten ömrün ne kadar anlamsız geldiğini, çocuklarının sevgisinde teselli bulan kadın ve erkeklerden bahsediyorum. Birlikte olduğu eşine karşı böyle bir hissi hiç duymamış bir yığın kadın ve erkek var aynı evde yaşayan. "Ben hiç heyecanla beklemedim, pek özlemiyorum ama evliyim. Ah şimdiki aklım olsaydı..." diyen insanlardan bahsetmek istiyorum. İki yabancı gibi ayrı dünyaları olan ama sadece aynı evi, aynı yemeği, aynı odayı paylaşıp kendi kabuklarına çekilmiş, bir beklentileri kalmamış çiftler. Onlar artık aşkı filmlerde, dizilerde ve şarkılarda yaşıyorlar sadece ya da belki de bazen rüyalarında.

 

Şimdi sizin sorunuza gelmek istiyorum. Yedi sene emek verilmiş bu sevgiye ve evet çok haklısınız kıskançlık kötü bir şey. Ama eğer gerçekten sizin içinizde ona karşı büyük bir sevgi olmasaydı katlanabilir miydiniz yedi sene? Ve şimdi bir kalemde silebilir misiniz yaşanan seneleri? Kıskançlığından dolayı şimdi bu ilişkiyi bitirirseniz pişman olacaksınız. Denemeliydim diyeceksiniz kendi kendinize. Yüreğiniz acıyacak, ne gündüzlerde ne gecelerde huzur bulacaksınız uzun bir süre. Zamanla daha çok koyacak size pişmanlığınız. Aramaktan bıktırdığı günleri özleyeceksiniz. Rüyalarınıza girecek kimi zaman, uyandığınızda sadece bir rüya olduğunu görerek üzüleceksiniz. Kendi kendinizi inandırmaya çalışacaksınız. Evlenseydim büyük ihtimalle yapamazdık onun aşırı kıskançlığı yüzünden diyerek kendinizi kandırmaya çalışacaksınız. Ama hepsinden önemlisi bir zaman sonra acısı belki hafifleyecek, size sadece keşkeler kalacak, onlarla yaşayacaksınız.

 

Peki, soruyorum size hazır mısınız keşkelerle yaşamaya? Ama bir de şunu yapabilirsiniz: Onun size olan kıskançlığının altında olan nedeni irdelemeye çalışabilirsiniz. Sizinle ilgili güvensizlik duymaması için daha çok şeyinizi paylaşabilirsiniz onunla. Onu sürekli, sık sık arayarak kıskançlık numaralarıyla bunaltıp sizi anlamasını sağlayabilirsiniz. En son olarak el ele tutuşup ilişki terapistine gidebilirsiniz diye düşünüyorum. 

 

Yazıma son verirken şunu unutmamanızı diliyorum: "En güzel manzara, o zahmetli yokuşun tepesindedir."

 

Sevgiler...

***

Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun. Yeşim Tijen'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com


Twitter: @yesimtijen

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    31 Ekim 2014 Cuma 11:50

    en çok da nişanlımın benimle evlenmeyeceğini ima eden kişilere bakın gördünüz mü? benimle evlendi!” bunu yaparsan hayatının hatasını yaparsın işte, çünkü o sıkıntıyı o mutsuzluğu sen çekeceksin kimsenin umurunda bile olmayacak...aynı şeyi sen ona yapmayı denesen o kıskançsa sen ondan daha kıskanç olmaya çalış onu rahatsız et belki birşeyler anlar, ben denemiştim işe yaradı...

    Cevapla

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1913

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1832

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 4091

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 600

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 934

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön