Lösemili çocukların annelerine hem rehabilitasyon hem de mesleki beceri sağlayan Anne Uğraş Atölyeleri, LSV Dükkan aracılığıyla bir iyilik ekosistemine dönüştü. Tedaviden ücretsiz eğitime kadar çocukların yanında olduklarını belirten LÖSEV Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün Ezer, herkesi 3 Ekim’de Anıtkabir’e davet etti.
Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), kanser ve lösemi tedavisi gören çocukların ailelerine yönelik hayata geçirdiği ‘Anne Uğraş Atölyeleri’ ve İzmir Seferihisar’daki Sağlıklı Doğal Yaşam Kasabası bünyesindeki ‘Anadolu'nun Geleneksel Anne Mutfak Atölyeleri’ ile toplumsal dayanışmaya, kadın emeğine ve koruyucu sağlığa bütüncül bir model sunuyor.
Hastalıkla mücadele sürecinde annelere hem psikososyal bir terapi ortamı sunan hem de mesleki beceriler kazandıran bu atölyeler, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda aileler için güçlü bir dayanışma mekanizmasına dönüşmüş durumda.
Mutfaktan seramiğe üretim ekosistemi
3 Ekim’de gerçekleştirilecek Anıtkabir ziyareti öncesinde geçen hafta İstanbul’daki Levent İrtibat Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan LÖSEV İstanbul Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Neslihan Çelik, “Başlangıçta bir proje olarak hayata geçirilen Anne Uğraş Atölyeleri, zaman içinde annelerin üretime katıldığı ve kendi emekleriyle yeni bir başlangıç yapabildiği dayanışma alanına dönüştü” dedi. Çelik’in aktardığı bilgilere göre; atölyelerde annelerin el emeğiyle hazırladığı doğal tarhanadan geleneksel salça ve reçellere, el yapımı seramiklerden oyuncak ve hediyelik eşyalara kadar geniş bir yelpazedeki ürünler, LSV Dükkan aracılığıyla tüketicilerle buluşuyor. Elde edilen tüm gelir ise doğrudan lösemili çocukların tedavi ve eğitim süreçlerine kaynak sağlıyor. Böylece bir annenin el emeği, başka bir çocuğun geleceğine uzanan sürdürülebilir bir destek modeline dönüşüyor.
Geleneksel mutfak kültürü ve koruyucu sağlık
Lösemili Çocuklar Sağlıklı Doğal Yaşam Kasabası 2026 Tanıtım Kitapçığı’nda yer alan bilgilere göre ise Kasabada yer alan Anne Mutfak Atölyeleri ile ise geleneksel Anadolu lezzetlerini yaşatılması ve koruyucu sağlık bilincinin merkeze alınması planlanıyor. İşlenmiş ve kanserojen gıdalara karşı doğal ve sağlıklı beslenmeyi teşvik eden bu model bünyesinde; çocuklara ve gençlere uygulamalı yemek atölyeleri düzenlenerek unutulmaya yüz tutmuş mutfak kültürünün geleceğe aktarılması hedefleniyor.
3 Ekim’de Anıtkabir’de büyük buluşma
LÖSEV, yürüttüğü tüm bu kapsamlı sosyal destek, tedavi ve eğitim faaliyetlerini 3 Ekim’de Ankara’da gerçekleşecek büyük buluşmayla taçlandırmaya hazırlanıyor.
Vakfın ailelere yönelik sosyal ve ekonomik destekler ve Anne Uğraş Atölyeleri ile hastalığı yenmiş gençlerin çalışmalarından LSV Dükkan’da yer alan ürünlere kadar LÖSEV’in çalışmaları hakkında bilgi verilen toplantıda; basın mensuplarıyla sohbet eden LÖSEV Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün Ezer, Türkiye’nin dört bir yanından çocuklar, aileler, iyileşmiş gençler ve gönüllüler, ‘Atamızın Huzurunda, Çocuklarımızın Yanında’ temasıyla Anıtkabir’de bir araya geleceklerini belirtti.
