Eğitimliye eğitim!

Geçtiğimiz iki ay yoğun bir şekilde toplum bilinci hedeflenen o kadar çok etkinlik ve toplantıya katıldım ki, çoğunda ortak bir soruya takıldım.

 

Bizler ve diğer sivil toplum liderleri içi dolu bir sürü mesajı kime vermeye çalışıyoruz? Bıkmak usanmak bilmeden yaymaya çalıştığımız ve artik bana bıkkınlık veren bu üç kelimeyi kime anlatmaya çalışıyoruz?

 

Empati - Farkındalık - Sosyallik!!! 

 

Ulaşılması gereken gerçek kitle kim? Eğitimli bireyler mi, yoksa toplum içinde yer alan ve 'cahil' diye etiketlediğimiz bireyler mi?

 

Açıkçası ben daha çok eğitimli bireylere vermeye çalıştığımızı düşünüyorum. Yani büyük şirketlerdeki proje müdürlerine, bakanlıklardaki yetkililere, üniversitelerdeki akademisyenlere, hayatımıza o veya bu şekilde yön veren koltuk sahiplerine, öğretmenlere, doktorlara...

 

Şimdi bir düşünün bu kişileri;  "Eğitim eğitim" diye yırtınıyoruz ama, okulları bitirince, yani klasik eğitimi alınca insanlık duygusu, başka hayatları fark edebilme çabası, duyarlılık, o bilinç, vizyon gelişiyor mu? Sizce müfredat bu duruma uygun mu? Biliyoruz ki, bu konular kitaplara çok uzak…

 

Eğitim tabii ki büyük bir etken ancak daha çok nasıl yaşadığına, hayata nasıl baktığımıza bağlı.. Belki şahit olmuşsunuzdur, hatta zaman zaman kendileri de söylerler, anlatırlar meslektaşlarını... Hepsi öyle değildir elbet, kıymetlileri de vardır, ama ne profosörler var şiddet uygulayan bilir misiniz, ne doktorlar var hasta diye insanın yüzüne bile bakmayan, ne akadamisyenler var gözünün önündeki hayatı farkına bile varmayan... Eğitimli olduğunu vurgulayan süper egoya sahip bireyler... Dikkat ederseniz bu bahsettiğim kavramları da pek bilmezler ya da ilgilenmezler...

 

Oysa çevremdeki aktivistlere bakıyorum, hepsi gönüllü, gönüllü oldukları yetmiyormuş gibi bilinçli ve de insani duygulara sahip... Az konuşup çok dinliyorlar ve çok çalışıyorlar. Yaymaya çalıştığımız bu kavramların neleri içerdiğini gayet iyi biliyor ve ona göre yaşıyorlar. Öyle süslü ünvanları yok, akademik kariyerleri yok... Duvarlarında farklı farklı asılı yabancı okulların diplomaları yok... Olsun, onların kocaman kalpleri ve herşeyi görebilen kocaman gözleri var...

 

Hasta derneklerinin içine girdiginizde, yaşamsal sorunların daha çok, hasta - doktor, hasta - hastane veya bakanlık tarafında yaşandığını görüyoruz.

 

Dikkat ediyor musunuz bilmem ama her gün bir hastalık günü, her gün bir farkındalık amaçlı, her yaşam bir ders bir öğüt farklı bir mesaj içeriyor. Sosyal medyada ise defalarca paylaşılıyor ve bilinirlik sağlanmaya çalışılıyor. Bizim yaptığımız, yapmaya çalıştığımız gibi...

 

Toplum olarak aslında her zaman duyarlı olduğumuzu ve birlikle, beraberlikle nelerin üstesinden geldiğimizi biliyoruz ve bunu zaman zaman yaşıyoruz da. Bu açıdan baktığınızda her anlattığınız kişi, size el uzatmayı, sizin için bir adım atmayı istiyor.

