HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Günü kurtarma telaşı içinde hepimiz; rakamlar, enflasyon oranları ve bütçe açıklarına kilitlenmiş durumdayız. Bütçemizi denkleştirmeye çalışırken 'yaşam kalitemiz' ve 'ruh sağlığımız' yerinde mi, bilmiyorum. Sonuçta ekonomi dediğimiz şey rakam ve harcama kalemlerinden oluşuyor ancak nihai amaç insanın 'iyi yaşaması' olmalı. Geleneksel iktisat her şeyi para, enflasyon sepeti ve gayri safi yurt içi hasıla üzerinden okusa da aslında uzun zamandır ‘Well-being / İyi oluş’ ekonomisi tartışılıyor.

Ve bence, insanın ‘iyi oluşuna’ en büyük katkıyı, tüylü dostlarımız evcil hayvanlar sağlıyor.

Mesela; 1970'lerin başında Butan Krallığı'nın 4. Kralı Jigme Singye Wangchuck tarafından ortaya atılmış, uluslararası kalkınma literatürüne kazandırılan ‘Gayri Safi Millî Mutluluk’ kavramının Türkiye’deki kaynağı; bence evcil hayvanlar olmalı.

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü’nün (OECD) Daha İyi Yaşam Endeksi’nde ise Türkiye’nin 'sosyal bağlantılar' sütununun yukarıda olması; bu coğrafyada insanı ayakta tutan eş, dost, akraba ağları, komşuluk ilişkileri ve kalabalık aile bağlarını aklımıza getiriyor. Oysa rakamlara yansımayan ve sorgulanmayan başka bir bağ daha var bence. ‘Öznel iyi oluş’ alanımızda yer alan ve klasik sosyalleşme kalıplarından farklı olarak ruhu en çok sağaltan başka bir şey; yani evcil hayvanlarımız.

Ömre katılan zenginlik

İnsan ilişkilerinin yorgunluğundan, hayatın karmaşasından kaçıp sığındığımız 'öznel iyi oluş' alanımızda evcil hayvanla yaşamak; insanın kendisi ve tabiatla kurduğu saf bir köprü. Eve adım attığımızda içimize doğan neşe ve huzur. Onlar; enflasyon sepetini, hanehalkı geçim sıkıntısını ve artan masrafları konuşurken hesaba katmadığımız, insanın en temel ruhsal dayanağı ve sığınağı aslında. Mama ve veteriner harcamasıyla bütçemize getirdiği maliyetin çok ötesinde, ruh sağlığımızın koruyucu kalkanı ve 'yalnızlık ekonomisine' karşı ördükleri duvar ile hayatımızın gerçek zenginliği onlar.

Biyolojik ve nörolojik etki

Bilimsel araştırmalar, evcil hayvanlar ile özellikle de kedilerle temas etmenin ve aynı alanı paylaşmanın insan vücudundaki stres hormonu kortizolü hızla düşürdüğünü, buna karşın ‘mutluluk ve güven’ hormonları olan serotonin, dopamin ve oksitosin salınımını tetiklediğini kanıtlıyor. Pazar araştırmaları ve küresel veri analitiği platformu Gitnux'un verilerine göre; evcil hayvan sahipleri, ay içinde yaşadıkları kaygı ataklarının yüzde 34 daha az olduğunu bildiriyor. Köpek gezdirmek genel kaygıyı yüzde 28 azaltırken, evcil hayvanlarla etkileşim kaygı biyobelirteçlerini düşürebiliyor. Depresyonla mücadele eden kişilerde, klinik çalışmalarda evcil hayvan sahipliğinin depresyonu yüzde 30 azalttığı ve depresyon puanlarını yüzde 25 düşürdüğü görülüyor.

Evcil hayvanlar; bireylerin ruh sağlığını koruyarak aslında hanehalkı bütçesini terapi ve ilaç gibi sağlık harcamasından koruyan ‘önleyici tıp’ unsuru olarak da değerlendiriliyor. European Pet Food Industry Federation tarafından yapılan ‘Sağlık Faydaları ve Araştırma Derlemeleri’ne göre ise hayvanlarla temasın fizyolojik ve psikolojik faydaları teşvik ettiği kanıtlanmış: Stresi azaltıyor, hastalık ve alerjileri önlemeye yardımcı oluyor, kan basıncını düşürüyor, iyileşmeyi destekliyor ve hayati tehlike arz eden bir hastalıktan sonra hayatta kalma şansını artırıyor.

Yalnızlık ekonomisi ve ruhun koruyucu kalkanı

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve çeşitli uluslararası enstitüler günümüzde ‘yalnızlığı’ yeni yüzyılın en büyük halk sağlığı krizi ve ekonomik maliyet kalemi olarak tanımlıyor. Yapılan araştırmalar, evcil hayvan sahipliğinin sosyal izolasyonu ve kronik yalnızlığı yüzde 30-35 azalttığını gösteriyor. Yalnız yaşayan bireylerde tükenmişlik sendromunu ve depresif kırılmaları önleyen en istikrarlı sosyal desteğin hanehalkı üyesi olarak evcil hayvanlar olduğu görülüyor.

Bu arada iş yeri tükenmişliği, modern şehir insanının kronik kaygısı ve anksiyete atakları; sağlık sistemine ve iş gücü kayıplarına milyarlarca dolarlık fatura çıkarıyor. WHO’nun yürüttüğü kapsamlı küresel araştırmalar, depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarının küresel ekonomiye iş gücü kaybı ve verimlilik düşüşü olarak maliyetinin yılda 1 trilyon dolardan fazla olduğunu raporluyor.

Kısacası evdeki can dostlarımızla yaşamak, hiçbir ekonomik gösterge ve tasarruf planıyla ölçülemeyecek bir zenginliktir.

Bu yazı da 11 yıldır hayatı paylaştığımız, güzeller güzeli Şeker kızıma minnet dolu bir vedadır.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar