Güzel kardeşim merhaba,
Bahar yine kapımızı çaldı. Fark ettin mi? Önce pencerenin kenarından içeri sızan o hafif ışık değişti. Sonra bir kuş sesi… Ardından da tarif etmesi zor ama kalbe hemen dokunan o tanıdık bahar kokusu… Sanki doğa her yıl hiç üşenmeden bize aynı şeyi fısıldıyor: “Uyanma vakti geldi.” Duydun sende değil mi bu sesi?
Biz çoğu zaman bunu sadece mevsimlerin dönüşü, doğanın yenilenişi sanıyoruz. Oysa ben her baharda başka bir şeyi daha hissediyorum kardeşim: ruhumuz da bizimle birlikte yeniden uyanmak istiyor.
Doğa bunu ne güzel yapıyor değil mi? Hiç acele etmeden… Hiç şikâyet etmeden…
Önce bir tomurcuk veriyor. Sonra biraz daha açılıyor. Sonra bütün ihtişamıyla kendini gösteriyor. Peki biz? Doğa bu kadar iştahla yenilenirken, biz iç dünyamızda hangi kış uykularına yatıyoruz?
İç dünyanda hangi kış hâlâ devam ediyor?
Belki aylardır ertelediğin bir kararın içinde…Belki artık sana iyi gelmediğini bildiğin bir düşünce kalıbının içinde…Belki de sadece alıştığın için taşımaya devam ettiğin eski duygusal yüklerin içinde debeleniyorsundur sevgili kardeşim. Hadi itiraf et kendine ve rahatla!
Ben de kendi kendime itiraflarda bulunurum ara ara. Baharlar da ne güzel fırsat sunar bizlere. Ve bana hep aynı şeyi hatırlatır güzel kardeşim: Asıl temizlik evde değil, içeride başlar.
Çekmeceleri boşaltmak, dolapları düzenlemek güzel elbette. Ama asıl hafifleme zihnin tozlu raflarında olur. Geçtiğimiz kıştan kalan korkuları, artık sana hizmet etmeyen düşünceleri, sürekli aynı döngüye seni geri çeken o iç sesleri fark etmenin tam zamanı. Kendine dürüstçe sor lütfen: Bu kış içinde ne birikti?
Kırgınlık mı? Yorgunluk mu? Korku mu? Bekleyiş mi? Ve daha da önemlisi…Bunlardan hangisi artık sana hizmet etmiyor? Güzelce yaz hepsini bir kağıda bak ne çok fayda görecek, yüzleşmekten korkmayacaksın. Ah sevgili kardeşim bu sorumluluğu almazsan başka baharlar bekleyeceksin.
Ben de toprağın altında bekleyen bir tohum gibiyim
Ben de bu bahar tam olarak bunu yapıyorum kardeşim. Uzun zamandır içimde sessizce büyüyen bir sürecin içindeyim. Bazen kendimi toprağın altında, çatlamayı bekleyen bir tohum gibi hissediyorum. Gün yüzüne çıkacağı zamanı sabırla bekleyen, dışarıdan görünmeyen ama içeride durmadan çalışan bir tohum…Belki dışarıdan bakıldığında henüz her şey görünür değil. Ama biliyorum ki toprağın altında da büyük emekler veriliyor.
Son aylarda kitaplarımın uluslararası piyasada yer alabilmesi için çok çalıştım. Çeviriler…
Kapaklar… Yayın süreçleri… Bitmeyen revizyonlar…
Bazen yoruldum. Bazen bekledim. Bazen “Acaba ne zaman filiz verecek?” diye kendi kendime sordum. Sen de böyle hissettiğin bir dönemin içinde misin? Hayatında görünürde hiçbir şey olmuyormuş gibi ama içten içe çok şey değişiyormuş gibi…
İnan bana, en büyük dönüşümler sessizlikte gerçekleşir.
Her tohumun bir zamanı vardır
Bahar bana bunu tekrar hatırlatıyor kardeşim. Bazı emekler hemen görünmez, bazı dönüşümler sessizlikte olur. Belki sen de tam böyle bir yerdesin. Belki görünürde hiçbir şey olmuyor gibi geliyor. Ama ya aslında tam da şimdi büyüyorsan? Ya şu an yaşadığın bekleyiş, aslında kök salma sürecinse? Kendine bunu da sor dürüstçe, olmaz mı?
Bu bahar hangi dalını buduyorsun?
Bugün senden küçük ama güçlü bir şey yapmanı isteyeceğim. Şimdi kendine küçük bir alan aç ve şu soruyu kalbinin tam ortasına yaz: “Eğer ben bir ağaç olsaydım, bu bahar hangi dalımı budar, hangi çiçeğimi açtırırdım?” Belki bir alışkanlığı bırakırdın, belki kendine daha çok şefkat gösterirdin, belki yıllardır içinde büyümek isteyen bir hayaline nihayet alan açardın.
Unutma güzel kardeşim; Her büyük değişim önce küçücük bir tohumla başlar. Bir düşünce, bir karar, bir nefes, bir fark ediş…Ve bu kardeşin sana bu köşeden hep hatırlatır. Yılmadan, yorulmadan. Çünkü bilir ki hizmette olanların yorulma lüksü yoktur.
Belki bu bahar senin mevsimindir
Ben de kendi ruhumun envanterini yeniden çıkarıyorum. Neleri taşıyacağım? Neleri sevgiyle bırakacağım? Neleri büyüteceğim? Çünkü biliyorum ki yenilenmek sadece doğanın değil, ruhun da hakkı. Ve içimde çok net bir his var sevgili kardeşim.
Çok yakında o tohum, toprağı çatlatıp gün ışığıyla buluşacak.
Belki benimle birlikte senin tohumun da…
Belki bu bahar, uzun zamandır beklediğin fırsatların mevsimidir. Belki yıllardır içten içe büyüttüğün şey, tam da şimdi filiz vermeye hazırlanıyordur. O yüzden lütfen acele etme.
Ama vazgeçme de. Çünkü bazen hayat, en büyük mucizelerini tam da toprağın altında sessizce hazırlar.
Güneşin, umudun ve yeni başlangıçların kalbinde çoğalması dileğimle…
Ben hiç vazgeçmiyorum,
Kardeşin Nihan