HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Hayatta en keyif aldığım şeylerden biri de, bir dost ile keyifli bir sohbet eşliğinde yenilen yemektir. Güzel farkındalıklar da geçiyorsa, değmeyin keyfime. Güzel paylaşımların olduğu bir kahvaltı deneyimini sizinle paylaşmak istiyorum.

Ben, kendi adıma çok ders aldım. Umarım sizlere de ışık olabilirim. Çok kısa bir hikâye olacak. Zaten mesaj o kadar net ki!

Sevgili arkadaşım Gülnur ile kahvaltıda buluşmak üzere sözleştik. Bir araya geldiğimizde hemen çaylarımızı söyleyip, hem özlem giderdik hem de güzel bir sohbete koyulduk. Bir ara masamıza küçük bir kırlangıç geldi. Ürkek, çekingen duruyordu. Gülnur ona ekmek parçası attı. Ekmek parçasını alan bu küçük kırlangıcımız, hemen yanımızdan uzaklaştı.

O anda, hep söylenen, ama sanki bazılarınca biraz yanlış anlaşılan bir söz geldi aklıma. Mutlaka sizler de duymuş, ya da söylemişsinizdir. "Allah, küçük bir kuşun bile rızkını düşünüyor, senin neden korkuların var?"

Yanlış anladığımız şey ise, kuşun, bu nimeti bulmak için "Emek" veriyor olması. Yani, dalında ya da yuvasında nimeti beklemiyor. Yola çıkıyor, emek veriyor ve onun ödülü olan nimete ulaşıyor.

Yaşam, yaratanla birlikte yaratmak! Benim keşfim bu ve bu bana inanılmaz keyif veriyor. Bonusu da, güven duygusu. Yaratılmış olan minik bir kuş bile, bizlere çok şey öğretebilir. Yaratan, var olan her şey ile bizimle temasa geçiyor. Yeter ki duyalım, anlayalım, hissedelim, en önemlisi de sorumluluk alalım.

Biliyorum, kırlangıcımızı merak ediyorsunuz. Kısa bir süre sonra, kırlangıcımız yanında bir arkadaşı ile geldi. Hemen peynir, ekmek, ne varsa paylaştık. Ne oldu biliyor musunuz? Her kırlangıç, yanında bir arkadaşı ile geldi. Kısa süre içinde masamız ve etrafımız kuşlarla doldu.

O anda "Gülnur, Allah hepimize kuş yürekli olmayı nasip etsin" dedim. O minik kuş, hayatın ona sunduğunu dostları ile paylaşmıştı. Hiç tereddüt etmeden, hiç “Aç kalırım, depolayayım, sadece benim olsun” demeden.

Kaçımız bunu yapabiliyoruz? Kaçımız bir kuşun yüreği gibi, yaratanına tam bir güven içinde, hiç şüphe etmeden, elimizdekini, soframızdakini, hatta kalbimizdeki sevgiyi paylaşabiliyoruz. Kaçımız bunu yapabiliyoruz?

Yaratılmış en güzel varlık, en üstün varlık insan. Özgür iradesi, seçim şansı, aklı olan. Gelin görün ki tüm bu özelliklerini yok sayıp, korkuları ile kendi bindiği dalı kesen de o!

Umarım hepimiz, kuş gibi yüreklere sahip oluruz. Umarım hepimiz, her şeyin, hepimiz için olduğunun bilincinde olup, bizi yaratanın her zaman bizi koruyacağını, bizi yarı yolda bırakmayacağını da biliriz.

Aşk'la…

Not: Hepimiz birbirimiz için varız. Bu sıcak günlerde, bize hayatı öğreten tüm dostlarımıza su, yemek vermeyi unutmayalım…

Paylaş:
brush-purple Yorumlar
misafir 28 Haziran 2012, Perşembe

ışık hanım yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum.gerçekten her bir paylaşımı okumaktan keyif alıyor ,kendime ders çıkarıyorum.bu paylşımınızda çok güzel ,evet gerçekten rızkı aramak lazım ve yüce rabbim bizi rızıksız bırakmıyor.yeterki biz çaba gösterelim.bazen öyle oluyor ki;bir kapı kapanıp bir kapı açılıyor yeterki biz ümidimizi kaybetmeyelim.ve paylaştıkça çoğaldığına inananlardanım....sizinde yüreğinize sağlık....hoşcakalın.

misafir 28 Haziran 2012, Perşembe

ışık hanım yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum.gerçekten her bir paylaşımı okumaktan keyif alıyor ,kendime ders çıkarıyorum.bu paylşımınızda çok güzel ,evet gerçekten rızkı aramak lazım ve yüce rabbim bizi rızıksız bırakmıyor.yeterki biz çaba gösterelim.bazen öyle oluyor ki;bir kapı kapanıp bir kapı açılıyor yeterki biz ümidimizi kaybetmeyelim.ve paylaştıkça çoğaldığına inananlardanım....sizinde yüreğinize sağlık....hoşcakalın.