Türkiye’de her gün 400 kişinin kanser teşhisi aldığına dikkat çeken LÖSEV Başkanı Dr. Ezer, lösemi tedavisinde 1990’larda yüzde 10 olan tedavi başarısının yüzde 94’e çıktığını, bu oranı yüzde 100’e çıkarmak için çalıştıklarını vurguladı. Dr. Ezer, bu dayanışmaya güç vermek isteyen tüm vatandaşları 3 Ekim’de Anıtkabir’de gerçekleşecek büyük buluşmaya davet etti.
Ankara’dan İzmir’e uzanan köy ve kasaba modeli
LÖSEV’in üretim ve sosyal destek ağı sadece atölyelerle sınırlı değil. Vakfın Ankara’da hizmete açtığı Lösemili Çocuklar Köyü; dayalı döşeli hasta/aile evleri, oteli, hayvan ve tarım çiftliği ile ata tohumlarıyla yapılan doğal tarımı çocukların hizmetine sunuyor. İzmir Seferihisar’daki Lösemili Çocuklar Sağlıklı Doğal Yaşam Kasabası’nda ekolojik dengeyi korumaya yönelik adımlar atılıyor. Bütüncül projelerle örnek bir ekolojik yaşam alanı inşa eden LÖSEV; 10 bine yakın mandalina ağacı ile ceviz, zeytin, limon, portakal, greyfurt ve Hicaz narı ağaçlarına ev sahipliği yapan geniş bir havzayı yaşatıyor. Biyoçeşitliliği desteklemek için 245 dönümlük alana arı otu, fesleğen, nane, kekik, ıhlamur, adaçayı ve biberiye gibi doğaya faydalı bitkiler ekiliyor. Ayrıca alana konumlandırılan kuş yuvaları, böcek evleri ve arı kovanları sayesinde ekolojik denge güçlendiriliyor. Çiftlikte yetiştirilen uğur böcekleri, ağaçlara zarar veren yaprak bitleriyle beslenerek zararlıların çoğalması, doğanın kendi kurallarıyla engelliyor. Bu ekolojik dönüşüm; iyileşmiş gençler, tedavisi süren çocuklar ve gönüllülerin katıldığı uygulamalı fidan dikim etkinlikleriyle destekleniyor.
Tedaviden kolej eğitimine bütüncül destek
Lösemi ve kanseri önlemeyi hedefleyen, sürdürülebilir ve bütüncül bir ekosistem kuran LÖSEV, çocukları tıbbi olarak tedavi etmekle kalmıyor; evlerin beyaz eşyasından kırmızı et yardımına, okul ihtiyaçlarından kırtasiye desteğine ve hatta yaz tatillerine kadar her alanda ömür boyu destek sunuyor. Ankara’da yalnızca lösemili çocukların devam ettiği yatılı anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lisede; evlerinden tek tek alınan çocuklara İngilizce ağırlıklı ücretsiz kolej eğitimi veriliyor.
Bu ekosistemde sağlık, eğitim, doğal beslenme, çevre bilinci, kadınların ekonomik güçlenmesi ve toplumsal eşitlik birbiriyle iç içe ilerliyor. Bu bütünsel yaklaşımın zamanla ‘LÖSEV Modeli’ olarak anılmaya başlandığı ve örnek bir dayanışma modeli haline geldiği belirtiliyor.
Veriler düzenli paylaşılıyor
Şeffaf yönetim anlayışını ön planda tutan vakıf, bağışçılarına her ay düzenli hesap veriyor. LÖSEV Kurucu Başkanı Dr. Üstün Ezer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; yalnızca 2026 Haziran ayında hastalara aktarılan nakit yardım tutarının temel gıda, taze et, giysi, kömür, beyaz eşya ve oyuncak destekleri hariç 285 milyon 426 bin 802 TL’ye ulaştığını belirtiyor. Bu şeffaf yapı, toplumsal güveni pekiştiriyor.