 

Mesela geçenlerde, Kan ve Kök Hücre Gönüllüleri Derneği; hem futbol hem tiyatro düzenledi, tüm oyuncuları düne kadar tanımadığımız bizlerden habersiz gönüllü insanlardı... Hassas, duygusal insanlar ve mesajı yaymaya çaba sarfeden insanlar, hatta daha da önemlisi çözümsel olması açısından proje üreten insanlar,

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği; görüyoruz, okuyoruz bir dizi etkinlik yapıyor. En son bir dans gösterisi gerçekleştirdi. Dansçılar yine gönüllüler, ve sosyal destekçiler ve tabii hayatlarını aktaran azim dolu mutluluk saçan engelli diye belirttiğimiz yüregi büyük kişiler,

Pembe Hanım Derneği; kanserle ilgili değişik yaşam hikayeleri içeren kitapları hazirliyor, sevgi ve güven mesajı veren kalpli renkli yastıklar hediye ediyor, destekçileri yine gönüllüler. Kanseri farkettirmek ve her kanser tipinin ölümcül olmadığını vurgulamak için projeler üretiyor,

Kistik Fibrozis Derneği; şarkılar, etkinlikler ve bir dolu eğitim düzenliyor, çocuklar erken tanı alsın hatta yeni doğan tarama testi ile yakalanabilsin, hayatları daha uzun olsun diye,

Mukopolisakkaridoz Derneği; çocukların zekaları için, hayatları daha yaşanılır hale getirmek için çalışmalar yapıyor, bakanlık yetkilileri ile çalıştaylar düzenlemek istiyor.

 

E malumunuz biz de PKU Aile Derneği olarak diyetli yaşamlar için üniversitelerde eğitimler vererek, havayollarındaki menülerden tutun da, olimpiyatlara kadar her alanda ortak projeler yapıp sıradan olmayan bu hayatı özellikle yetkililere anlatmaya çalışıyoruz…

 

Daha pek çok derneği ve aktivitelerini aktarabilirim, hepimizin amacı dediğim gibi bahsettigim kavramlardan yola çıkarak hep hayat kurtarmak!

 

Milyonlarca insan var bu kavramları bilen ve birbirini tanımadan birbirine el uzatan, destek olan. Onların hepsi dediğim gibi, duyarlı, karşısındakine değer veren temiz kalpler, güzel ruhlar, inançlı insanlar... Ortak yönleri ise sadece insan olmaları, yürekli olmaları, cesaretli olmaları...

 

Şimdi dönüyorum tekrar baştaki soruma, söyler misiniz lütfen, burada çözüm üretmeyen, vakit ayıramayan, ulaşmak istediğimiz taraf egitim almış yetkililer mi, yoksa kazancı üç kuruş bile olsa bu hayatları kurtarmak için "bizim de çorbada tuzumuz olsun" diyen yüce kalpler mi?

 

Evet, eğitim şart!! Yolu kesinlikle bundan geçiyor, kabul ediyorum ama bu eğitimin yolu da daha ilkokuldaki gönüllülük kavramını anlatan derslerden, sosyal hizmetlerde dönem dönem görevler üstlenmekten, sivil toplum kuruluşlarına girerek daha o yaşta farklı hayatların da var olabileceğini görmekten geçiyor.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, inşallah ileride gerçek yaşamda lazım olacak bilgileri detaylıca içeren bir müfredat oluşturur da, bizler o zaman gelecek nesil adına belki biraz sevinebilir hale geliriz. Ancak o zamana kadar sizden ricam, lütfen çocuklarınızla birlikte dernekleri, size bir mücadeleyi anlatan yaşamın içine girmeyi, onları görmeyi deneyin, dokunmanın güzelliğini siz anlatın.

 

Anlatın ki, bunu istemek ve hissetmek için, bir uçağın düşmesini, bir maden kazasını, bir depremi beklemesinler… Bizim gibi en büyük ve en gerçek besin kaynağının, mutluluğu kendisinden farklı bir yaşama sunmak olduğuna inansınlar.

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 744

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 506

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 9088

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 14450

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2185

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön