Yeni zihin, yeni zihinsel kurgular, yeni hayat

İnsanı diğer canlılardan ayıran temel unsur, zihin üzerine eminim siz de düşünmüşsünüzdür. Düzgün ve dengede çalıştığında alet kullanmaya, buluş yapmaya, gelecek kurgularıyla stratejik önlemler almaya ve belki en çok da hayal kurmaya yarayan parlak hediyemiz...

 

Kusurlu çalışmaya başladığında hastalıklar, vesvese ve endişe yaratarak kendine ve etrafına zarar verebilen iki ucu keskin bir kılıç... Hastalıklarla savaşmak, robotlar geliştirerek insan bağımsız üretim yapmak, uzay araçları inşaa edip evreni incelemek gibi harika işlerin yanında, savaşlar çıkartıp, milyonlarca insanı suçsuz yere öldürmeye de yarayan tarafımız... Zihin bunlardan hangisi için var diye düşününce zaman zaman kafam karışıyor.

 

Yeni bir zihin inşası

Düşünebilen bir varlık olarak her geçen gün bilimsel araştırmaları artırıp, teknolojide hızlı adımlarla ilerliyoruz. Evrenin yüce zekâsı yanında çok küçük kalan bu gelişmeler sanki bizlere, büyük bir okyanusa açılan küçük bir derenin başlangıcını işaret ediyor. Sezgisel olarak biliyoruz ki, bu dereyi takip edersek o büyük okyanusa bir gün ulaşacağız ama kaç kilometre, kaç zaman sonra, belli değil. Bu gizem karşısındaki çaresizliğimiz kibre bürünmemize yol açıyor ve zannediyoruz ki, dünyanın en zeki canlıları bizleriz.  Hâlbuki kafamızı kaldırıp ‘doğa’ya baksak, göreceğimiz muazzam düzen ve ahenk karşısında belki de zavallılığımızı daha çabuk algılayıp, ‘hakikat’e uyanmaya başlardık. İnsanoğlu acaba kendine verilen büyük hediyenin farkında olabildi mi bunca zaman? Gerçekten bunun ne olduğunu anlayabildi mi emin değilim.

 

İradeye rağmen, özgür irade...

Büyük bir kısır döngü, biliyorum. Şu ana kadar çözen de olmadı pek. Büyük patlama, paralel evren, belirsizlik ilkesi, gözlemci etkisi, sicim teorisi vs.[1]hepsi bir noktada tıkanıyor ama bilim asla vazgeçmiyor. Atom altı parçacık bilimi ve DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) ile ilgili gelişmeler bence herkesin takip etmesi gereken konular, zira insanlığa ve evrenimize dair çok büyük anlayışla dolular. Bilim de artık daha ihtiyatlı davranıyor son günlerde ve kesin yargılar koymuyor. “Bugüne kadar bulabildiklerimiz bunlar” diyor. Diyoruz ya hep, dünya dönüşüyor, değişiyor. Bir açıdan ayrışmış gibi görünen birçok disiplin birleşmeye doğru yol alıyor. İnanç sistemleri, bilim destekli açıklamalara, bilim, inanç sistemlerindeki anlatılanlara bakıyor. Çünkü evren büyük bir hologram[2] ve holistik (bütünsel) olarak incelenmediğinde bir yanı eksik kalıyor. (Bu konuyu başka bir yazıda anlatmaya çalışacağım)

 

Newton Fiziği yirminci yüzyıla kadar bu dünyayı anlamamızı kolaylaştırma konusunda bizlere oldukça yardımcı oldu fakat vakti dolan her şey gibi o da zamanını çoktan doldurdu. Buna rağmen bizler okullarda hala kuantum fiziği okumuyor, birçok bilim dalını birlikte çalışmaya davet edemiyor ve kısıtlı bir çerceveden evreni anlamaya çalışıyoruz. Eskiden bilim adamları birçok dalda eğitim alır, içi boş uzmanlaşmadan ziyade ‘bütünsellik’ amaçlanırdı. Platon da, Aristo da, Harezmi de döneminin önde gelen ilim, irfan sahibi denilen bilim adamlarıydı. Günümüzdeki ayrışmış bilim dallarının, belli bir dönem için büyük fayda sağlamış olabileceğini kabul etsek de bu eğilimin de birleşmeye doğru ilerlediğini fark etmek sevindirici. Nörolojinin, yapay zekayla, metafizikle, kuantum fiziğiyle ve hatta kimya bilimiyle birarada çalışmaya çok ihtiyacı var. Yoksa ne evreni ne de küçük  bir evren olan kendimizi çözemeyeceğiz. Zihnimizin içini ise bir çöplük gibi kullanmaya devam edeceğiz. Halbu ki zihin en çok kurgu yapmayı sever ve kurguladıklarını da bir şekilde yaşar. Ne demek istiyorum biliyor musunuz?

