Yeşim Hanım merhaba, ben yaklaşık 11-12 yıllık evliyim, iki çocuğum var. Eşimle öyle çok kavga eden bir çift değiliz ama eskisi gibi de değiliz. Aynı evde yaşıyoruz ama sanki sadece çocuklar için bir aradayız gibi. Muhabbet yok, heyecan yok, herkes kendi halinde. Yaklaşık dokuz aydır hayatımda başka biri var. Başta masumdu, konuşuyorduk, iyi geliyordu bana. Sonra konuşmalar ilerledi. Onunlayken kendimi iyi hissediyorum, mutlu oluyorum. Uzun zamandır hissetmediğim şeyleri hissediyorum. Açık konuşayım, kopamıyorum da ama işte ev var, çocuklar var… Eşim kötü biri değil. Şimdi ben çıkıp ben gidiyorum desem kadın yıkılacak, çocuklar perişan olacak diye düşünüyorum. O yüzden bir türlü açık açık konuşamıyorum, sürekli erteliyorum. Bu evliliğin artık yürümeyeceğini düşünüyorum vicdan azabı çekiyorum. Ne bu ilişkiyi bitirebiliyorum ne de evliliği net bir şekilde sonlandırabiliyorum. İki arada kaldım, ne yapacağımı şaşırdım. Sevgilimle yeni bir hayat kurmak istiyorum ama bunun sonucu ne olur, çocuklar nasıl etkilenir, altından kalkabilir miyim bilmiyorum. Çocuklar için böyle devam edilir mi, hayata bir kere geliyoruz her şeyi göze alıp eşime gerçekleri söylemeli miyim?
Yeşim Tijen’in cevabı:
“Sonra yeni bir sayfa açtım kendime.
Kuşları ölmüş gökyüzüme,
Kurşun kalemden kuşlar çizdim...”
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; siz de evli olduğunuz halde bir kuş misali kendinize ait yarattığınız dünyada sanki gerçekten özgürmüş gibi taklalar atmışsınız. Şimdiyse o özgür kuş kalbinden vurulmuş. Böyle olacağını düşünmediniz muhtemelen. Kurşun kalemle çizeyim nasıl olsa kolayca silerim dediğiniz o kuşa vuruldunuz. Şimdi ne kuşları silebiliyorsunuz ne de o kuşla yan yana uçabiliyorsunuz. Arada kaldım demişsiniz; evet, zor bir durum ama insan ne istediğini için için bilir. İkisini de kandırıyorsunuz. Bir karara varmak istiyorsanız diğer kadından uzaklaşın, hayatınızdan onu çıkarın ve kendini duygularınızla yüzleşin. Belki sandığınız kadar güçlü duygular hissetmiyorsunuzdur bunu ancak ayrılıkla anlayabilirsiniz. Tabii bu zaman zarfında evliliğiniz için çaba sarf etmelisiniz. Diğer yandan eşinizle evliliğinize değinmek istiyorum… Eşinizle mutlu olduğunuzu hissetmiyorsunuz. Peki, eşiniz mutlu mu hiç ona sordunuz mu? Aslında sormadan da anlaşılır mutluluklar… Size yakın olmaması, peşinizde gezmemesi, sizin için kendisine özen göstermemesi, sadece kendisiyle, çocuklarıyla ve başka şeylerle ilgili olması gibi gibi... Bir mutsuzluk varsa tek taraflı değildir. Birbirinizin yansıması olduğunuzu düşünemiyor musunuz? Diğer kadına gösterdiğiniz enerjik adamı eşinize de gösterin bakalım eşiniz bu enerjinize nasıl karşılık verecek… Eşiniz için iyi bir kadın diyorsunuz ve onun üzüleceğini biliyorsunuz diğer kadın o da sizinle beklentiyle beraberdir ona da ümit verdiğinizin de farkındasınız. Kimsenin zamanını çalmamalısınız. Sizinki evliliğinizde kalmak mı yoksa yine evliliğinize dayanabilmek için bir kadının varlığında kendinize enerji katarak evliliğinize katlanmak formülü mü? Bunları ben söylemiyorum sağır sultanın bile bildiği evli erkeklerin evlilik dışı ilişkilerini açıklamaları… Evet, sevgili okurum Sezai Karakoç; Mona Roza'ya yazdığı veda mektubunu şöyle bitiriyor:
“Beni çıkardığında anlamın bozulmuyorsa, bundan böyle ayrı yazılalım...” Siz de hayatınızdan kimi çıkarırsanız anlamınız bozulmayacak ona bakıp kararınızı vereceksiniz. Diğer sorunuz çocuklar için evlilik devam ettirilir mi? Eğer kişi kendine güveniyor ve iyi bir baba ya da anne olacağına inanıyorsa çocuklara hiçbir şey olmaz mutsuz evlilikler çocuklar için daha zararlıdır. Çünkü iyi bir ebeveyn olmakta mutlulukla çok alakalıdır. İlerde kimse “Bu mutsuz yaşamı bizim için sürdürdün” diye teşekkür etmeyecek. “Yapmasaydın, boşansaydın” diyeceği gerçeğini de buraya bırakayım. Zor bir durum bir yanda iyi bir kadın diğer yanda kalbinizi hissettiren bir başka kadın… Birini sevmek onun onurunu korumaktır siz iki kadının da onurunu koruyamamışsınız… Hakkınızda hayırlısı olması dileğimle…
Sevgiler sevgili okurlarıma…