Canım kardeşim merhaba,
Geçen sefer konuştuğumuz tohumun çatladı mı nihayet? Dileklerini, niyetlerini yüklediğin o biricik tohum gün ışığı ile buluştu mu? Yoksa hala zamanını mı bekliyor? Ve sen bu bekleme sırasında umutsuzluklara, karanlıklara mı kapılıyorsun? Sakın yapma!
Bu gökler altında her şeyin kendine özgü bir zamanı var biliyorsun. Ve eğer sen yolundaysan hala, yürümeye devam ediyorsan azim ve umutla, bir gün mutlaka kutlu bir vuslat yaşayacaksın. Hayal ettiğin gibisi ya da çok daha güzeli. Hasretini aklına, yüreğine düşüren Yaradan “OL” durmak için isteğini bütün bir evreni hizmetine sunuyor, görmüyorsun. Onlarca küçük zaferin var, fark etmiyorsun.
Bazen sadece yataktan kalkabilmek ve günlük işleri tamamlayabilmek bile bir büyük zafer. Çünkü zor zamanlardan geçiyoruz kardeşim. Dünya, eski dünya değil. Daha çok duygusal regülasyon ve stres dayanıklılığı gerektiriyor yaşamak.
Zaman sanki daha hızlı akıyor, yapılacaklar listesi asla bitmiyor. Biz ise hep daha yorgunuz sevgili kardeşim. İşte bu yüzden küçük adımlarımızı dahi kutlamamız gerekir. Biliyorum sürekli eksik hissediyorsun, yaptığın şeyleri yetersiz ve alelade görüyorsun. Ama inan ki öyle değil!
Kimse alkışlamasa da sen daha fazlasını düşlesen de, başaramadığını sansan da muhakkak bir şeyler yapıyorsun. Şayet eyleme geçtiysen...Derin bir atalet içinde sadece duruyorsan ya derin bir uykudasın ya da zamanını bekliyorsundur kardeşim. Bunun dengesini sen bul!
Harekete geçmiş her insanın muhakkak kutlanacak sessiz zaferleri vardır. İyi okullardan alınmış diplomaların, işte alınan terfinin, piyangodan kazanılan büyük paraların ya da sosyal medyada alkışlanan hayatların yanında; kendi pişirdiğin yemeğin, ilk defa araba kullanabilmenin, yabancı dilde bir küçük hikaye yazabilmenin ya da otobüse binip bir yerden bir yere gidebilmenin küçük başarılar olduğunu sanma. Bunları yapamayacak çok insan var. Hatta bu saydıklarım birilerinin bir gün yapabilmeyi dilediği hayaller…Düşünsene bu kendince küçük gördüğün adımlar bir başkası için belki de çok zor!
Kendi Küçük Zaferlerini Kutlamayı Unutma Sevgili Kardeşim!
İnsan zihni başarıyı çok hızlı normalleştiriyor. Hele bir de performans odaklı çalışmaya alışmış biriysen. Sistem önümüze hep hedefler koyuyor. Biz de bazılarına ulaşıyoruz ve o anları kutlamadan bir sonrakini gerçekleştirmek için programlanıyoruz. Kısacası hissedemeyen, şartlı koşullu hareket eden varlıklar olduk canım kardeşim. Halbuki sistemin dayattığı eksiklik hissinden kurtulduğumuzda, belki de toksik bir ilişkiden çıkmanın, yardım istemeyi öğrenmenin, hayır diyebilmenin, terapiye başlamanın, çocuğumuza bağırmamak için kendimizi durdurmanın, uzun zaman sonra yeniden umut hissedebilmenin ve de korkmamıza rağmen yeniden denemenin de sessiz ama derin zaferler olduğunu fark edebiliriz.
İnan bana kardeşim, bazen insanın kendi karanlığından çıkması; dışarıdan görünen bütün başarılarından daha büyük bir zaferdir.
Küçük Adımlar Neden Bu Kadar Önemli?
Beyin tekrar eden küçük başarılarla güven hissi geliştirir. Fakat biz bu küçük başarıları fark edip kutlamayı atlar isek, bu zamanı beynimize tanımamış oluruz. Ve bütün büyük dönüşümler, genelde küçük rutinlerle başladığı için kendimize dönüşebilme fırsatı da tanıyamayız. Bu yüzden hayatımızda gerçekliğimiz haline gelmesini istediğimiz şeyler için, yani dileklerimizi yüklediğimiz tohumumuzu çatlatıp gün yüzüne çıkarabilmek için, disipline ihtiyacımız var sevgili kardeşim. Bu iç disiplin de sandığın kadar zor bir konu değil aslında. Dev sıçramalar ile değil, sürdürülebilir küçük adımlarla sağlanıyor. Bu yüzden seni kendini kutlamaya, sesiz zaferlerini görmeye davet ediyorum ya! Spor yapabildiğin her bir gün için kendimi kutla örneğin…Hayır demeyi başardığın her ilişki için ya da yazmayı planladığın romanına eklediğin her bir sayfa için…Ben öyle yapıyorum uzun bir süredir.
Her iki romanım da İngilizce’ye çevrildi. Haziran başından itibaren tüm dünyada hem Türkçe hem İngilizce olarak birçok dijital platformda satışta olacaklar. Tabi ki uzun aylar boyunca disiplinle yaptığım çalışmalarımın emeğini göreceğim. Belki hemen herkes görmeyecek okumayacak bilemem ama ben hedeflediklerimi bitirmiş olacağım. Sürecinin sonucunu Yaradan bilir. Bana ise bu sessiz zaferimi kutlamak düşüyor kardeşim. Hadi sen de lütfen seninkileri fark et ve kutlamalara başla çünkü insan kendini kutlamadığında motivasyon sistemi zayıflar ve bir başka dileği gerçekleştirebilmek için azmi kalmaz.
Hadi sevgili kardeşim biraz duralım ve kendimize soralım:
İnsan sürekli eksik tarafına bakınca hayatın içindeki ilerlemeyi kaçırıyor. Halbuki hayat çoğu zaman büyük kırılmalarla değil, küçük ama sürekli adımlarla değişiyor. Yol boyunca dönüşen kendimizi fark ettiğimizde ise güçleniyoruz. O yüzden bugün kendine biraz daha nazik bak kardeşim. Çünkü sandığından çok daha uzun bir yol geldin. Belki de kutlanması gereken şey, hâlâ vazgeçmemiş olmandır.
Seni canı gönülden kutluyor ve senin gibi bir yoldaşla birlikte yürüdüğüm için gurur duyuyorum.
Her zaman yanında olan
Kardeşin Nihan