 

“Belli oranda yaşamımızın şekillendiricisi olduğumuzu…”

Evet insan hayal eder, ister, kurgular sonra da belli bir şekilde bu arzu ettiklerini yaşar ama fark edemez. Çünkü çok istediği evi ya da kırmızı arabayı vermeyen kader, aslında ona içinde huzurla oturduğu bir ev ve ayağını yerden kesen imkanları çoktan sunmuştur ama o illa şekle şemale takılı kalmış, çok istediği şeyler için daha fazla emeğe ihtiyacı olduğunu veya böyle olmasının kendisi ve bütünün hayrı için olduğunu idrak edememiştir.

 

Bu bahsettiğim tabii ki basit bir örnek ama durumu özetlemek konusunda da iyi bir örnek!

 

Atom parçalandığında öğrendik ki; madde, temel bir yapıtaşından oluşmuyor, tüm atomaltı parçalar bir enerji denizinde yüzüyormuş. Var olan her şeyde ortak olan bu evrensel enerji, bizim dağdan, taştan, kuştan, böcekten, sandalyeden, kitaptan yani görebildiğimiz ve göremediğimiz her şeyden ayrı bir varlık olmadığımızı, hepsiyle büyük bir BÜTÜN’ü oluşturduğumuzu gösterdi bizlere, aslında bunu anlamak isteyenlere!  

 

Çok büyük bir organizmanın hücreleri gibi düşünürsek kendimizi belki anlatmaya çalıştıklarım daha da anlaşılır olabilir. Bir beden düşünün her hücresinde aynı DNA ile tüm parçaların o bedene ait olduğunu adeta kodundan okuyabiliyoruz. Evren de böyle işte. İçindeki her şeyle koskoca bir BÜTÜN.

 

Herkes ve her şey birbirine görünmez iplerle bağlıdır” klişesi bu basit fiziki gerçeklikten gelmektedir ve budizm, taoizm, tasavvuf gibi sistemlerin binlerce yıl önce söylediği bir HAKİKAT’tir. Evrende herhangi küçük bir parçada yaptığımız değişiklik, tüm sistemi etkiler.

 

O halde eğer biz duygularımızın, düşüncelerimizin sahibiysek ve içinde bulunduğumuz şartları kısmen değiştirme yeti ve niyetine sahipsek (özgür irade) kendi gerçekliğimizi de belli oranda değiştirip şekillendirebilir miyiz?

 

Evet, milyon defa evet!

Telkinin gücünü, duanın şifasını, hayal etmenin sizde bıraktığı hisleri düşünün. Hayaldi, gerçek oldu dediklerinizi... Zihnin tek sınırlayıcısının kendisi olduğunu fark edin! “Hayallerin düşünebildiklerinle sınırlıdır” lafını hatırlayın. Buluş yapmış milyonlarca mucitin, sanatçının esinlenme dedikleri şeyin ne olduğunu düşünün…

 

Rengârenk, binbir çeşitlilikle dolu dünyamızın hem bizi BİZ’e hatırlatmak, hem de bazen kim olduğumuzu unutturmak için dizayn edildiğini düşünüyorum ara sıra. Derin bir uyku halindeymişiz de ara sıra uyanıyormuşuz gibi... Her an bizi seçime çağıran bir oyun alanı...

 

Ve bu gezegen bizim oyun alanımız olduğu kadar, evren de sonsuzluğuyla önümüzde uzanarak bizi ilhama çağırıyor, bunu hızlıca idrak etmeli. Hiçbir şey ama hiçbir şey tesadüf değil. Biz istediğimiz için, düşünüp hayal ettiğimiz, böyle inandığımız ve evrenin alternatifler denizine böyle bir kayıt yolladığımız için orada. Duygularımızın, düşüncelerimizin sorumlusuyuz. Köklenmiş, bize hizmet etmeyen yanlış inançları bırakmalı! Özgür irademizle istediklerimizi kendimize çekebiliriz.

 

İç sesim diyor ki; bunun için temiz ve net bir niyet (Netlik Yasası), bolca emek (ne ekersen onu biçersin), birliğe hizmet (Bütünsellik Yasası ve Bütün’ün Hayrı), geleni kabul edebilme erdemi (Teslimiyet ve Kabul Yasası) ve kanaatkar olmak (kendinden çok daha büyük bir plan olduğunu bilme ve parametrik olarak her şey uyumlu olduğunda nasibin kadarını alabileceğine inanmak), benzer düşünceler ve hayallerle rezonans yaratmak (Birlikte Yaratım Yasası) gerekiyor.

 

Yazdıklarımın anlamını bilmiyor olabilirsin ya da ben tam olarak anlatamamış olabilirim ama hissediyorsun, biliyorum. Çünkü evrendeki tüm bilgi DNA’nda mevcut, sadece uyanmayı bekliyor. Birlikte uyanalım HAKİKAT’imize!

 

Hayal edebildiğimiz her şey, bir gün birilerinin gerçekliği olacak. Dünya kimin hayaliydi acaba? Düşünmeden edemiyorum.

 

“Zihinlerimizi yaratan dünyadan sorumlu olmayabiliriz ama kendi dünyamızı yaratırken kullandığımız zihnimizin sorumluluğunu alabiliriz”[3]

 


[1] Bu fizik terimlerini araştırmak isteyenler için bilinçli olarak paylaşıyorum. Bolca Stephen Hawking kitabı okuyabilir, üşeniyorsanız “https://khosann.com/” linkini takip edebilirsiniz. Kozan Demircan, Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Dijital Dönüşüm Lideri’dir.

[2]Kitap önerilerim:  Holografik Evren (Michael Talbot), Holistik İnsan (Aydın Arıtan)

[3] Gabor Mate, “When the body says no”

Facebook Yorumları
Yorumlar
8
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    18 Ocak 2020 Cumartesi 09:54

    Çok şey tabiki

    Cevapla
  •  
    12 Ocak 2020 Pazar 20:19

    Aydınlanma yolunda ilerleyecek insanın yolu

    Cevapla
  •  
    12 Ocak 2020 Pazar 01:49

    Eline sağlık, bilinçlendirme adına başlayan yolculuk...

    Cevapla
  •  
    11 Ocak 2020 Cumartesi 20:20

    Harikasiniz Nihan hanimcigim kaleminize sağlık ????

    Cevapla
  •  
    10 Ocak 2020 Cuma 16:09

    İyi yoldasın .başarılarının arkası kesilmesin.Tanrı seninle olsun.

    Cevapla
  •  
    10 Ocak 2020 Cuma 12:21

    Dünya kimin hayali?

    Cevapla
  •  
    10 Ocak 2020 Cuma 08:17

    Güzel yazı emeğinize sağlık ????????

    Cevapla
  •  
    10 Ocak 2020 Cuma 02:13

    Okumaya doyamadım teşekkür ederim ????

    Cevapla

  • Boş kavanozdan nasıl çerçeve yapılır?
    Boş kavanozdan nasıl çerçeve yapılır?

    Süresi : 00:54 İzlenme : 2473

  • Bebek banyosu nasıl yaptırılır?
    Bebek banyosu nasıl yaptırılır?

    Süresi : 05:37 İzlenme : 3562

  • Corona virüsü nasıl bulaşır?
    Corona virüsü nasıl bulaşır?

    Süresi : 02:08 İzlenme : 249

  • Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?
    Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:26 İzlenme : 7103

  • Doğal deodorant nasıl yapılır?
    Doğal deodorant nasıl yapılır?

    Süresi : 01:19 İzlenme : 1392

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön